|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Hükümet batık bankaları kurtarmaya çalışırken, Türkiye doğusundan batısına, zengininden fakirine kadar tüm kesimleriyle sefalete doğru sürükleniyor.
Türkiye'de zengini, yoksulu, ücretlisi, küçük esnafı çok zor günler yaşıyor. Ankara'daki yöneticilerin yaptığı yanlışların sonunda Türkiye'de gelir dağılımı en zengin ve yoksul şeklinde iki keskin ayrıma dönüştü. DİE'nin rakamlarına göre halkın yüzde 93'ü bugün maaşıyla geçinemez hale geldi. Türkiye'yi doğusundan batısına, zengininden fakirine kadar sefalete doğru götürüyor. 2001 yılında yüzde 8,9 küçülme yaşandığını vurgulayan uzmanlar bu olumsuzluğun telafi edilmesi için en az 4 yıl gerektiğini belirtiyorlar. Karı-koca çalışıyor, o da yetmiyor Devlet İstatistik Enstitüsü'nün rakamlarına göre Türkiye'de yaşıyanların yüzde 93'ü maaşıyla geçinemiyor, ailelerin yüzde 85'i devamlı geçim sıkıntısı içinde, yüzde 64'ü hiç tasarruf etmiyor, yani gelecekleri yok, yüzde 33'ü devamlı borçlanıyor, yüzde 37'si eşinin çalışmasına muhtaç. Dört kişilik bir ailesin sadece mutfak masraflarını karşılaması için 349 milyon liraya ihtiyacı var, yani açlık sınırı bu. Yine 4 kişilik bir ailenin gıda, konut, yakacak, giyecek, ulaşım, sağlık gibi ihtiyaçlarının karşılanması için ise 1 milyar 3 milyon lira. Bu da yoksulluk sınırı. Hükümetin, sosyal patlamayı engellemek amacıyla, sivil toplum kuruluşlarının önerdiği projelere destek vermesinin de yetmeyeceğini belirten ekonomistler, büyümek için yatırımın şart olduğunu vurguluyorlar. Adana Sanayi Odası Başkanı Ümit Özgümüş, ekonomik krizin bu yıl içinde aşılacağı yolunda iyimser olmadığını belirterek, "Önce kapanan işyerlerinin açılması, üretimin ve ihracatın artması gerekir. Pembe tablo çizmekle ekonomi düzelmez" dedi.
|
|
|
|
|
|
|