YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Dünya

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 


Tansiyon yükseldi

Arafat-Clinton görüşmesinden sonuç çıkmadı. Geniş çaplı savaştan sözeden Barak, İsrail ordusunu alarma geçirdi. Mescid-i Aksa'ya sabotaj düzenlemeye çalışan üç İsrailli son anda yakalandı.

Beyaz Saray'daki son günlerinde ortadoğu barışına odaklanan ABD Başkanı Bill Clinton, Washington'a davet ettiği Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat ile aynı gün içinde ikinci kez biraraya geldi. İki saat kadar süren ilk görüşmeden birkaç saat sonra, iki lider bir kez daha Beyaz Saray'da Oval Ofis'te biraraya geldi. Beyaz Saray'da 20 Ocak'a kadar kalacak olan Clinton, tüm gücüyle, tarafları hazırladığı barış anlaşmasına ikna edebilmek için uğraşıyor. İkinci görüşmeye, ABD Dışişleri Bakanı Madeleine Albright, Ulusal Güvenlik Danışmanı Sandy Berger ve CIA Başkanı George Tenet'ın da katıldığı ve Amerikan ekibinin, Arafat'ı ikna etmeye çabaladığı bildirildi. Clinton'ın Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü P. J. Crowley, Beyaz Saray'da çok ciddi görüşmelerin yapıldığını söyledi. Beyaz Saray Sözcüsü Jake Siewert, Arafat'ın, 2. tur görüşmede "şiddet azaltma girişimlerini artıracağını, sorumlu kişilerin yakalanacağını ve 'terörle mücadele için' işbirliğini yeniden başlatacağını" söylediğini belirtti. Siewert, görüşmede Ortadoğu barışına yönelik herhangi bir ilerleme sağlanamadığını kaydetti.

Son bir deneme daha

Ortadoğu barışı için son kozlarını oynayan Clinton, bir sonraki atılımını İsrail Başbakanı Ehud Barak ve Mısır'daki Arap Birliği toplantısına katılmayı planlayan Arafat'la bir kez daha görüştükten sonra kararlaştıracak. Arafat'ın Siyasi Danışmanı Nebil Ebu Rudeyna, Filistin'in Sesi Radyosu'na yaptığı açıklamada, "Beyaz Saray'daki görüşmede Arafat ve Clinton arasındaki temasın devamına karar verildi. Amerika'nın girişimlerinin sonucunu görmek için 24 saat süreyle bekleyeceğiz" dedi. Sürecin çok zor ve içinden çıkılmaz bir hale geldiğini vurgulayan Rudeyna, durumun normale dönmesi için önümüzdeki bir kaç gün içinde sarfedilecek gayretlerin hayati önem taşıdığının altını çizdi.

Albright, İsmail Cem'i aradı

Bu arada ABD Dışişleri Bakanı Madeleine Albright, Noel'den beri tatilde olmasına rağmen, Dışişleri Bakanı İsmail Cem dahil, bölge liderleriyle telefonda görüş alışverişinde bulundu. Dışişleri Sözcüsü Richard Boucher'ın açıklamasına göre, Albright, iki kez telefonla aradığı Cem'in yanı sıra Mısır Dışişleri Bakanı Amr Musa, Kanada Dışişleri Bakanı John Manley, Almanya Dışişleri Bakanı Joschka Fischer, Rusya Dışişleri Bakanı İgor İvanov, Fransa Dışişleri Bakanı Hubert Vedrine ve Tunus Dışişleri Bakanı Habib Bin Yahya ile uzun süren görüşmeler yaptı. Boucher, Albright'ın ayrıca Lübnan Başbakanı Refik Hariri, BM Genel Sekreteri Kofi Annan, S. Arabistan Dışişleri Bakanı Suud el-Faysal, Hollanda Dışişleri Bakanı Jozias van Aartsen, Ürdün Dışişleri Bakanı Abdulah el-Katib, İsrail Dışişleri Bakanı Şlomo Ben Ami ve İspanya Dışişleri Bakanı Josep Pique ile de görüştüğünü belirtti.

Zürih'teki El Al bürosunda patlama

İsrail Havayolları El Al'ın İsviçre'nin Zürih kentindeki bürosunda önceki gece patlama meydana geldi. Polisin açıklamasına göre, büroda hafif hasara yol açan patlamada ölen ya da yaralanan olmadı. Patlamanın sorumluluğunu, İsviçre haber ajansı SDA'yı arayan "Devrimci Perspektif Uğruna" adlı bir örgüt üstlendi.

Mescid-i Aksa'ya sabotaj teşebbüsü

İsrail istihbaratı, önceki gece Mescid-i Aksa'ya saldırıya hazırlanan üç israilliyi yakaladı. Daha önceden Mecid-i Aksa'yı yıkmak için yapılan kazıların yanında bulunan üç israillinin sırt çantalarından bombalar çıktı. Yakalanan kişilerin Mescid-i Aksa'yı hava uçurmak istedikleri belirtildi. Batı Şeria'daki bir Yahudi yerleşim biriminde yaşayan aşırı sağcı lider Binyamin Kahane ve eşinin öldürülmesinden sonra, sağcıların intikam için yemin ettikleri, Mescid-i Aksa'ya sabotaj düzenlemeye hazırlandıkları açıklanmıştı. Yahudi grupların İsrail Başbakanı Ehud Barak'ı da hedef alacakları ifade edilmişti.

İsrail ordusu alarma geçirildi

Clinton'ın son çabasının da başarısızlıkla sonuçlanmasından sonra bölgede geniş çaplı savaş söylemleri yaygınlaşmaya başladı. İsrail'in ordu radyosu, İsrail Başbakanı Ehud Barak'ın sınır bölgelerindeki karargah komutanlarına, her an için savaşa hazırlıklı olmaları emrini verdiğini açıkladı. Barak'ın "Artık bir savaşın eşiğindeyiz, bundan dolayı hazırlıklı bulunun ve çıkan herhangi savaşta mutlaka zafer elde etmeliyiz" dediği açıklandı. Komutanlarla görüşen Barak, daha önce de çatışmaların ortadoğuyu bütünüyle saracak yeni bir savaşa dönüşebileceği uyarısında bulunmuştu.

Lübnan-İsrail sınırında çatışma

Güney Lübnan'dan dün sabah İsrail mevzilerine havan topu ateşi açılırken, İsrail topçusu da Lübnan sınırının doğu kesiminde bir bölgeyi bombardıman etti. Sınırın İsrail tarafındaki basın mensupları, G. Lübnan'dan atılan havan toplarının, bir İsrail askeri mevziinin yakınına düştüğünü ve kimsenin yaralanmasına yol açmadığını belirttiler. Helikopter destekli İsrail topçusu ise, bölgeyi bombalayarak karşılık verdiği kaydedildi. Lübnan ise, İsrail topçu ve tanklarının bir saat süren ateşinde Şebaa bölgesi ve Bastara tepesine 50'den fazla obüs mermisi düştüğünü belirtti.

İsrail suikastlere devam edecek

İsrail Savunma Bakan Yardımcısı Efraim Sneh, ordunun, Filistin yönetimi üyesi olsalar bile, İsrail karşıtı saldırılara karışan Filistinlileri "vurmaya" devam edeceğini söyledi. Sneh, askeri radyoya yaptığı açıklamada, "Terörist operasyonlara katılan, karışan ya da saldırı hazırlığı içinde bulunan herkesi vuracağız; Filistin yönetimi içinde bir görev sahibi olanın da hiçbir ayrıcalığı olmayacaktır" dedi. "Ortadan kaldırılacak" Filistinli yöneticilerin listesinin bulunup bulunmadığı yönündeki bir soruyu cevaplamayan Sneh, hedef seçiminde bazen siyasi ve askeri ölçütlere uygun davranıldığını öne sürdü ve "Operasyonlar, sadece çıkarlarımıza uygunsa yapılır" diye konuştu. Aylardır süren İsrail-Filistin çatışmalarında, İsrail ordusu çeşitli Filistin hareketlerinin üyesi birçok lideri öldürdü.

