Yeni Safak Online...
T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

K Ü L T Ü R
İpekçiler'in
mahrem 'macerası'

Abdullah Muradoğlu kitabında, ailesi, çevresi, gazeteciliği, politik yaşamı ve kişiliği ile incelenmeye değer bir isim olan İsmail Cem'e ve Selanik'ten İstanbul'a göç eden İpekçi ailesinin ilginç olaylarla dolu yüzyıllık tarihine ışık tutuyor.

"Selanik'ten İstanbul'a İpekçiler ve İsmail Cem", hayli kapsamlı bir çalışmanın toplamı. Böyle bir çalışma yapmak nereden geldi aklınıza? Sizi bu konuya çeken şey neydi?

İsmail Cem, benim lise yıllarımdan tanıdığım bir isim. Taner Akyol ağabeyim Kemal Tahir'in 'Devlet Ana', Atilla İlhan'ın 'Hangi Batı' isimli kitaplarıyla birlikte Cem'in 'Türkiye'de Geri Kalmışlığın Tarihi' isimli kitabını okumam için vermişti. Çok severek okuduğum bu kitaplar, solda da memleketsever, anti-batıcı, yerli bir damar olduğunu görmemi sağladı. Cem, son birkaç yılda yıldızı parlayan bir siyasetçi. Solda liderlik tartışmalarında ismi gündeme geldi sık sık. Cem, sosyal-demokrasi denildiğinde ilk akla gelen isim. Öte yandan çeşitli alanlarda etkili olmuş, pek-çok ünlü isim çıkarmış, zaman zaman birtakım spekülatif tartışmalara konu edilmiş ilginç bir aileye mensup. Bu nedenle Cem'i seçtim.

Ne kadar sürdü çalışmalarınız?

Çalışma yaklaşık 1 yıl sürdü. Haziran ayında çıkmasını düşünüyordum. Aslında Ecevit sonrası DSP'deki liderlik yarışında Cem'in ön plana çıkacağını düşünüyordum. Bu nedenle malzeme çalışmalarım bittiği halde yayınlanmasını erteledim. Temmuz'da DSP'de yaşanan ani deprem, arkasından YTP'nin kurulması çalışmamı yeniden hızlandırmama sebep oldu.

Nasıl bir "kazı çalışması" yaptınız?

Cem ve İpekçi ailesi üzerine yazılmış makaleler, kitaplar, anılar, biyografiler, söyleşiler, Selanik, İstanbul, Büyükada gibi şehir tarihlerinin yanısıra ailenin ünlü isimlerinin iştigal ettikleri alanlarla ilgili pekçok kitap taradım. Basın, sinema, tiyatro, spor, müzik, kulüp ve banka tarihleri, Işık Lisesi, Robert Kolej gibi okul tarihleri, Bektaşilik ve Mevleviliğin yakın tarihi üzerine yazılmış kitaplar çalışmamda kullandığım malzemeler oldu. Aileyle bağlantılı her ismi, tek tek araştırdım. Cem'in bir şekilde içinde yer aldığı partiler ve olaylarla ilgili pek- çok kitap okudum. Elimde zengin bir malzeme oluştu.

Gazetecisiniz. Yani, ilgili olduğunuz alan ve isimler üzerine zaten bilgi sahibisiniz. Ama çalışma ilerledikçe sizi bile şaşırtan ne gibi bilgilerle karşılaştınız?

Bir kişiyi, bir aileyi eksen aldığınızda bilmediğiniz pekçok şey öğreniyorsunuz. Pekçok hayat hikayesiyle, ilginç ilişkiler ağıyla yüzyüze geliyorsunuz. Burjuva bir aile olan İpekçi'lerin sol entelejensiya ile sıkı ilişkileri en fazla dikkatimi çekti. Mesala İpekçi ailesi içinde sağda yer alan tek bir isme rastlamadım. İyi bir sinema izleyicisi olarak, pek-çok salonun İpekçi ailesi tarafından açıldığını öğrenmem beni şaşırttı. Abdi İpekçi'nin lisede okurken soyadını değiştirme düşüncesi, Selanik kökenli bir kızla evlenmek istememesi de şaşırttı. Öte yandan Cem'in TRT Genel Müdürlüğü döneminde hakkında dile getirilen iddialar, suçlamalar da ilginçti. Mesela Orhan Gencebay'ı TRT ekranlarına çıkarmasına en fazle tepki sol kesimden gelmiş. Bugün bazı partilere, liderlere yönelik tepkilere bir zamanlar Cem de benzer gerekçelerle maruz kalmış. TRT Genel Müdürlüğü'nden azledilmesi için en fazla uğraş veren kişi Demirel ve İstanbul sermayesini temsil eden çevrelermiş. Bütün bunlar doğrusu bana çok ilginç geldi.

İsmail Cem ile bu konuda herhangi bir görüşmeniz oldu mu?

Hayır. Portre çalışmalarımda böyle bir tarzım yok. Ama elbette kendisiyle yapılmış pekçok söyleşiyi okudum, yararlandım.

Bunca araştırmadan sonra kafanızda net bir resim oluşmuştur herhalde. Birkaç cümle ile İsmail Cem ve ailesinin Türk toplumu içindeki profilini çıkarabilir misiniz?

İsmail Cem, cumhuriyetin belki de en Batılı yaşayan ilk ailelerinden birine mensup. Ailenin hemen hemen bütün bireyleri Robert Kolej, Saint Michel, Galatasaray Lisesi gibi özel okulların yanısıra çoğunlukla yurt dışında eğitim almışlar. Batılı, laik, liberal renkleri ağır basan burjuva bir ailenin tipik özelliklerini taşıyan bir aile. Solla ilişkileri ideolojik değil, kültürel. Cumhuriyetin ilk dönemlerinde Batılı yaşam tarzları nedeniyle kendilerine en yakın çevre olarak sol entelejensiya çevresini bulmuşlar. Aile içinde ve çevresinde Bektaşilik ve Mevlevilik gibi liberal tarikatlere meyledenler olsa da genel olarak dini değerlerden uzak durmuşlar. Cem, Kemal Tahir'in etkisiyle biraz bu çizginin dışına çıkmış gibi görünüyor. Laurel&Hardy'nin sesi İhsan İpekçi'nin kuzeni Osman İpekçi'nin kızı , İnci İpekçi 1930'larda İpek Film Stüdyosu'nda dublajı yapılan Lorel-Hardy'in çocuk rollerini seslendirdi. O yıllarda Türk seyircileri Lorel-Hardy'in çocukluk rollerini İnci İ pekçi'nin sesinden izlediler. Yağma Hasan'ın Böreği İpekçi'lerle hısımlığı bulunan Leyla Gencer, ünlü modacı Cemil İpekçi' nin teyzesi oluyor. Cemil İpekçi'nin annesi Sahire Hanım, İstanbul'un meşhur Karaköy Börekçi'sinin sahibi Çeyrekgil'lerden Hasan Çeyrek'in kızı oluyor. Yağma Hasan'ın böreği deyimi buradan geliyor. Üstad 'oynayamadı' Ünlü şarkıcı Münir Nurettin Selçuk, İpek Film'in çektiği, "Allah'ın Cenneti" isimli filmde sağdan sola dönmesini bile becerememekle eleştirildi. İpek Film'in meşhur ettiği bir aktör de Ayhan Işık'tı. Işık'ın ilk filminin galası Çankaya Köşkü'nde yapıldı. TRT yerine ORT İsmail Cem'in genel müdür olduğu dönemde TRT ekranlarında Osmanlı devri musıkîsine yer verilmesi eleştirildi. M. Ali Kışlalı'nın çıkardığı Yankı Dergisi'nde TRT'den ORT diye bahsedildi. Yani Osmanlı Radyo Televiz-yonu. Sebep bekleme devrelerinde ekranda Osmanlı minyatürlerinin gösterilmesi ve Klasik Türk Müziği'nin çalınması idi. Kemal Tahir'in vedası İsmail Cem, Kemal Tahir hayranı. Kemal Tahir 1973'te vefat etmeden bir gece önce, İsmail Cem ve Mete Tunçay ile Mehmet Barlas' ların evindeydi. O akşam Mete Tunçay, Kemal Tahir'in tarihi romanlarını sert bir dille eleştirdi. Cem, Tunçay'a itiraz etti. Kemal Tahir, Barlas'lardan ayrıldıktan kısa bir süre son-ra kalp krizi geçirerek öldü. Bundan gazeteci olmaz Abdi İpekçi, İsmail Cem'in amcası Süleyman Cevdet İpekçi'nin oğlu. Abdi İpekçi, iki ablasını veremden, ağabeyi Osman'ı da böbrek rahatsızlığından kaybetti. İlk gazete deneyimini, İhsan İpekçi ve Fahir İpekçi'nin ricasıyla Ahmet Emin Yalman'ın yanında yaptı. Yalman, İpekçi'lere, "Bu çocuktan gazeteci olmaz, bırakın tüccarlık yapsın" dedi. İpekçi hayal kırıklığına rağmen sebat etti ve Altemur Kılıç'ın Karacan'lara yaptığı öneri üzerine genç yaşta Milliyet'in başına geçti.

 
'Sinemamızda damgaları var'
İpekçi Ailesi'nin Türk sinema tarihinde nasıl bir yeri var? İpek Film, Türk sinemasına ve yaptığı filmler aracılığıyla topluma nasıl bir etkide bulundu?
İpekçi ailesi Türk sinemasının ilk otuz yılına damgasını vurdu. Sinema işletmeciliği, film dağıtımcılığı derken 1928'de İpek Film'i kuruyorlar. Muhsin Ertuğrul, ailenin yönetmeni. İpek Film'in filmlerinde Muhsin Ertuğrul çizgisi egemen. Tarz olarak tiyatro havası veren filmler. Daha çok Batı filmlerinden uyarlamalar. İpek Film, tiyatro oyuncularının ikinci iş adresi gibi çalışıyor. Seden Film'den sonra ikinci özel film yapımevi İpekçi'lere ait. İlk sesli film stüdyosunu da onlar açıyor. İpek Film'in çektiği ilk filmler, cumhuriyetin Batılılaşma ve modernleşme projesiyle paralel seyir izliyor. Osmanlı dönemini, yaşayış ve inanış tarzını hicveden, Batılı yaşamayı angaje etmeye dönük filmler çekiyorlar. Mısır filmleri akımının etkisiyle ünlü şarkıcıları başrol oyuncusu olarak oynatma geleneği de İpekçi'lerle başlıyor. Muhsin Ertuğrul'dan sonra filmlerin içeriği değişiyor. 1950'lerde ise tarihi filmlere ağırlık vermeye başlıyorlar. İlk Türkçe film de İpek Film tarafından seslendirilerek gösteriliyor.
  • 1960'larda başlayan gazetecilik kariyerine ilerleyen yıllarda =sendikacılık, yazarlık, TRT Genel Müdürlüğü, milletvekilliği, Kültür Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve son olarak Yeni Türkiye Partisi liderliği sığdıran İsmail Cem, gazeteci-yazar Abdullah Muradoğlu'nun kaleme aldığı "Selanik'ten İstanbul'a İpekçiler ve İsmail Cem" adlı kitapla yeniden gündemde. Daha önce Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'i anlatan "Köşk'teki Hakim", Kemal Derviş ve ailesini ele alan "Reformun Dervişleri" ile "Öldüren Sır: Garih / Sıradışı Bir Musevinin Portresi" adlı üç kitaba daha imza atan ABDULLAH MURADOĞLU yaptığı portre çalışmalarıyla dikkatleri üzerine çeken bir isim. Yeni Şafak gazetesi muhabiri olan Muradoğlu, ülkemizin ticaret, basın, siyaset, tiyatro, sinema, edebiyat, müzik ve reklam alanında söz sahibi olmuş İpekçi ailesi ve İsmail Cem'i konu alan kitabıyla ilgili sorularımızı cevapladı.
    TÜYAP KİTAP FUARI GÜNDEMİ

  • Gazeteci şair Mehmet Ocaktan yarın 16.00'da Everest Yayınları Standı'nda okurlarıyla buluşacak.

  • Nevval Sevindi'nin Milenyum'da Aşk başlıklı söyleşisi saat:13.45'te İnterexpo Salonu'nda.

  • Alptekin Dursunoğlu'nun Türkiye-İsrail İlişkileri konulu söyleşisi saat:16.45'te.

  • Osman Ulagay, Avni Özgürel, Şahin Alpay ve Nevval Sevindi saat 16.00'dan itibaren Timaş Yayınları Standı'nda kitaplarını imzalayacak.

  • Ahmet İnam ve Kemal Tüfekçi'nin katılacağı Nietzsche'nin Şiirleri söyleşisi saat:16.45'te.

  • Yeni Devlet, Yeni Siyaset ve Seçimler başlıklı Etyen Mahçupyan, Fuat Keyman ve Sulhi Özel'in katılacağı söyleşi saat:18.30'da.
  • 31 Ekim 2002
    Perşembe
     
    Künye
    Temsilcilikler
    ReklamTarifesi
    AboneFormu
    MesajFormu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED