T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Arjantin olmadı, 2002 için pembe hayaller verelim!

2001'de ele güne rezil olduk ama Arjantin olmadık elhamdülillah... Günlerdir Başbakan Ecevit'ten ısmarlama ekonomi bakanımız Derviş'e kadar herkes 2002 için pembe hayaller üretiyor televizyonlarda.

Birazcık okuma yazması olan, zor da olsa Türkçe konuşmayı becerebilen bütün yorumcular adeta "Don't cry for me Arjantina" şarkısına nazire yaparcasına, "burası Türkiye buradan çıkış yok", "Burası Türkiye, Arjantin değil" sloganlarıyla bizleri yatıştırmak için göz yaşartıcı bir gayret sergilediler.

Evet burası Türkiye, "vallahi de... billahi de Arjantin olmaz..."

Bizim sinemiz geniştir, biz ulusal onurumuz zedelenme pahasına IMF'den para dilenir hortumculara aktarırız, sonra da onları sinemize çekeriz.

Biz devleti "baba" bilir, her tokadında bir hikmet ararız. Önce, medyadan sivil toplum kuruluşlarına kadar hepimiz, "eyvah milletçe soyulduk paralarımızla banka kurtarıldı" diye feryad ederiz, sonra da Kemal Derviş'in "hap yap para kap" mantığı ile "mali sektöre yeniden biçim verme" adı altında hazırladığı "torpilli banka tasarısı"na 2002'nin pembe hayalleri olarak alkış tutarız...

İşte tam da bu yüzden Türkiye Arjantin olmaz...

Ama dünyaya rezil olur.

Bir dilim ekmek için büyük şehirlerin varoşlarına vuran binlerce genç, Japon kızının "damızlık kuyruğu"nda telef olur.

Devlet babaya itaati bir borç bilip, vergilerini hortumlayanlardan, ekmeğini çalanlardan rövanş almayı bir başka bahara erteler ama, Başbakanlık önünde ağzını iğne iplikle dikerek ele güne rezil oluruz...

Emek ve alınteriyle para kazanmayı "aptallık" olarak görüp, Milli Piyango almayanları "Taliban kafalı" olmakla itham eden "saddam kafalı" bir başbakanla 2002 için pembe hayaller kurarız...

Bildiğiniz gibi Başbakan Ecevit, önceki gün başbakanlık muhabirleriyle yaptığı sohbet toplantısında, Milli Piyango almayı reddeden, yani 2002 umutlarını kumara bağlamayanları "Taliban kafalı" olmakla suçladı.

Oysa tam da bugünlerde, kiliseler dünya hristiyanlarını yılbaşında eğlenceye fazla harcama yapmayıp, "açlara, evsizlere" yardıma çağırıyorlar. Acaba şimdi sayın başbakana göre, kliseler de "Taliban kafalı" mı oluyorlar?

İşte, Taliban yönetimi de aynen Ecevit gibi düşünerek, farklı düşüncelere tahammül edemediği için Afgan halkı üzerinde derin bir baskı rejimi uygulamıştı.

Acaba Ecevit'in 2002'ye ait pembe hayalleri içinde de tıpkı Taliban benzeri bir baskı rejimi mi var?

Siz hiç emeği ve alınterini küçümseyen, kumarı yücelten "demokrat kafalı" bir başbakan gördünüz mü?

Galiba bu tür başbakanlar, Türkiye gibi dünyada sadece banka hortumlamalarıyla, insan hakları ayıplarıyla meşhur olan Türkiye gibi ülkelerde oluyor.

İşte tam da bu yüzden Türkiye Arjantin olmaz...

Ama farklı düşüncelere tahammül edemeyen, tıpkı Taliban benzeri baskı rejimi hayalleri kuran bir başbakanı olur...


31 Aralık 2001
Pazartesi
 
MEHMET OCAKTAN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED