YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan

  Arşivden Arama

 

 

Sizin gerçek çapınızı, bütün insanlar biliyor!..

 
Politikacı, bugünün ilerisini görüp, devleti de, toplumu da, yarına hazırlamak zorundadır..

 

KİT'leri özelleştiremedik bir türlü.. 1990'ların başında şu P.T.T.'nin "T"sini (şimdiki adıyla Telekom) özelleştirseydik, elimize geçecek parayla, Türkiye'nin "iç borç" diye bir sorunu kalmazdı..

Ama, dönemine göre, kim muhalefette ise, iktidardaki partilerin özelleştirme çabalarını engelledi..

Şimdiki iktidar ortakları olan Mesut Yılmaz'ın ANAP'ı da, Ecevit'in DSP'si de, Çiller'in başbakan olduğu dönemde, telefonun özelleştirilmesini engellemişlerdi..

O zaman, PTT'nin neden özelleştirilemeyeceğini gerekçeleyen görüşlerin neler olduğunu hatırlıyor musunuz?..

Bir tanesi, Kurtuluş Savaşı'nda, Manastırlı Hamdi Bey gibi telgrafçıların katkılarını hatırlatıp, "P.T.T'yi özelleştirirsek, Manastırlı Hamdi Bey'in ruhu sızlar" diye görüş açıklamıştı..

Neticede kimsenin ruhu sızlatılmadı..

Değişik muhalefetler hem yasal, hem siyasi yollardan, özelleştirmeyi engellemeyi başardılar..

Bugün ise, Telekom, o günkü değerinin yarısına özelleştirilirse, bunu başarı sayacağız..

Daha önce, 1980'li yıllarda Turgut Özal, dış ticareti serbestleştirirken ve T.L'yi konvertibl hale getirirken de, aynı engellemeler oldu..

"İktisatçı"lardan bazıları, "ihracat hamlesi" için şunları da söylediler..

-Türkiye'nin ihraç edecek malı yoktur. İhracat yaparsak, içeride aç kalırız..

Bugün devletin başında, serbest piyasa ekonomisi konusunda vecizeler döktüren isimler, Özal'ın ekonomisini nasıl yorumluyordu dersiniz?

-Muz ithal edersek, dövizimiz biter..

-T.L. konvertibl olursa, halk bankalara saldırır, dövizimiz kalmaz!..

Böyle ziyan ettik, "kayıp yıllar"ımızı.

Şimdi Ecevit'in falan, serbest piyasacı olduğunu görünce, inanmakta zorlanıyoruz bu yüzden..

Şimdi görüyoruz ki, KİT'leri özelleştirememişiz ama, galiba Güneydoğu'daki "örtülü-iç savaş"ı bir ölçüde özelleştirmişiz..

Sürekli gündemimize, "rutin dışı" olgular geliyor..

İlk işaretler, "Susurluk"la başgöstermişti..

Bugün de, Hizbullah'la, Batman-gate arasında kurulan ilişkilerin spekülasyonunda, yeni işaretler alınıyor..

Hatırlarsınız..

Bir dönemde de, "İcra-İflas Hukuku" özelleştirilmiş ve ortaya bir "çek-senet mafyası" çıkmıştı..

Kentleşme hızına paralel arazi üretilemediği için, "gecekondu mafyası"nın bu olayı özelleştirmesine de tanık olduk..

Trafiğe çıkan araçlara yeterli park alanı üretilemeyince de, "oto-park mafyası" olgusu gündemimize girdi..

-Peki bütün bunlardan ne çıkar

Şu çıkar..

Siyaset, o kadar kolay ve basit bir uğraş değildir..

Bakan olmak, kırmızı plakalı makam otomobiline oturup, "sayın bakanım" diyenlerden ego tatmini bulmaktan öteye, ciddi bir sorumluluk getirir..

Politikacı, bugünün ilerisini görüp, devleti de, toplumu da, yarına hazırlamak zorundadır..

Eğer "değişim"in titreşim katsayısını yakalayıp, gerekli reformları yapmazsanız, birileri, hukuku da, rutini de aşıp, geçer..

Sonra siz de, hergün birbirini tutmayan demeçler verip, olayları yakalamaya çalışırsınız..

Dün "çok yanlış" dediğiniz kararların, bugün en sıkı savunucusu olursunuz..

Ama devlet de, toplum da, sizin durgunluğunuz ve gecikmeli zekanız yüzünden, yıllarını yitirir bu arada..

İstikrar da, ekonomi de, hukuk da, büyük darbeler yer..

Ne kadar hava basarsanız basın, halk bunu görür ve sizin hakkınızda gerçek notunu verir!..

ŞAKA

Dil hatası!..

Kârları ile sermayelerini artıran şirketlerin ortaklarından, vergi alınıyormuş..

Sakıp Sabancı da sonunda patlamış..

-Maliye Bakanı, kanunsuz iş yapıyor, demiş..

A Sabancı..

Hâlâ bu siyaset dilini öğrenemedin!..

Maliye Bakanı, sadece "rutin-dışı" iş yapıyor!..

MEDYA

Basın artık akıllanmalıdır!..

Durmadan "din"le, "gelenekler"le uğraşmayı bir marifet sanan kartelciler, artık sayı ile kendilerine gelmeli..

Adam varlıklı bir kişi.. Vefat etmiş.. Ailesi, pahalı bir mekanda, müteveffa için mevlid okutuyor..

Ertesi gün manşet hazır..

-Laik mevlid!..

Adam mütedeyyin bir kişi.. Kendince bir düğün yapıyor..

İçki ikram edip, dans müziği çaldırsa, atılacak manşetler hazır:

-Alkollü İslam!..

Aksini yapıp, düğününde içki vermese ve dans müziği çaldırmasa, yine manşetler hazır..

-Şeriat düğünü!..

Toplumu, inançları, gelenekleri bu kadar zorlayıp, insanları bu kadar köşeye sıkıştırmak yanlıştır..

Herşey, bulvar gazeteciliğinin konusu olmamalıdır.

PKK terörü ile de Hizbullah terörü ile de gördük.. Şiddetin gelişmesine yatkın bir bölgedeyiz..

Her olguyu, ucuz tatminlerimize ve tahriklerimize konu etmemeliyiz.. İnsanları ve toplum kesimlerini köşeye sıkıştırmak, sonunda hepimizi mutsuz edebilir..


17 ŞUBAT 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

Mehmet BARLAS

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri [email protected] adresine bildiriniz...