|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
2001 yılı biterken yazılacak son yazı iyimser olmalı değil mi? O nedenle, biz de Başbakan Ecevit'in yeni yıl dolayısıyla verdıği mesajı yazımızın konusu yapalım dedik... Ecevit'in mesajına Hürriyet gazetesinin koyduğu başlık şöyle: "2002'de herşey çok iyi olacak." Bu laf, Başbakanın açıklamaları içinde bulunmuyor ama, önemli de değil. Mealen söyledikleri bu anlama geliyor. Hürriyet'te çalışan bir editörün, o açıklamalardan artık bu başlığı çıkartması beklenir... Mesajında Başbakan, herşeyin fevkalade iyiye doğru gittiğini söylüyor. Bu arada dünyadaki ekonomik durgunluk ve 11 Eylül saldırısı sonrası oluşan kriz ortamından Türkiye'nin de etkilendiğini belirtmeyi ihmal etmiyor. Yani, ufak tefek sorunlar olduğunu, onların da 2002 yılında alınacak akılcı tedbirlerle aşılacağını ifade ediyor. Ecevit, yolsuzluğa karşı mücadeleyi kararlılıkla sürdürdüklerini, finans çevrelerinde ve uluslararası alanda Türkiye`ye duyulan güvenin arttığını, demokrasi ve insan hakları konusunda alınan cesur önlemler ve kapsamlı Anayasa ve yasa değişikliklerinin AB ile ilişkilerde olumlu gelişmelere yol açtığını, söyleyip iyimser tabloyla ilgili süslemeler yapıyor. Siz bunları zaten biliyorsunuz. Hele şu sözlere ne demeli? "İlk örneği Mesudiye`de verilen köykentler bütün ülkede yaygınlaştırılacaktır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu`nun kalkınmasına ve köye dönüşlere hız katılacaktır. 2002`de ekonomiye kazandırılacak canlılık her alanda sosyal adaletin de gelişmesine yol açacaktır… Sanırım bu demeçi okudunuz ya da TV'lerden izlediniz ve yeni yıla içiniz ferahlamış olarak girmeye hazırlanıyorsunuz. Ama insana bu kadar keyfi bile çok görüyorlar. Başka başlıklar hemen gözünüze batıyor. " Doğu'ya yılbaşı yok" gibisinden. Haberden, Doğu ve Güneydoğu'daki şehirlerde hiç hediyelik eşya satılmadığını ve halkın yılbaşı kutlaması için hazırlık yapmadığını, kutlama falan yapmayı da düşünmediğini öğreniyoruz. Peki İstanbul'da yılbaşı kutlamaları nasıl olacak? Bir başlık: "Günay'da, ( İstanbul'da bir gece klubü) yılbaşı 500 milyon lira". Daha ucuz gece klüpleri de var kuşkusuz. "Ajda Pekkan ve Fedon'un sahne alacağı Princess Otel'de ön masalar 225, ortadakiler 175, arka masalar 150 milyon." Daha ucuzları da mevcut, bayağı uygun fiyatlar var: "Zevk-i Sefa'da Fatih Ürek ve oryantal Nazlı ile yeni yıla girmek isteyenler kişi başı 100 ile 140 milyon lira ödeyecek." Belki de içinizden, 'Canım parası olan niye eğlenmesin' diye bir düşünce geçirebilirsiniz. Başbakan da diyor ya: "Ufak tefek sorunlar var amma, 2002'de herşey daha iyi olacak" diye. Bütün mesele, 2002'deki olumlu beklentilerin kimler için söz konusu olacağı… Hadi yine moral bozmamak için bu laf üzerinde de fazlaca durmayalım. Ben, 2002 yılına daha keyifli, güler yüzlü girebilmeniz amacıyla, Başbakan'ın bu önemli açıklamasının yanı sıra, size bir başka haberden de bazı satırlar aktarmak istiyorum. Umuyorum yüksek sesle gülerek yeni yıla gireceksiniz. Sakın gülmenin dozunu kaçırıp da ağlama krizine kapılmayın. Benden uyarması… Haber şu: "Meclis İnsan Hakları eski başkanı DSP Milletvekili Sema Pişkinsüt`ün, Küçükköy Polis Karakolu`nda bulduğu 'Filistin askısı' ve 'sopa'nın ulaştırıldığı Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı`nca başlatılan soruşturma kapsamında, karakolda görevli amir ve polis memurlarının ifadesine başvuruldu. Savcılık, polis memur ve amirlerinin, 'söz konusu aletleri kullanmadıklarını ve neden orada bulunduğunu bilmediklerini' söylemeleri üzerine, 'mağdurlardan sanıklara ulaşabilmek' için TBMM'ye yazı yazarak İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu`ndan, yapılan inceleme sırasında görüşülen mağdurların ad ve adreslerini istedi. Komisyon'un, 'mağdurlarla kimliklerinin açıklanmayacağı sözü verilerek görüşüldüğü, bu nedenle ad ve adreslerinin verilemeyeceğini' bildirmesi üzerine savcılık, Küçükköy Polis Karakolu tarafından hakkında işlem yapılan ve cezaevinde tutuklu bulunan kişilerin ifadelerine başvurarak, sanıkları tespit etmeye çalıştı. Bu kişiler de soruşturma konusu aletlerle kötü muameleye maruz kalmadıklarını bildirdiler. Söz konusu aletlerin hangi olayda ve kim tarafından kullanıldığını tespit edemeyen savcılık, bu aletlerin benzer davalarda, ancak yan delil olarak kullanılabileceği kanaatiyle soruşturmayı takipsizlik kararı vererek sonuçlandırdı." Başbakan diyor ya, ufak tefek sorunlar var. Ama önemi değil. Siz gülmenize, -sakın gülerken ağlamayın- devam edin sevgili okurlar. Memleketimizde gülünecek o kadar çok şey var ki... 'Ağlanacak halimize' gülsek bile, hepinizin yeni yılını en iyi dileklerimle kutluyorum. Gerçekten güleceğimiz günlerin özlemiyle...
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |