|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| S O N D A K İ K A | 26 MAYIS 2006 CUMA | ||
|
|
Arslan'dan medyaya ilk mesaj
Sincan 2 No'lu F Tipi Cezaevi'nde tutulan Danıştay Saldırısı'nı gerçekleştiren Avukat Alparslan Arslan, kendini ziyaret eden 4 meslektaşı aracılığıyla medyaya seslendi.
Olayda adı geçen eski Yüzbaşı Muzaffer Tekin ile sadece 2005 yılının Kasım ayında bir görüşmesinin olduğunun altını çizen Arslan, "Adam ulusalcı, bense milliyetçiyim. Yıllar önce bir galeride tanıştık. Aramızda siyasi olarak bile yakınlık yok. Sakladığım bir şeyde yok. Ben yaptım, kendim yaptım. Kimsenin suçu yok" diye konuştu. Ev aramasında içki ve porno cdlerin bulunduğu yönündeki bilgilere çok şaşırdığını ifade eden Arslan, merak edip sorduğunu ancak kendisine Cumhuriyet Savcılığı'ndan, "tespit tutanaklarında böyle bir kayıt yok" yanıtını aldığını bildirdi. Arslan, "Daha neler yazacaklar merak ediyorum. Ama bir süre sonra gerçekler ortaya çıkar" dedi. POLİSTEKİ SORGU Emniyetteki sorgusunda genelde kendisine iyi davranıldığını söyleyen Arslan, "Her şeyi tek tek anlatan birine neden baskı yapsınlar ki? Sordukları her şeye de cevap verdim. Ancak sadece kız kardeşime çektiğim bir mesaja ilişkin ısrarlı sorular beni çok üzdü ve polislerle gereksiz gerginlik yaşadık" dedi. Bir de kendisi yüzünden "bir çuval insanın" gözaltına alınmasına üzüldüğünü anlattı. "Yanımdaki arkadaşımın bir çorba ısmarladığı adamı bile aldılar" diyen Arslan, "Yaptığımı eleştirmek kimsenin hakkı değil, böyle olmasına karar verdim ve oldu. Olmaya da bilirdi. Yazgı böyleymiş, yapacak bir şey yok" dedi. "3 EL ATEŞ ETTİM" Olayda diğer kişilerin merminin dolaşması sonucu yaralanmış olabileceğini söyleyen Arslan, "Ben odada sadece 3 el ateş ettim. Ardında da çıkarken sekreterin bulunduğu bölümde 2 el ateş ettim. Başka da sıkmadım. Bu kadar kişinin yaralanmasından da çok üzüntü duydum" diye konuştu. Avukat arkadaşlarına "Eğer sizlerden biri benim savunmamı yapmak isterseniz, size hayır diyemem. Ama benim yaptığım işten dolayı hiçbir meslektaşımın zarar görmesini de istemem" diyen Arslan, halen aranan ve olayın kilit ismi olduğu ifade edilen Ayhan Parlak ismine ilişkin yazılanlara ise kahkahalarla güldü. Parlak ile ilişkisini "Bu ismin benim açımdan hiçbir önemi yok. Kendisiyle görüştüğüm doğrudur ancak olayla uzaktan yakından ilgisi yok. Zaten zamanla bu da netleşecektir" sözleriyle değerlendirdi. Kendisinin saldırı sırasında hiçbir şekilde bağırmadığını yada slogan atmadığının da altını çizen Arslan, "En çok ağırıma giden beni PKK ile bağlantılandırmalarıydı. Ben asla İran'a gitmedim. Bunların akılla da bir bağlantısı yok. Böyle bir kayıt ya da benzeri belgesi olan varsa buyurup ortaya koysun. Olmayanlarda lütfen sussun" dedi. "KENDİMİ SINIYORUM" Cezaevinde de yemek yemediğini doğrulayan Arslan, bu yüzden de cezaevi yönetimince disiplin cezasına çarptırılacağını ifade etti. "Bu yaptığımın ne ölüm orucu ne de başka bir şey. Yani bir tepki yada başka bir şey değil. Ben sadece kendimi sınıyor, nefsimi terbiye ediyorum" diyen Arslan, ayrıca cezaevi yönetiminden günlük gazeteleri okumak için ısrarcı olduğunu ancak henüz kendisi hakkında yazılanları göremediğini bildirdi. Cezaevi yönetimin "Bu tip istekler aylık olarak değerlendirilir" şeklinde cevap aldığını söyleyen Arslan, henüz ailesinden kendisini ziyarete gelen olmadığını da söyledi.
|
![]()
|
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |