AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Bazen istifa ile de hizmet edilir

Henüz failinin netleşmediği 11 Eylül olaylarından sonra ABD'nin güvenlik konseptini, "savunmak yerine tehdit eden unsuru mekanında imha etme" şeklinde değiştirip İslam topraklarına saldırması, işgal etmesi ve bu hususta uluslar arası meşruiyeti hiçe sayması, haklının güçlü değil güçlünün haklı olduğu bir dünyada yaşadığımızı gösteriyor olması açısından çok önemli.

Kitle imha silahlarının bulunduğu, dolayısıyla ABD'yi tehdit ettiği gerekçesiyle ve halkına demokrasi, özgürlük ve insan hakları götürmek amacıyla uluslararası meşruiyetten yoksun bir şekilde, Irak'ı işgal eden ABD ve müttefikleri, herhangi bir kitle imha silahı bulamadılar, Irak'ın kimseyi tehdit edecek gücünün olmadığı da ortaya çıktı. Böylece işgal gerekçelerinin asılsız olduğu anlaşıldı.

ABD askeri Michael Hoffman diyor ki, "Bu savaşın ülkemi korumakla bir ilgisi yok. Bu güne kadar sayısız ıraklı öldürdüm. Ama öldürdüğüm çocuklar kabusum oldu."

Özgürlükler ve insan hakları konusunda ise Irak halkı Saddam'ı özler oldu!

ABD askerlerinin ihlal etmediği hak kalmadı. Ebu Ğureyb hapishanesinden dışarıya sızan görüntüler, Felluce'de Ramadi'de Bakuba'da yaşananlar, cami içinde yaralıların infazı, Ramazan demeden kadir gecesi demeden bayram demeden insanlara ölüm kusan savaş makinelerini çalıştırmaları, onun da ötesinde kimyasal silah kullanmaları ABD'nin insan haklarına ne kadar riayet ettiklerinin artık inkar edilemez göstergeleri olmuştur.

"ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, 5 Şubat 2003'te Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi önünde ABD'nin Afganistan ve Irak işgalinde kimyasal silah kullandığını bizzat açıkladı. Bu silahlar öldürücü değilmiş. Binlerce Felluceli nasıl öldürüldü?"(İ.K.)

10 Kasım'daki saldırıda kimyasal silahlar kullanıldığı. Sinir gazının kullanıldığı, bedenlerin yandığı bildirildi.

San Francisco Chronicle Gazetesi 10 kasım'da olayı şu cümlelerle duyurdu, "direnişçiler derilerini eriten bir madde ile saldırıya uğradığını bildiriyor ki bu, beyaz fosfor yanıklarına özgü bir reaksiyon. Bölge hastanelerinden birinde görevli doktorlardan Kemal Hadisi, hastaneye götürülenlerin bedenlerinin yanmış ve bazı cesetlerin erimiş olduğunu söylüyordu.

TBMM insan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı bu ihlalleri seslendirince işgalin sözcüleri yapılan açıklamaları hakaret olarak nitelediler.

İnsanların topraklarını işgal etmek, onların canına kıymak, her türlü işkenceyi reva görmek, kadir gecesi bayram demeden insanlara saldırmak hakaret olmuyor ama bunları dile getirmek hakaret oluyor öylemi?

İşte ABD'nin insan haklarından anladığı!

Bu ihlallerin önüne nasıl geçilecek, çözüm nedir?

ABD elindeki gücüyle dünyanın efendisi benim diyor ve dünyadaki hiçbir güç ABD'yi karşısına almaya cesaret edemiyor!

Avrupa Birliği bile bu konuda yaya kalmıştır. Ne yazık ki gerçek bu.

Yapılacak tek şey uluslar arası camiayı harekete geçirerek ABD'yi işgale son vermeye ikna etmektir. Akan kan durmalıdır. Irak bir an önce BM'ye devredilmelidir. BM geçiş sürecinde de Müslüman ülkelerin askerlerinde oluşan bir barış ve dostluk gücü kullanarak güvenliği ve yeni sisteme sağlıklı biçimde geçişi sağlamalıdır.

BM her ne kadar ABD'nin rehinesi konumunda olsa da bir şekilde harekete geçebilir. Burada genel sekretere çok iş düşmektedir. Genel sekreter arada sırada yarım ağızla da olsa Irak'ta olanlara karşı tavır koyuyor ama yeterli olmuyor.

Bence genel sekreter bu ihlaller karşısında aciz kaldığını ve görevini yapamadığını açıklayarak görevinden istifa edebilir!!! Ve eminim ki, böyle bir istifa işgalcilere çok şey anlatır.

Bazen istifa görevde kalmaktan daha etkili ve daha fazla hizmete vesile olabiliyor!!!

İnsanların büyüklüğü böyle zor zamanlarda anlaşılır.


8 Aralık 2004
Çarşamba
 
Resul Tosun
RESUL TOSUN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED