Milletin görülecek hesabı var
Radyo 7'de Erkan'la Sevgi Pınarı adlı programı dinledim dün Cağaloğlu'ndan gazeteye gelene kadar.
Programın 7'de 7 diye bir köşesi var, dinleyen bilir.
Her bölgeden bir dinleyiciyi telefonla yayına alıp sohbet ediyor, isteği olursa onun için bir şarkı-türkü çalıyor Erkan.
Akdeniz Bölgesi'ne sıra geldiğinde Adana'dan bir genç katıldı.
Hoşbeşten sonra ne iş yaptığına dair soruya, delikanlı askerden geldiğinden beri işsiz olduğunu söyledi.
Askerliği bitireli üç yıl olmuş.
İsmi Harun'du yanlış hatırlamıyorsam.
İbrahim Tatlıses'ten bir şarkı istedi.
Az sonra Güneydoğu Bölgesi'ne geldi sıra.
35 Yaşında, üniversite mezunu bir dinleyici konuk oldu.
Kendi işi varmış, üç sene önce iflas etmiş.
O gün bugündür işsiz.
Üç çocuğu var ve geçinebilmek için babasından yardım almak zorunda.
Buyurun buradan yakın!
İstek şarkıyı çalmanın vakti geldi o sıra.
İbrahim Tatlıses, "Hesabım var" dedi, bütün 'hesabı olan' dinleyiciler için.
Ve Erkan'ın yorumu:
- O hesap 3 Kasım günü görülecek!
Bakalım, hesap doğru mu görülecek...
Farabiye göre devlet adamının nitelikleri
1. Bütün vücut organları sağlam olmalı ve normal şekilde görev yapabilmelidir.
2. Doğuştan zeki olmalıdır.
3. Kuvvetli bir hafızası olmalıdır. Anladığı, gördüğü, işittiği şeyleri unutmaması için güçlü bir hafızaya sahip bulunması gereklidir.
4. Küçük emarelerden süratle sonuç çıkarabilmelidir.
5. Zihnindeki fikirleri en iyi biçimde ifade edebilecek konuşma yeteneğine sahip olmalıdır.
6. Öğrenmeyi ve öğretmeyi sevmelidir.
7. Zevk ve eğlence düşkünü olmamalıdır.
8. Hakikati ve hakikati sevenleri sevmeli, yalandan ve yalancılardan nefret etmelidir.
9. Yüksek ruh sahibi ve cömert olmalıdır.
10.Para ve diğer dünya değerleri onun gözünde önem taşımamalıdır.
11.Tabiatı gereği adaletin ve adaleti sevenlerin dostu olmalı, cebirden ve zulümden nefret etmelidir. Zalimlerin düşmanı olmalıdır. Adaletine başvurulduğu zaman adalete uygun davranmalı, adaleti yerine getirirken inatçı ve ters olmamalıdır. (Ümit Savaş'a teşekkür)
ÇAYDA ÇIRA OYUNUNUN HİKAYESİ
Elazığ'ın en önemli halk oyunu. 18. Yüzyılda, Uluova'yı ortadan ikiye ayıran Haringet Çayı'nın kıyısında bulunan köyün ileri gelenlerinden birinin oğlu evleniyor. Düğün dernek kuruluyor ve herkes eğlence halinde, herşey kıvamında ilerliyor. Ancak birden ay tutuluyor ve bu olay hayra yorulmuyor. Eğlence duruyor, davetliler tedirgin... Tam bu sırada damadın annesi Pembe Han, hemen bir buluş yaparak ne kadar mum varsa tabaklara koyuyor ve düğüne katılanların eline veriyor. Her taraf aydınlanıyor ve tekrar eğlenceye devam ediliyor.
Çalgıcılar da oynayanların hareketlerine göre çalıyorlar ve oyun böylece başlamış oluyor. (İstanbul'daki Anadolu)
3 KASIM ŞARKISI
Bir genel seçim sabahı
Güneşle uyandın mı hiç
Bir his dolup içine
Reyini kullandın mı hiç
Geçen yıllara yazık
Yazık etmişsin gülüm sen
Öyleyse hiç seçmemiş
Seçilmemişsin gülüm sen
MARATON
Avrasya maratonu koşuldu. Maraton öncesinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından, Bülent Bey'e de bir göğüs numarası gönderildiğini duyduk. Şaka mı, ciddi mi, jest mi, prosedür gereği mi anlayamadık.
GÜNÜN SÖZÜ
"Bir şeyi istediğimiz zaman, hep onun çekici yanlarını görürüz, onu elde ettikten sonra da hep kötü yanlarını buluruz."
Jonathan Swift
mseker@yenisafak.com
|