|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Gazetemizin yazarı Nazlı Ilıcak'ın "Andıç, Soygun ve Çölaşan" ile "Fildişi kuleler taşlanıyor" başlıklı yazılarında bahsettiği konulardan rahatsız olup mahkemeye başvuran Aydın Doğan eli boş döndü. Mahkemece bu iki yazının gerçekleri yansıttığı tescil edildi. Mahkeme yargılama giderlerinin Doğan'dan alınarak Ilıcak'a verilmesini istedi.
Ilıcak neler demişti?Ilıcak, "Andıç, Soygun ve Çölaşan" başlıklı yazısında, "28 Şubat, andıç, soygun ve Emin Çölaşan.. Bunlar içiçe geçen meseleler. O bir dakika karanlıkta, 28 Şubat'a alkış tutanların nasıl bir menfaat düzeni kurdukları ortada. Bakalım Dinç Bilgin'den sonra sıra ne zaman Aydın Doğan'a gelecek?" demişti. "Fildişi kuleler taşlanıyor" başlıklı yazısında ise Türkiye'de kendilerini kanunların üzerinde gören diğer medya patronlarını eleştirerek, "Dinç Bilgin'e dokunulduktan sonra, Aydın Doğan'a niçin ilişilmesin? RTÜK televizyon sahiplerinin devlet ihalesine girmesini yasaklamıyor mu? Bu yasağı delmek için Doğan Kanal D'nin hisselerini, kanuna karşı hile yaparak, hülle yaparak başkalarının üzerinde göstermiyor mu? demişti.
Mahkeme Ilıcak'ı doğruladı
Ilıcak'ın savunmasını değerlendiren 5. Asliye Ceza Mahkemesi, Aydın Doğan'ın açtığı davanın reddine karar verdi. Mahkemenin gerekçesinde, "Bazı büyük gazete ve televizyon sahiplerinin aynı zamanda bankacılık sektörüne de el atarak medya ile bankaların iç içe geçtiği, ancak usûlsüzlük saptanması halinde bu yayın kuruluşları haklarında işlem yapıldığı, hiç kimsenin ve bu arada davacının da kendisini kanunların üzerinde görmemesi gerektiği, bir usûlsüzlük halinde Dinç Bilgin'in başına gelenlerin, Doğan'ın da başına gelebileceği belirtilmektedir" denilirken, Doğan'ın hisselerini hileli olarak taksim ettiği ve bu suretle ihaleyi kazandığı ibaresine de yer verildi.
|
|
|
|
|
|
|