Sorun, İsrail'in nükleer dopalarıİsrail televizyonunda önceki akşam açıklamalarda bulunan siyasi analizciler, ABD Başkanı Bill Clinton'ın İsrail'in Batı Şeria'da sahip olduğu toprakların Filistinlilere geri verilmesi konusundaki görüşünün kesinlikle yerine getirelemeyeceğini, çünkü bu bölgelerde İsrail ordusunun nükleer çalışmalarının bulunduğunu dile getirdiler. İsrail'in tanınmış analizcilerinden Ehud Yuari, Batı Şeria'ya bağlı Hulutusa bölgesinden uzun zamandan beri nükleer çalışmalar için bir depo olarak kullandığını ve bundan dolayı buraların Filistinlilere verilmesinin sözkonusu olamayacağını söyledi. Yuari, İsrail'in birinci kanalına yaptığı açıklamada, buranın altmışlı yıllardan beri nükleer araştırmalar için kullanıldığı ve bundan dolayı İsrail için önemli bir yer olduğunu açıkladı.




Kağıda basmak için tıklayın.

Türkiye'ye Bush sürprizi
ABD'nin yeni Başkanı George Bush, Enerji Bakanlığı'na Türkiye karşıtı ve Ermeni lobisinin en önemli destekçilerinden Arap asıllı eski senatör Spencer Abraham'ı atadı. Bush'un bu kararı Ermeni lobisinde sevinçle karşılandı.
Ambulans helikopterler geliyor
Sağlık Bakanlığı'nın ambulans helikopter ihalesini Rus firması kazandı. 15 ay içinde teslim edilecek helikopterlerde, ilkyardım, yoğun bakım, organ ve donör nakilleri yapılabilecek.

Rumlar Kıbrıs'ı üçe bölüyor
Kıbrıs Rum Yönetimi, AB yardımlarından daha fazla yararlanmak için adayı üç bölgeye ayırıyor. Rum Yönetimi'nin bunu yapmaktaki amacının, AB ödeneklerini artırmak olduğuna işaret eden Rum Politis gazetesi, Kıbrıs'ın şu anda, "Lefkoşa, Mağusa, Girne, Limasol, Larnaka ve Baf ile 6 bölgeye ayrıldığını, üç bölgeye indirilince AB'den daha fazla yardım alınacağını" yazdı. Rum Yönetimi Planlama Dairesi'nin, Yunanistan Bölgesel Kalkınma Enstitüsü'nün katkılarıyla hazırladığı "Kıbrıs'ın bölgelere ayrılması senaryolarına" göre Kıbrıs 3 bölgeye ayrılıyor. Hazırlanan belgede "Ortabatı Kıbrıs" olarak anılan bölge Baf'ın tamamını, Limasol, Lefkoşa ve Larnaka'nın bazı bölümlerini içine alıyor. "Kuzeydoğu Kıbrıs" olarak anılan bölge Lefkoşa metropolünü, Limasol'un ve Larnaka'nın kent bölgelerini kapsıyor. Planlama Dairesi belgesinde, Türk idaresi altında olacak bir de üçüncü bölge önerileceği, ancak siyasi nedenlerden dolayı söz konusu bölgenin sınırlarının, Kıbrıs sorununun çözümünden önce kesinleştirilmeyeceği belirtiliyor. Rum Yönetimi Sözcüsü Mihalis Papapetru da, "(Kıbrıs)ın üyeliği sırasında Türk (işgali) altında toprağı bulunması durumunda, AB normlarının söz konusu bölgede, bölgenin (yasal hükümetin) kontrolüne geçtiği an uygulanacağını" söyledi.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED
Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...