Suriye’de doğrular, yanlışlar... Dün ve bugün...

Ali Bayramoğlu
Ali BayramoğluYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 17/10/2015, Cumartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Suriye’de doğrular, yanlışlar... Dün ve bugün...
Suriye'de 4,5 yılda 350 bin insan öldü. 12 milyon insan evsiz barksız, 2, 5 milyon aç sefil halde mülteci durumuna düştü.
Baş sorumlunun Esat olduğuna herhalde hiç bir şüphe yok.
Türkiye, Suriye'nin en uzun sınırı olan komşusu. Bu felaketin bir numaralı tanığı. Suriyeli mültecilerin yüzde 90'nın Türkiye'ye geldiği, sayının 2 milyonu geçtiği dikkate alınırsa sadece bu boyutuyla bile açık mağduru.
Türkiye iç savaşın başından beri keskin bir şekilde Esat karşıtı oldu.
Bunu siyasetin erdemi, halka karşı şiddete kuvvetli itiraz gerekçesiyle açıkladı, bölgede kurulacak demokratik, çoğulcu siyasi düzenlerin dış politikasıyla daha uyumlu, kendi gücünü daha pekiştirici olduğu fikrinden yola çıktı.
Ön yargısız ve insani gerekleri merkeze alan bir bakışla AK Parti hükümetinin bu politikasına itiraz etmek mümkün değildi, hala değildir.
Aksi tutumlar, Esat'tan yana tavırlar, ister ulusal çıkar, ister etnik ve ideolojik çıkar adına alınsın (ana muhalefet partisi bir örnektir) faydacı bir duruşa, vahşeti sindiren ve kendisine yontan “
içe kapalı rejim
” siyasetine işaret eder.
Ne var ki, doğru politika ekseni her şeye yetmiyor ve her şeyi tek başına açıklamıyor.
Nitekim daha ilk günden itibaren Türk dış politikasının tutturduğu bu ana eksen ciddi itirazlarla karşılaştı. İtirazın ana gerekçesi “
mezhepçilik
” suçlamasıydı. Esat'ın Alevi Suriye'nin de Nusayriliğin temsil edildiği tek devlet olması üzerinden, muhalefet AK Parti'nin Esat karşıtı politikasını Sünnici bir anlayışın varlığına bağladı.
Esat'ın kimliği ve Esat politikaları (350.000 ölü) bir teraziye konduğunda ikincisinin açık ara ağır basması mezhepçilik iddiasının Suriye bağlamında tümüyle anlamsız olduğunu gösterse de, muhalif siyasi algı bu istikamette çalışmıştır.
Gelelim şimdi işin asıl kritik noktasına, bu “
doğru politika
”nın nasıl işlendiği, nasıl yürütüldüğü meselesine...
Bu noktada karşımıza iki büyük hata çıkar.
İlki kestirim hatasıdır. Hükümet bundan 4 yıl önce Esat'ın 6 ay dayanamayacağını düşünüyordu. İktidar dilini bu kestirime göre keskin tuttu. Esat sonrası Suriye'nin oluşumu hakkında kendince etkin bir politika izlemeye karar verdi. Kimisi ideolojik olarak sıkıntılı muhalif grupları bile kısa süre için diyerek destekledi. İkinci hata da bu destek politikasının aşırı öz güveni ve esneklikleridir.
Bu, hataların doğrudan fiili sonucu olmadığı söylenebilir.
Ancak, her ikisini de Türkiye'nin politikalarına, özellikle AK Parti'ye yönelik algı açısından son derece olumsuz etkileri olmuştur. Nitekim ülkedeki Nusayri yoğunluklu bölgelerin tedirginliği, esnek sınır politikasının yarattığı tartışmalar, Arap Baharı ikinci evresinde Erdoğan'ın sert diliyle, AK Parti'nin Hamas, İhvan desteğiyle iç içe girmiş, iç ve dışta sert rüzgarlar estirmiştir.
Türkiye'nin özellikle muhalif İslami gruplarla ilişkisinin bugüne kadar taşınacak, IŞİD'le iç içe sokulacak, karıştırılacak izler taşıması bakımından yıpratıcı etkileri olmuştur. Değil mi ki, Kürt siyasi hareketi bugün bile bu imajın üzerinde sörf yapmaktadır.
Bunlar, şüphe yok ki, AK Parti'nin iki ciddi hatasıdır.
İç savaş başlayalı 4,5 yıl oldu. Arada Rojava meselesi, IŞİD tehlikesi ortaya çıktı. ABD liderliğinde uluslararası koalisyon IŞİD'le mücadeleye başladı. Bu durum bölge dengelerini, hatta Türkiye ile Kürt hareketi arasındaki ilişkileri Ankara'nın istemediği istikamette etkiledi.
Şimdi ise İran ve Rusya devreye girmiş bulunuyor. Ve rüzgarlar Esat'tan yana esiyor. İran ve Rusya Esat'ın arkasında. İran'ın Şii koridoru politikası belli, Rusya bölgede kökleşmeye çalışıyor. Her iki ülke de bunu Esat üzerinden yapmaya çalıyorlar. ABD'nin asıl meselesi ise Esat değil IŞİD. Ve bu koşullarda Esat hızla gidici görünmüyor. PKK-PYD'nin ABD ile ilişkilerinden sonra Rusya'nın Kürt hareketiyle ilişkileri de bir ihtimal olarak Türkiye'nin karşısında artık...
O zaman soru şudur: Türkiye'nin Esat'ın gitmesi talebini elden bırakmadan keskin politikasını esnetme zamanı gelmemiş midir?
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026