|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
İngiltere'de başgösteren şap hastalığının neden olduğu kriz, Londra'da kesimhane çalıştıran ve et işleyen Türk yatırımcıları da etkiledi. Avrupa'da üretime başladıktan sonra Londra'da kısa bir süre önce kurulan Aytaç Et Gıda Pazarlama şirketinin İngiltere Temsilcisi Recep Ercan, şöyle konuştu: "Biz aynı zamanda kesimhane işleten bir kurumuz. Bütün kesimlerimiz sıkı kontrollerden geçiriliyor ama yine de halkın kırmızı ete yönelik bakışını değiştirmek mümkün değil. Canlı hayvan kesinlikle ihraç edemiyoruz. Almanya, Hollanda ve Belçika'da kurup denetimden geçirilmiş ve işlenmiş paket ürünleri getirebiliyoruz ancak. Aytaç olarak biz İngiltere'de bir yıldır faaliyette bulunuyoruz. İngiltere'de yaşayan üç milyon Müslüman nüfusun et ihtiyacını gidermeye çalışıyoruz. Şap hastalığı krizi karşındaki tek avantajımız bizim daha çok Müslüman nüfusa yönelik helal kesim yapmamız. Çünkü bu nüfus üzerindeki piyasa krizden o kadar etkilenmedi."
Kriz yarayacakErcan, şöyle devam etti: "Burada yaşayan Müslüman nüfusun 2 milyona yakını Hindistan ve Pakistan kökenli insanlardan oluşuyor. Müslüman nüfusun sadece Londra'da haftalık 100 bin tane kuzu tükettiğini gördük. Buradaki kesimhanelerin kapasitesi yüzde 20'yi geçmiyordu. İngiltere'de en çok kuzunun yetiştiği orta bölgede bir kesimhane almak suretiyle bu işi başlattık." Aytaç Gıda, et krizinin sarstığı İngiltere'de piyasaya yeni girip 'fast food' ve diğer tür ürünler karşısında Türk et tüketim kültürünü İngiliz mutfağına da sokmaya çalışan bir şirket. Aytaç'ın Genel Müdür Yardımcısı Abdullah Sönmezyay şöyle dedi:
"Buranın tüketim kültürü Türkiye'nin yanısıra Kıta Avrupası'ndan da farklı. İngilizler yarı mamul veya tam mamul ya da fast food şeklinde ihtiyaçlarını gideriyorlar. Ayrıca Türkler'in gıda ihtiyacı var. Pazar ve dağıtım piyasasının büyük çoğunluğu Musevi, İngiliz ve Hindistanlı pazarlamacıların elinde. Bu pazarlama sektörü dışında tüketimin çeşitliliğini gözönüne alarak üretim yapmak lazım. Mesela Türkiye'de 250 kalem ürün üretiyorsanız burada 500 kalem üretmek zorundasınız."
|
|
|
|
|
|
|