T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

İ Z L E N İ M

İNEĞİMİZİ SATIP GÜBRE ALIYORUZ

Yeniceliler her Anadolu insanı gibi çaresizliğe düşmüş. Bazıları ekonomik darboğazı yorumlarken siyasileri suçluyor, bazıları da demokrasinin olmadığından yakınıyor.

Yaşının 70-80 civarında olduğunu tahmin ettiğim Nizam Benli meydandaki kalabalığın içinden sıyrılıp yanıma yaklaşıyor ve şöyle sesleniyor: "Demokrasi yok demokrasi... demokrasi olmadan hiç bir şey olmaz!" Gerçekten de Nizam Benli'nin feryadını bir kenar kasabada duymak hoşuma gidiyor. Hele son Milli Güvenlik Kurulu toplantısında hâlâ daha irticai faaliyetlerinin tehlike arz ettiği yolunda tartışma yapılması ve bunun Hürriyet Gazetesi tarafından manşetten verilmesinden sonra bu yaşlı dedenin feryadına kulak vermemek ve önemsememek olmaz. Devletin soyulduğu, bankaların hortumlandığı ve halkımızın büyük bir bölümünün açlık ve sefalete doğru sürüklendiği bir ortamda bahane aramak ve çareyi irticaî faaliyetlerin durdurulmasında görmek tüm Anadolu insanı gibi beni de tedirgin ediyor.

Çiftçiyi bezdiren, yaşamını karartan ve çaresizliğe iten bir ortamın varlığına Haymana'nın Yenice Kasabası halkını dinledikten sonra biraz daha duygusallaşıyor ve biraz daha kötümser bir tavır içinde hissediyorum kendimi...

Kasaba halkından Sefer Bakan durumun vehametini anlatırken siyasileri suçluyor tüm vatandaşlar gibi. Özellikle o yörenin seçmenlerinin oyları ile Meclis'e giden MHP milletvekili Sedat Çelik için "Seçimlerde bir geldi o kadar, şimdi cemalini bile unuttuk" derken Ali Korkmaz "Kimse gelmiyor gerçekten, halimizi soran yok. Benim bildiğim böylesine zor günlerde devletin temsilcileri de, siyasi partilerin yetkilileri de yanımızda olmalıydılar" diye yakınıyor. Halil Sönmez "Bu yaşın sahibiyim, böyle beceriksiz bir hükümet görmedim" demek suretiyle komşularının iddialarını destekliyor ve şunları ilave ediyor: "Bu hükümetin temsilcileri bir dahaki seçimlerde buralara nasıl gelecekler merak ediyorum. Şimdi kaçıyorlar, devlet mensuplarından da gelen yok, ama bu utanç verici bir durum onları Allah'a havale ediyoruz."

DYP Haymana İlçe Başkanı Hüseyin Duman da Yeniceli... Hemşehrilerinin feryadına o da kulak misafiri oluyor ve elbette bazı söyleyecekleri de var: "Hayatta hiç görülmemiş bir krizle karşı karşıyayız. Şimdiye kadar Tarım Kredi Kooperatifleri gübresiz kalmamıştı, şimdi bir dirhem gübre yok. Vatandaş gübreyi piyasadan şartlarını zorlayarak almaya çalışıyor, ama pahalı ve alım gücü olmadığı için başka şekillerle borçlanıyor. Çiftçi icralık oldu. Avukatlar kapımıza dayanırsa ne yaparız! Bu millet bunu hak etmedi, yazıklar olsun devleti idare edenlere!

Hacı Akdoğan ise "İneğimizi satıp gübre almak zorunda bırakıldık, bu Türk köylüsüne reva görülmemeliydi" diyor. Aytekin Yüzer ise halkı uyanık olmaya davet ediyor ve şunları söylüyor: "Bu köye hzmet nasıl geliyor bilen yok. Ahmet Turgut fakire, yoksula, dara düşene yardım ediyor. Devlet Ahmet Turgut kadar destek verse sorun kalmaz. Biz bize sahip çıkana mukabele etmezsek daha çok sıkıntılarla karşılaşırız. Benliğimize dönmenin yollarını aramalıyız."

 

'57. hükümet kadar makbul hükümet gelmedi'
Alakaderil imkan... Anadolu'yu bir baştan diğer başa geziyorum. Çeşitli görüş ve düşüncelerden vatandaşlarla hasbıhal ediyorum. Aralarında solcusu var, sağcısı var; değişik din, ırk, mezhep ve siyasi partilerden olanlar var. Hiçbir vatandaş şimdiye kadar mevcut 57. Hükümete iyi denmedi. İlla velakin önceki hafta Ankara'nın Haymana ilçesine gidinceye kadar. Bazı siyasiler vardır dürüstlüğü ile maruf; bazıları da siyaseti politik mülahazalar ölçüsünde değerlendirir. Hatta bazıları atadan kalma alışkanlığını sürdürür gider siyasi parti taraftarı olma yolunda.. Öldürseniz onu partisinden vazgeçiremezsiniz. Bazıları ise ayakkabı değiştirir gibi parti değiştirir. Onun için hiç önemi yoktur siyasi değişkenliğinin. Maddi ve manevi bahaneler, siyasi bahaneler vardır olayın perde arkasında. Haymana Belediye Başkanı Mustafa Namal da en fazla siyasi değişgenlik yaşayan politikacılardan birisi.. Hemşehrilerinin ifadesine göre, hepsinin kapısını da çalmış siyasi partilerin. Hatta son olarak FP'den seçilip, sonra istifa edip bağımsız kalan bir alışkan. En son olarak DSP'nin kapısını çalıp "aman beni partinize alın" diye yalvarıp yakarmışsa da kabul etmemişler.

29 Nisan 2001
Pazar
 
Künye
Temsilcilikler
Reklam Tarifesi
Abone Formu
Mesaj Formu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED