|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
AK Parti lideri Tayyip Erdoğan, başbakanlık tartışmalarına Yozgat'ta cevap verdi. Cumhurbaşkanı Sezer'in, hükümeti kurma görevini, "güvenoyu alabilecek partinin seçtiği milletvekiline" vermesi gerektiğini belirten Erdoğan, "kelimeleri dikkatli seçmenin" önemine dikkat çekti. AK Parti lideri Erdoğan, dün seçim maratonunu Sivas, Kayseri, Yozgat ve Tokat'ta düzenlediği dört mitingle sürdürdü. Erdoğan, Yozgat mitinginde her kurum ve her kişinin görevinin Anayasa'da belirlendiğini hatırlatarak, şöyle konuştu: "Siyasi gerginliğin içinde olmayız, olmayacağız da. Sayın Cumhurbaşkanı'nın, Cumhuriyet Resepsiyonu'nda gazetecilerin sorusuna karşılık söyledikleri var. Sayın Cumhurbaşkanı ile polemiğe girme niyetinde değiliz. Cumhurbaşkanı'nın ve bizim görev ve sorumluluklarımız Anayasa'da bellidir. Başbakan adaylığına Parlamento'daki milletvekillerinin hepsi girer. Anayasa'nın 109. maddesi 'Cumhurbaşkanı Parlamento içinden başbakan atar' diyor. Atadığımız kişi güvenoyu almayacaksa bunun anlamı var mı? Başbakan, güvenoyu alabilecek, en çok oyu alan partinin içinden atanır. Partimizin yetkili kurullarını toplar ve başbakan adayını belirleriz. 'Başbakan adayı' diyoruz, 'başbakan' demiyoruz. Dolayısıyla seçme kime aittir? En fazla oyu alan, yani güvenoyu alabilecek gücü elinde bulunduran partiye aittir. Atama, cumhurbaşkanının işi." Medya konuyu saptırıyor AK Parti'nin birinci parti olacağı görüldüğü için AK Parti'nin üzerinden spekülasyon yapıldığını ve medyanın konuyu sağa sola saptırdığını vurgulayan Erdoğan, "Bunu sağa sola saptırmaya kimsenin hakkı yok. Her kurum görevini bilir. Yapacak çok işimiz var. Bunu sağlıklı yürütmemiz lazım, kavga ve gürültüyle değil. Başbakanın Cumhurbaşkanı ile takıştığı dönemler yaşadık. Biz bunları yine yaşamak istemiyoruz. Onun için kelimeleri dikkatli seçmek zorundayız. Çünkü, devlet böyle bir yerdir" dedi. Bunlarla mücadele verilmez AK Parti'nin önünü kesmek için "Milletvekili olamayan bir genel başkanın başında olduğu partinin oyları tartışmalıdır" konusunun gündeme getirildiğine dikkati çeken Erdoğan, "Şimdi bunlar utanmadan bu tip propagandalarla acaba birkaç puan çalabilir miyiz düşüncesindeler. Olmaz böyle çirkinlik. Gücünüz varsa çıkarsınız yola, demokrasi yolunda bizimle koşarsınız. Bunlarla demokrasi, hak ve özgürlük, iş, aş, ekmek mücadelesi verilir mi? Bunlarla işsizliğe çare bulunur mu? Bunlarla eğitim hakkı engellenenler için mücadele verilir mi?" diye sordu. 40'ında ne yaptı ki 65'inde yapsın? CHP lideri Deniz Baykal'ı da eleştiren Erdoğan, 1950 yılında "insan haklarına saygıdan uzak, açık oy gizli tasnif" anlayışının temsilcisi olan CHP'nin bu anlayışını hala sürdürdüğünü savundu. Erdoğan, "Bugün de bir tezgahın içindeler. Alınları akmış. Önce mazinizi temizleyin. Biz 4,5 yıl İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde hizmet verdik. Nasıl hizmet verdiğimizi, halkı nasıl kucakladığımızı İstanbullular çok iyi biliyor" diye konuştu. 1978'de Baykal'ın Enerji Bakanlığı döneminde halkın akaryakıt ve yağ kuyruklarında olduğunu hatırlatan Erdoğan, "40 yaşında işi başaramayan 65'inde nasıl başaracak? Samimi olalım. Aldatmayalım, aldanmayalım. Onlar bizi kuyruklarda inim inim inlettiler" dedi. VELİ TOPRAK
SİVAS - KAYSERİ - TOKAT - YOZGAT
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv Bilişim| Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |