AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
K Ü L T Ü R
Taşeli'nin eşkıya ruhu

"Erdal Güney, Taşeli'nin ruhunu, genlerimizde anlam bulan eşkıyalığı ve aşkı harmanladığı albümü "Aşkıya" ile dinleyicilerle buluşuyor. Aşkın tüketim nesnesine dönüştüğünü söyleyen sanatçı, "aşkı, aşk ile yaşamak modern yaşamın ihtiyacıdır" diyor.

  • ELİF YILDIZ
    Daha önce çıkardığı "Güney Türküleri", "Yakımlar" ve "Köprüler" albümleri ile tanıdığımız Türk Halk müziği sanatçısı ve araştırmacısı Erdal Güney, bu kez de "Aşkıya" albümü ile sevenleriyle buluşuyor. Albümün beste ve sözleri, Güney'e ve ağabeyi Mustafa Nuhut'a ait. Buram buram hüzün kokan albümde, şehirli bir tavrın yanısıra Taşeli Platosu'na ait masalsı bir söylem öne çıkıyor. Sanatçı bu durumu, Anamurlu olmasına ve orada yaşamış Rumlar, Çingeneler, Yörükler, Abdallar ve Türkmenler ve Tahtacıların oluşturduğu kültürün derinliğinden etkilenmiş olmasına bağlıyor. Güney, daha kasetin kapağında "Suların beni çektiği yer; Anamur'a" diyerek bu yörenin kültürünü duyduğu muhabbeti dile dillendiriyor. Albümde, sanatçının babası Ekrem Nuhut da bir Taşeli türküsü olan 'Sarı Yaylam'ı geleneksel ezgisini koruyarak yorumluyor.

    Eşkıya: aşk oduna yanmış aşkıya

    Eşkıyaları dağlara çıkaran aşkın, kapitalist yaşam içinde, tüketim nesnesine dönüştüğünü söyleyen Güney, "aşkın kendisinden öte nasıl yaşandığı önemlidir, aşkı aşk ile yaşamak modern yaşamın ihtiyacıdır" diyor. Kasette sözü ve müziği Mustafa Nuhut'a ait olan hareketli türkü "Ala Gözde Ala Ben'de Ala gözde ala ben/ a kız sana ben/ seni de alacağım demedim mi?/ Gavur anana inat, muradım murad/ Alıp da kaçacağım demedim mi?" diyen âşık, sevdiğine verdiği kavuşma sözünü anımsatıyor ve baskıya karşı aşkını savunacağını müjdeliyor. Bir halk destanından esinlenek bestelenen "İnce Memed" türküsünde, "Çektikleri onca kahır / Türkülerde yakılıdır / Eşkıya denmiş onlara / Onlar dağda yazılıdır.." diyen Erdal Güney, eşkıyalığın edebi gelenekte vicdan ve adalet arama imgesi olduğunu belirtiyor. Günümüzün modern toplumlarında eşkıyalığın kişisel karşı çıkışlar bazında anlamsız olmasına karşın soyutlama olarak, dünden taşıdığımız 'toplumsal genimizde' anlam bulduğunu ifade ediyor ve 'Yağlı kurşun çökertemez, hoyrat kızın sözü kadar" diyerek, eşkıyanın dağa çıkışındaki itkinin sevdiği olduğunu belirtiyor.

    Zamana ve mekana dönüşen hüzünler

    "Saklımdasın" adlı türküde ayrılığın acısını çeken ve 'sabır yarasında kanayan' bir yürek; "özlüyorum seni zamanla barışamadım/ ucum yok bucağım yok" diyerek aşkın kendisini içine attığı zamansızlık ve mekansızlık durumuyla savaşıyor. "Sarı Yaylam" isimli türküde "Yaylam yaylam, sarı yaylam/ Ben bu derdi kime yanam" diyerek yalnızlığını ve çaresizliğini yayla mekanıyla özdeşleştiren sanatçı, "Rüzgarım Ol" isimli türküde, "Adımlarken sensiz şu ömrü" ifadesiyle zamanın ve mekanının içiçe geçtiği bir düzlemden dinleyiciye sesleniyor. Güney, albümde, ağır basan hüzün duygusunu "Yaşam düşünenler için komedi, hissedenler için trajedidir, günümüz dünyasının sorunlarının insana dokunduğu noktadaki duygu bende hüzün olarak beliriyor" diye açımlıyor ve ekliyor: "sanat estetik bir ifadeyse insana ait acıların toplamı bir duyguyla ifade edilecekse, hüzün burada benim için bir tarife dönüşüyor".
    Bilgi tel: 0 312 240 62 72

  •  
    "olabilmez", olamaz!..
    Gazeteciler Türk kültürünü masaya yatırdı
    13. "Hazar Şiir Akşamları" ünlü gazetecileri biraraya getirdi. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen panelde gazeteciler popüler kültür ve medya ilişkisini tartıştı.
    New York'ta Türk Filmleri Festivali
    Mazinin şehirleri Ohri ve Manastır IRCICA'da
    Makedonya Başkonsolosluğu Ohri, Resne ve civarı Kültür Dayanışma Derneği katkıları ile İslâm Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) tarafından düzenlenen sergiler çerçevesinde, Osmanlı'nın mirasını taşıyan Ohri ve Manastır şehirlerinin 70 civarında tarihi fotoğrafı sergileniyor. Fotoğraflarda, Makedonya'nın taş sokaklarının oluşturduğu fonda, sevimli evler, tarihi eserler ve yüzyıllardır birlikte yaşayan Türk ve Makedon kültürünün muhteşem uyumu gözleniyor. Prof.Dr. Mile Danilo Miçunoviç ve IRCICA fotoğraf koleksiyonundan meydana gelen sergi, 30 Eylül'e Yıldız Sarayı-Çit Kasrı'ndaki sergi salonunda gezilebilecek. 0 212 258 30 80
    MAZLUMDER'den karikatür yarışması
    MAZLUMDER Kocaeli Şubesi, "Uluslararası Çapta Otorite ve İtaat" konulu karikatür yarışması düzenliyor. Her yarışmacının en fazla üç eserle katılma hakkının olduğu etkinliğin jürileri arasında ünlü karikatüristler Kemal Güler, Hasan Aycın ve Yalçın Turgut bulunuyor. Birincinin 1 milyar para ödülü alacağı yarışmada eserlerin 23 Ekim tarihine kadar 'Tepecik Mahallesi Yavuz Sokak Afyonoğlu Kardeşler İşhanı kat:4' adresine teslim edilmesi gerekiyor.
    26 Eylül 2005
    Pazartesi
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Online İlan

    ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi
    Dünya | Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon
    Sağlık | Arşiv | Bilişim | Dizi

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED