T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

P O L İ T İ K A

Sağduyu suistimali

Yılmaz, Türkiye'nin Arjantin olmayacağını savunurken, gerekçe olarak Türk halkının sosyo-psikolojik farklılığını gösterdi.

ANAP lideri ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, "Türkiye'nin Arjantin'deki gibi şiddet içerikli toplumsal olaylara maruz kalmaz" dedi ve buna gerkçe olarak, iki ülkenin sosyo-psikolojik yapısının farklılığını gösterdi.

Mesut Yılmaz, A.A'nın sorularını cevaplarken, "Türkiye Arjantin olur mu?" sorusuna karşılık, şunları söyledi: "Türkiye'nin o ülkede olduğu gibi şiddet içerikli toplumsal olaylara maruz kalmayacağı bellidir. Çünkü iki ülkenin siyasi, ekonomik ve özellikle sosyo-psikolojik yapısı birbirinden oldukça farklıdır. Her şeyden önce Türk halkı, Cumhuriyet tarihimiz süresince bir çok kez bunalımlı dönemler geçirmiş olmasına rağmen, bu bunalımı daha da derinleştirecek ve geri dönülmez vahim gelişmelere zemin hazırlayacak girişimlerde bulunmamıştır. Bizim insanımız bunun bilincinde ve sorumluluğundadır."

Toplum bize değil siyasete öfkeli

Yılmaz, "Hükümetin Meclis gücüyle, halkın hükümete güveni arasındaki çelişkiyi nasıl yorumluyorsunuz?" sorusunu cevaplandırırken, dikkatleri "genel siyaset" üzerine çekti.

"Vatandaşın hükümete güven duymaması gibi bir olgu varsa, bunu sadece hükümetle sınırlandırmamak gerekir" diyen Yılmız şu görüşleri savundu: "İnsanımız genelde siyaset kurumuna karşı güvensizlik içindedir. Toplumun siyasete bir öfkesi vardır. Bu öfkeden en fazla payı, hükümeti oluşturan partiler almaktadır. İnsanımızın siyaset kurumuna öfke duymasının, güvensizlik girdabına düşmesinin haklı nedenleri olduğunu da itiraf etmek zorundayız."

Kopenhag kriterleri hemen

"Avrupa Birliği'ne tam üyelik yolunda Laeken Zirvesi'nin Türkiye için anlamı nedir?" sorusuna Yılmaz, "Laeken Zirvesi'nde ülkemizle ilişkiler açısından çok önemli sonuçlar elde edilmiştir. Bu sonuçların başında bizimle AB arasında tam üyelik müzakereleri açılmasına ilişkin sürenin yaklaşmakta olduğunun kabulü ve ilanı gelmektedir. Bu gelişme, katılım müzakerelerine başlanılması konusunda varolan bazı tereddütlerin aşıldığını göstermektedir"

diye cevaplandırdı. Tam üyelik yolunun, sonu belirsiz bir maceraya sürüklenebileğini belirten Yılmaz, "AB'ye tam üye olabilmek için öncelikle müzakerelere başlamak gerekiyor. Bunu yapabilmemizin ön şartı da Kopenhag siyasi kriterlerini yerine getirmektir" dedi. Bu kriterleri, "demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına saygı" olarak özetleyen Yılmız, "Fiili olarak da bu kriterleri yerine getirmemiz şarttır" diye konuştu.



31 Aralık 2001
Pazartesi
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED