AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Böbrek hastası, diyaliz ve namaz

* Sevgili hocam. Ben çalışan bir memurum. Allah kabul etsin, 5 vakit namazımı kılarım. Ama ben bir böbrek hastasıyım ve haftanın 3 günü diyalize girmek zorundayım. Bu yüzden haftanın 3 günü, yani pazartesi, çarşamba ve cuma günleri, saat 16.00'da diyalize giriyorum ve o günler ikindi ve akşam namazlarını kılamıyorum. 4 saat diyalizde kalıyorum ve akşam saat 10 gibi eve gidiyorum. Evde, önce yatsıyı, daha sonra kaza namazlarını kılıyorum. Acaba, sizce doğru mu yapıyorum? Yoksa diyalizde yattığım yerden kılamam. Çünkü vücuddaki kan dışarı çıkıyor. Beni bilgilendirirseniz, çok memnun olurum. Şimdiden teşekkürler. (Özcan Uysal/Memur)

Öncelikle, geçmiş olsun dileklerimi, Allah şifa ve kolaylık versin dualarımı iletmek istiyorum. Böbrek rahatsızlığı olanların sayısı, ülkemizde maalesef çok fazla; tıp uzmanları, bu sayının daha da artmasından büyük kaygı duyuyor. Sağlığımızın değerini, maalesef Hz.Peygamber'in (s.a.) hadisinde belirttiği gibi, ancak kaybettikten sonra anlayabiliyoruz. Koruyucu hekimlik, çok daha kolay ve ucuz. Ama insanî zaaflarımıza yenik düşüp, sağlığımıza yeterince özen gösteremiyoruz.

Sorunuz için de, size ayrıca çok teşekkür etmek istiyorum. Sizin durumunuzda olan pekçok dindar insan için de, yararlı olabilecek bilgilendirme imkânı doğacak.

Belirttiğiniz gibi "oturduğu yerden imayla kılma" imkânından yoksun olduğunuz için, namazlarınızı iki şekilde kılmak durumundasınız. Bunları ayrı ayrı ele alalım.

Öğle ve Yatsıyı Vaktinde, İkindi ve Akşamı Yatsıdan Sonra Kaza Etmek

Sizin yaptığınız gibi, öncelikle akla gelen ve bilinen uygulama, öğle ve yatsıyı kendi vakitlerinde kılmak, diyalizde olduğunuz süreye rastlayan ikindi ile akşam namazlarını ise yatsıdan sonra sadece farzlarıyla kaza etmektir. Namazları kazaya bırakma, tamamen sizin iradenizi aşan bir durum olduğundan, meşru bir gerekçeye dayanıyor. Geçerli bir mazeretle kazaya kalan namazlar, bir günah sözkonusu olmaksızın, uygun vakitlerde kaza edilirler. Ciddî bir sebebe dayanarak namazları kazaya bırakma, Hz.Peygamber'in (s.a.) de karşılaştığı bir durumdur. Nitekim Hendek Savaşı'nda dört vakit namaz kılmaları engellenince, gecenin iyice sabaha doğru ilerleyen saatlerinde Hz. Peygamber (s.a.) ve sahabe, kılamadıkları namazları cemaatle kaza etti. (Tirmizî, mevâkît, 18; Ahmed bin Hanbel, Müsned, 1/375)

Bu çerçevede, sizin uygulamanız, doğru bir uygulamadır.

Öğle ve İkindiyi Öğle, Akşam ve Yatsıyı Yatsı Vaktinde Birleştirmek

Sizin durumunuzda olanlar için ikinci çözüm yolu, namazların birleştirilmesidir. Hanefi Mezhebi, yalnızca hacılar için namazların birleştirilmesini özel bir uygulama olarak kabul eder. Ancak ihtiyaç, özellikle Hanbelîlerin benimsediği gibi, ihtiyaç, sıkıntı ve meşguliyet durumlarında da namazları birleştirmek imkânı vardır. Nitekim İbn Abbas'ın rivayetine göre Hz.Peygamber (s.a.), korku ve yolculuk (bir rivayette yağmur) olmaksızın, öğle ile ikindiyi, akşam ile yatsıyı bir arada kılmıştır. (Buharî, mevâkît, 12; Müslim, salâtu'l-müsâfirîn, 49, 50, 54, no:705; Ebu Davud, sefer, 5, no:1211; Nesâî, mevâkît, 47; Malik, Muvatta, sefer, 5) İbn Abbas'a Rasulullah'ın bununla ne yapmak istediği sorulunca, "Ümmetine zorluk vermemeyi kastetti" demiştir. (Müslim, salâtu'l-müsâfirîn, 49) Hz.Peygamber'in (s.a.) buyurduğu gibi, "Din, kolaylıktır." (Buharî, iman, 29; Nesâî, iman, 28) Büyük ihtimalle Hz.Peygamber (s.a.), ciddî birtakım durumlar için böyle bir uygulama yapmış olmalıdır. Sizin gibi ihtiyaç, sıkıntı ve meşguliyet için en iyi ve tartışmasız örnek durumunda olanlar da, Peygamberimiz'in bu uygulamasına uyarak namazlarını birleştirebilirler. Bundan amaç, yine Peygamberimiz'in bir sünnetini uygulamaktır.

Sizin durumunuza uygularsak, öğle ile ikindiyi farzlarını peşpeşe kılarak öğle vaktinde, akşam ile yatsıyı da farzlarını peşpeşe kılarak yatsı vaktinde birleştirerek kılmak, size büyük kolaylık sağlayacaktır. Kanaatimizce, bu ikinci çözüm, sizin için çok daha uygundur.

Namazların birleştirilmesi konusunu, 8-10-12-13.092005 tarihli yazılarımızda genişçe ele aldık. Ayrıntıyı, Yeni Şafak-Arşiv bölümünden bu yazıları okuyarak öğrenebilirsiniz.

Yüce Mevlâmız, içtenlikle yaptığımız bütün ibadetlerimizi kabul buyursun.


26 Eylül 2005
Pazartesi
 
VECDİ AKYÜZ


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi
Dünya | Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon
Sağlık | Arşiv | Bilişim | Dizi
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED