|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Milletin ekmeğiyle oynuyorsunuz. Bir gün peynirini aldınız sofrasından. Bir gün reçelini, zeytinini. Geriye bir şey kalmadı. Çekin gidin artık. Ülkenize kötülük ediyorsunuz. Allah korkusu yok, kanun korkusu yok, kuldan utanma yok mu? Daha çook yazar kasa fırlatılabilir, haberiniz olsun. Esnafın canına tak etti. İşçi de perişan, memur da. Köylü desen, çoktan nefes bitti. Kim kaldı etkilenmeyen, zarar görmeyen? Nihat Genç bir romanında, (yanlış hatırlamıyorsam 'Dün Korkusu'ydu) hela taşı yapan bir adamdan bahseder. Yaptığı her taşın yanında, bir değnek verir müşterilerine adam. Herkes, kendi pisliğini kendisi temizlesin diye. Hükûmetin de şu berbat vaziyeti düzeltip öyle gitmesi münasip görülebilirdi son haftaya kadar. Fakat artık işin tadı iyice kaçtı. Bırakın gidin. Bir başkası düzeltir, hiç merak etmeyin. "Mori Ramizem" Derviş, Cumhurbaşkanı ile düzenli olarak haftada bir görüşecek bundan böyle. Tıpkı bir 'başbakan' gibi. Peki Ecevit ne yapacak? O da atılan yazar kasadan korunma talimi yapsın. Esnaf daha yeni başladı yürümeye. Bundan sonra esnaf yürüyecek, köylü yürüyecek, işçi, memur, emekli kim varsa yürüyecek. Bu işin şakası yok, öyle gözüküyor. Çünkü yürümekten başka bir şey gelmiyor elden. Korkulur ki bir gün onların önünü kesen polisler de yüzgeri dönüp, yürüyenlerle kolkola girecek. En iyisi Ecevit şimdiden gitsin, kendisine Ege'de bir koy bulsun. Bir ev yaptırsın sazdan samandan... Otursun verandaya, güneş batarken çayını içsin, şiirler yazsın. Nasılsa Derviş ekonomiyle uğraşır, Tantan yolsuzluklarla. Anayasa atacak değil ya
Ahmet Çakmak yazar kasayı neden attı, nasıl attı?.. Bütün kanallar ana haber bültenlerinde bu konu üzerinde durdu. Bir de "Ya bomba olsaydı?.." sorusunu evirip çevirip işlediler. Ya ne yapsın adam, anayasa atacak değil ya! Başbakan için, atılan bir yazar kasadan ibaretti, bomba değildi ama, haberciler için "bomba gibi" bir haberdi o. Gündeme düşüşü de o şekildeydi. Akşam evine gittiğinde Ecevit şöyle yakınmış mıdır acaba eşine: "Yahu Rahşancığım, ne olacak benim halim? En tepedeki anayasa atıyor, en alttaki yazar kasa." Sanmıyorum... İhtimal ki onu çatıdan düşen bir kiremit sanmıştır. Güven
Ecevit, partisinin grup toplantısında sorunların aşılacağına inandığını söylüyor. "Halkımıza güveniyorum, partimize güveniyorum..."
Hortum
Hortumcuya sormuşlar:
GÜNÜN TÜRKÜSÜ
Bu yıl bu dağların karı erise de
Ahvâl-i Perişânımız (II)
Akıllı işi değil yaptığımız işler;
Ne güzel idi, eskiden yek-vücûd idik;
Ne kibâr olgun insandı dedelerimiz;
Evvelce bizler, faziletli insanlardık;
Gördük de aklın metelik etmediğini;
Kahroluyoruz gördükçe yamuk işleri;
Ne varsa verdik eflasyon canavarına;
Kasap bakkalın önünden geçemez olduk;
Temizlemeye kalktık, kirlenmiş toplumu;
Gözden çıkardık Güneydoğu'yu, Kıbrıs'ı;
Karardı ufuk, söndü hep ümitlerimiz;
Yaban ot sardı çoktan beri bahçeleri;
Devir değişti, dehri denîler doldurdu;
Ertuğrul Seyhan Yek-dil: Gönülleri birbirine uygun.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |