Geleceğin Gözde Meslekleri...
T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Dibe vuran yoksunluk...

Her hâlde farkındasınız: Edebiyat ve şiir dünyamız, artık eskiden olduğu gibi, temâs içinde olduğu gençlere gerek aidiyet his ve hassasiyeti aşılayıp seçmeci bir tavrı inşâ eden, gerek onların kimlik/kişilik özellikleriyle farklı yönelimlerini besleyip estetik kulvarlar doğuran, gerekse açılım ihtiyacı gösterecek edebiyat/şiir yeteneklerini belli bir disiplin anlayışıyla sağlıklı bir çalışma ortamında değerlendirip geliştiren dergilerden oluşmuyor. Şu tespiti açık yüreklilikle, cesaretle, hiçbir komplekse kapılmadan ve biraz da hüzünlenerek bir kez daha ifade edebiliriz sanıyorum: Evet, artık, bir 'okul' işlevi taşıyan ve 'insan yetiştirmek' idealini varlık nedenlerinin en başında sayan nitelikli bir edebiyat/şiir dergisi kalmadı!

Birkaç dergide görünüp hasbelkader bir de şiir kitabı yayımladığında kendini 'şiirin kahramanı' zanneden ve hemen 'büyük şair' havalarına giriveren 'açık ağızlılar'ı -zira onlar, kendini âdeta Türk şiirinin peygamberi (!) sanan abus çehreli, mütekebbir zâtı, ağızlarını kapatmayı unutarak dinliyor ve izliyorlar- bir kenara koyarsak; bugünün gençleri, bilinmezlerle dolu olan şiir yolculuğunda hem şiirlerine kılavuzluk edebilecek, hem yazdıkları/yazacakları şiirin estetik/poetik meselelerini görüşüp, tartışıp yorumlayabilecek ve hem de kendileri adına rûhen sahici bir dayanak, barınak hissedebilecekleri bu tür 'okul' görevini yerine getirecek bir dergiden yoksunlar.. Bu handikapın muhtemel ârazlarını, ileriki yıllarda fazlasıyla yaşayacakları muhakkak..

Böyle olunca da, bugün çıkıp yarın kapanan veya yıllardır her ay yayımlandığı hâlde nâdiren dişe dokunur bir verimlilik performansı gösteren sürüyle derginin kapıldığı nicel 'anafor', bir taraftan dergi idealiyle dergicilik anlayışını yozlaştırarak sıradanlaştırıyor, diğer taraftan varolan düzeysizlik ortamında edebiyat/şiir dünyamızı "şair" etiketli süslülere mahkûm ediyor. Ayrıca, özellikle son dönemde görüldüğü gibi, edebiyat/şiir alanında ortaya konan ürünlerin çapsızlığı yüzünden, en büyük kısıklık ve kuraklığı bizatihî edebiyatın/şiirin kendisi yaşıyor.

Şu kadar sayı yayımlanmakla birlikte, günün birinde kapandığında, ardında, özellikle 'insan yetiştirmek' bağlamında edebiyat/şiir hayatına yaptığı katkılara dair hiçbir iz barındırmayan bir dergi mezarlığına dönüşmüş durumdaki bu alanın tarihinden, alınacak birçok ders var, diye düşünüyorum.

'Okul' işlevi taşıyan bir dergi ortamının yoksunluğu, bana göre, daha ziyade, 'merkez'in dergi yönetimlerini ilgilendirmeli. Acaba, böyle bir sorunları mevcut mu? Ondan da kuşkuluyum!


23 Temmuz 2001
Pazartesi
 
RASİM ÖZDENÖREN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED