AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Kiev'de demokrasi savaşı

Ukrayna Türkiye'nin Karadeniz'i paylaştığı Rusya'dan sonra gelen ikinci büyük ülkedir. Ukrayna'nın başkenti Kiev, Kazan, Ufa, Mohaçkale ve Grozni gibi Moskova'nın gölgesinde kalmış bir şehir. Doksanlı yılların ikinci yarısında Kiev'e gittiğimde, bütün Türk cumhuriyetleri gibi, Ukrayna da, gönüllü bağımlılıkların önem kazandığı bir dünyada, bağımsızlığının yıldönümünü kutluyordu. Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla Kiev, Bakü, Taşkent, Aşkabat ve Almatı gibi renk değiştirmeye başlamış ve her alanda yeniden yapılanıyordu.

Kiev'de yüzyıllarca Kazan'da olduğu gibi, Moskova'nın rüzgarı esmiştir. Her ikisi de yabancılaşmaya karşı direnerek, kimlik ve kültürlerini korumayı başarmış. Görüştüğümüz Ukraynalı aydınlar, tarih içindeki en büyük hatalarının İstanbul'a karşı Moskova'nın yanında yer almak olduğunu söyledi. Bu hata onların bağımsızlığını yirminci yüzyılın sonuna kadar geciktirdiği gibi, Rus kültürünün bütün değerleriyle ülkeye yerleşmesine yol açmış.

Kiev Moskova'dan daha eski bir tarih ve kültüre sahip. Bunun için Kiev demek, Ukrayna demektir. Kiev'siz bir Ukrayna, İstanbul'suz bir Türkiye gibi çok güçsüz kalır. Medeniyetler şehirleriyle konuşur. Şehirlerini yitiren toplumlar, dilleriyle birlikte hafızaları olan tarihlerini de yitirir. Ukrayna, Moskova'nın Rusça estirdiği dayatmacı, seküler ve Marksist yönetimde, başta dili olmak üzere bütün kültürel değerlerini unutmuş.

Dayatmacı yönetim zamanında diğer cumhuriyetlerde olduğu gibi, Ukrayna'da da toplumun kendi dilini konuşmasına izin verilmemiş. Demokrasi karşıtı yönetimde Moskova'ya bağlılığın ölçüsü Rusça bilmek olmuş. Rusça bilmeyen hiçbir yönetim kademesinde yer bulamayacağı için, herkes ana dilini unutmak zorunda kalmış. Ukrayna'da bağımsızlığa kadar üniversitelerde öğretim dili yalnızca Rusça imiş. Yeni dönemde Rusça'dan büyük ölçüde etkilenen Ukraynaca öğretim dili olmuş.

Türkiye için Ukrayna'nın önemi, Moskova'nın yeniden genişleme politikasının önündeki en büyük engel olma yanında Anadolu'nun Karadeniz'in öteki yakasındaki uzantısı Kırım'ın Ukrayna sınırları içinde özerk bir cumhuriyet olmasından kaynaklanıyor. Kırım 1954 yılında iç dengeleri korumak amacıyla Rusya'dan alınıp, Ukrayna'ya bağlanmış. Türkiye'nin Kiev ile ekonomik ve kültürel bağları ne kadar güçlenirse, Kırım'ın Ukrayna içindeki ağırlığı da o kadar artacaktır.

Ukrayna geçmişte yaptığı hatayı tekrarlamamak için, şimdi 88 özerk cumhuriyetli Rusya Federasyonu içindeki Türk ülkeleriyle ekonomik ve kültürel bağlarını güçlendirmeye çalışıyor. Rusya Federasyonu'nun kalbinde yer alan Tataristan ve Başkurdistan ile Kırım arasındaki ekonomik ve kültürel bağların güçlendirilmesi, Ukrayna ile Rusya arasındaki dengeleri değiştirecektir.

Kiev'de son yılların en büyük demokrasi savaşı veriliyor. Kiev'de demokratik partilerle dayatmacı partiler arasındaki savaş seçim sandıklarından meydanlara taşındı. Ukrayna kan dökmeden bağımsızlık savaşını kazandı. Silaha başvurmadan demokrasi savaşını da kazanacak. Demokrasilerde en büyük, en güçlü ve en etkili silah oydur. Oyuna sahip çıkan toplum, yönetimini de değiştirir. Ukrayna toplumu, sandık başlarında koruyamadığı oyunu, meydanlarda korudu.

Bağımsızlık savaşlarında Ukrayna'da olduğu gibi, orduların yerine siyasi partiler, savaş alanlarının yerine de seçimlerdeki şehir meydanları geçti. Meydanları dolduranların oy sandıklarını boş bırakması düşünülemez.

Asimetrik savaş, dökülen kanlar ve yıkılan şehirlerle çözümün değil, sorunun kaynağı olur. Kimse savaş çığırtkanlığı yapmasın.


8 Aralık 2004
Çarşamba
 
NAZİF GÜRDOĞAN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED