|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
İSO Yönetim Kurulu Başkanı C. Tanıl Küçük: "Türkiye ekonomisinin üretim ve rekabet gücü, özellikle son yıllarda yaşanan, krizler sonucu ağır yara almıştır. Ülkemizin 2002 yılındaki en büyük meselesi duraksayan üretim çarklarını yeniden işler hale getirebilmektir. Çünkü Türkiye'nin yeni krizler yaşamaya artık tahammülü kalmamıştır." İSO Meclis Başkanı Hüsamettin Kavi: "Dünya Türkiye'yi görüyor. Potansiyelinin stratejik öneminin farkında. Acaba Türkiye, Türkiye'yi yönetenler bu gerçeğin ne kadar farkında. 2002 'de Türkiye büyümek zorunda. Ancak büyümekten daha öte,büyümenin istikrarını sağlamak zorunda. Doğru sistem ve doğru kurallar,doğru insanları onlar da doğru uygulamaları getirir." İşadamı Sakıp Sabancı: "2001 Şubat'ında tüm şiddetiyle patlayan ekonomik krizin etkilerini yaşadık yaşamaya da devam ediyoruz. Alışveriş durdu, durgunluk devam ediyor, üretim çarkları dönmüyor. İşsizlik arttı. Milletçe fukaralaştık. Güven kayboldu. 2002 yılında ekonomik gündemin bir numaralı maddesi üretimin canlandırılması ve dünya ile rekabet edebilecek nitelikte bol ve sağlıklı üretim yapabilmenin önündeki engellerin kaldırılması olacaktır. 2002'ye ölçülü bir iyimserlik gözüyle bakıyorum" İşadamı Bülent Eczacıbaşı: "2001'in İlaç sanayiinde büyük kayıp yılı oldu. İlaç sektörü bugüne kadar yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen ülkenin sosyal ve ekonomik yapısına katkıda bulunmak için özveriyle çaba gösterdi. Ancak hepimiz biliyoruz ki, bu mutlu sonuçlar bugün için biraz uzağımızda. Bu aşamalara gelince kadar zor günlerden geçeceğiz. Yine de ümidimizi kaybetmeyelim" diye konuştu. ATO Başkanı Sinan Aygün: " IMF 2002 yılı hediyesi olarak Arjantin'e "sosyal patlama", Türkiye'ye ise "suni teneffüs" verdi. Yeni IMF dayatmaları nedeniyle, 2002'de halkı daha da zor günlerin bekliyor. 2002 yılının Türkiye'nin kendi kaynaklarının farkına vardığı, yatırım, üretim ve istihdam konusunda adımların atıldığı,dar gelirlilerin yüzünün güldüğü, IMF'siz bir yıl olmasını diliyorum."
Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu: "Ülkede Şubat ayında yaşanan ekonomik krizin bu yılı herkes için kayıp hale getirdi. Ancak, hükümet, tedbir almak yerine sosyal patlama olasılığını geciktirmeye çalışmaktadır. Hükümet yetkilileri Türkiye ile Arjantin arasında farklılıkları araştırmak yerine, krizden çıkış için formüller bulmak zorundadır."
|
|
|
|
|
|
|