Geleceğin Gözde Meslekleri...
T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

A K T Ü E L

'Ahıska bir gül idi...'

Stalin'in baskı ve zulümlerinden kaçan Ahıskalılar, aralarındaki dayanışmayı artırmak için dergi çıkardı

Ahıska, bir zamanlar, Türkiye'nin kuzeydoğusunda Kura nehri şeridinde Kars, Batum, Tiflis üçgeni ortasında bugünkü Gürcistan içinde kuruluydu. 250 sene boyunca bir Osmanlı eyaleti olarak yaşayan Ahıska'nın kaderi, 19. yüzyılın başlarında Rusların eline düşmesiyle değişti ve burada yaşayan Müslümanlar için zor günler başladı. Ruslar tarafından donanmaları yıkılan Ahıskalı erkekler savaşırken, kadınlar ise namuslarını korumak için kendilerini diri diri ateşe attılar. Bir halk şairi, Ahıska'nın bu hazin sonunu; "Ahıska gül idi gitti/ Bir ehl-i dil idi gitti/ Söyleyin Sultan Mahmut'a/ İstanbul kilidi gitti" dizeleriyle özetler. Ahıskalılar, önce Birinci Dünya Savaşı'nda gördükleri zulüm ve dinlerini değiştirmeleri yönündeki baskılara dayanamayarak Türkî cumhuriyetlere göç ettiler. Halen dünya üzerinde yaklaşık 368 bin Ahıskalı yaşıyor. Ahıskalıların Türkiye macerası ise 1992'de iskan edilmesinin kabul edilmesiyle başlıyor. 1996'da Ahıskalıların ikamet ve iş bulmalarına yardım etmek için kurulan Ahıskalılar Vakfı, son olarak Ahıskalılar Vakfı Tarih ve Kültür Bülteni olan Ahıska isimli bir dergiyi yayın dünyasına sundu. Üç ayda bir yayımlanacak olan Ahıska'nın Yayın Yönetmeni Rasim Bayraktar, dergi ile kendilerini Türk halkına tanıtmak istediklerini söyledi. Bayraktar, "Türkiye'ye geldiğim yıllarda 'Ahıska' dediğimde Alaska'dan bahsettiğimi sanıyorlardı. Bu yayın ile Türklere, Ahıska toplumunun bir zamanlar bir Osmanlı şehri olduğunu, ortak yönlerimizin bulunduğunu anlatmayı hedefliyoruz" dedi. Bayraktar, ilk sayıda Ahıska'yı tanıttıkları derginin sonraki sayılarında, tarihte yapılan haksızlıkları belgeleyeceklerini de sözlerine ekledi.

DİN DEĞİŞTİRMEK İSTEMEDİLER

Sovyet yönetiminin Kafkaslara hakim olmasıyla, camiler kapatılarak kiliseye çevrildi, Kur'an-ı Kerimler toplandı ve Ahıskalılar üzerindeki dînî baskılar arttı. Baskılara direndikleri için Stalin tarafından topraklarından sürülmeleri 14 Kasım 1944'te gerçekleştirildi. Ahıskalılar, vatanlarını görmek istedikleri halde, bugünkü Gürcistan'ın aldığı kararlar yüzünden bu arzularına turist olarak bile kavuşamıyorlar.

 
Ünlüler gizli şair
Alkışlarla yücelse de adım
Başarım büyük olsa da gurbetteyim
Gölün maviliğinde yalnızlığı bulur
Kuğulardan dostluk umarım...
Bu satırlar tanınmış bir şaire değil, Yeşilçam'a yıllarını veren bir yıldıza, Türk Sineması'nın "Sultan"ı Türkan Şoray'a ait. Beyazperdede, sahnede tanıdığımız yıldızlar, aynı zamanda duygu yüklü şiirlere imza atan "gizli" birer şair. Internetteki "netbul.com" sitesinin derlemesine göre, ünlüler sevinçlerini, kederlerini şu mısralara döktü: Aşk ve sevgi ne imiş bülbüllere sor
Bülbüllerin dert ortağı olan güle sor
Senin için yanan sönen garip gönlümün
Anlamını bir gel de bana sor - Bülent Ersoy
Yollarıma duvar ördüler
Gelemedim
Nerdeydin
Başka eller alkış tutuyor sessizliğe
Öldüm
Nerdeydin
Bir kuş
Bir sevda
Bir alem
Bittim
Neredeydin - Kadir İnanır
Yine dönerse bir akşam sevgilim
Saçlarında gül, incecik beyaz gül
Gelir mezarımın yanına
Mavi gözlüm, beyaz ince çiçeğim
- Cüneyt Arkın
Beni Bursa sokağında vurdular
Güneşi olmayan bir sabahta
Yeşil şarap aktı bileklerimden
Bir çöpçünün nasırlı eli saçlarımda
Picadilly kızları öbek öbek pınarlarımda
Sarhoşlar avuçlarımda yürüdü
Ömür çizgim bir postalın kabarasında
Güneşi olmayan bir sabahta - Zeki Müren

23 Temmuz 2001
Pazartesi
 
Künye
Temsilcilikler
Reklam Tarifesi
Abone Formu
Mesaj Formu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED