T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 21 NİSAN 2006 CUMA
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Son Dakika
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Güray SOYSAL

Ankaragücü'ndeki gerçekler

Meslektaşım Atilla Türker, geçenlerde yaptığı haberle Ankaragücü içindeki kaynamanın gün yüzüne çıkmasını sağladı.

9 yıldan bu yana Ankaragücü Kulübü Başkanlığını yapan Cemal Aydın, yaptığı bu çıkışla, kulübü "çadırdan alıp, bugünlere gelmesini" izah etmeye çalışmış..

Haberin gazetede yayınlandığı günün ertesinde bu konuda Ankaragücü'nün "muhalif" grubu sesini çıkarttı ve Cemal Aydın'ı suçladı.

Ben o konulara fazla dalmadan, başımdan geçen ve Ankaragüçlüleri yakından ilgilendiren konuyu gündeme getireceğim.

Bu arada unutmadan yazayım..

Benim Ankaragücü'ne sempatimin olduğunu, çevremdekiler çok iyi bilir. Ancak, yazılarımda, Ankaragücü'ne karşı "acımasız" olduğum da bir gerçek. Çünkü, sevdiğim ve genç takım seçmelerinde bir kez formasını giydiğim Ankaragücü'nün iyi yerlere gelmesini her zaman çok istedim.

O dönemlerde Ankaragücü Kulübü Başkanlığı koltuğunda akrabam Nevzat Karataş oturuyordu. Bir sabah evimdeki telefon çaldı ve Gençlerbirliği Kulübü Başkanı İlhan Cavcav hatırımı sorduktan sonra konuya girdi.

Mesele şu idi..

Gençlerbirliği'nin mevcut tesisleri yapılırken, Atatürk Orman Çiftliği'nin 300 metrekarelik bölgesine tecavüz edilmiş. Durumu zamanın bakanı ve ağabeyim Refaiddin Şahin'e ilettim. Problem kısa zamanda çözüldü. Daha sonra Nevzat Karataş Başkan ile yaptığım konuşmada, Refaiddin Şahin Bey'in bu konuda kendilerine, yani Ankaragücü'ne, nasıl yardımda bulunabileceğimi sordu. Ben de "gidip, konuşuruz" dedim.

Sonunda Refaiddin Bey'in makamına gidip, bugünkü 66 dönümlük arazinin spora hizmetleriyle bir asıra dayanan Ankaragücü'ne verilebileceğinin sözünü aldık..

Daha sonra, Tarım Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü arasındaki engeller de çözüldü ve tesis Ankaragücü'ne verildi.

Başkan Nevzat Karataş, bu tesislerin temelini hemen atarken, bir de çim sahanın yapılması için yola çıktı. Bu işlemler ilerlerken, sağlığı bozulan Nevzat Karataş görevi bıraktı. Daha sonra göreve gelen Cemal Aydın, kolları sıvayıp, Ankaragücü'nün mevcut görüntüdeki tesislerini bitirdi.

Hakikat böyle iken, birileri çıkıp, "bu araziyi ben aldım" diyerek, "hayal" aleminde gezinmesine çok üzüldüm.

Durup dururken, bu gerçeği açıklamayı kendime görev saydım.

Ankara'da yaşayıp, Ankara'daki kulüplerin ve sporcuların problemlerine arka dönme gibi bir lüksüm olmadığı için, yukarıda kısaca anlattığım konuyu gündeme getirmeyi kendime görev saydım.

Cemal Aydın ile zaman zaman çatışırım. Yaptığı işte yanlışlık görürsem, ikaz eder, tecrübelerimle yol göstermeye çalışırım. Ancak...

Hiçbir zaman için güneşi balçıkla sıvayan "yalancılar" sınıfında olmadım ve bundan sonra da olmaya hiç niyetim yok..


Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi