T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
ABD askeri neden Gürcistan'da?

Amerika'nın İslamcı gruplara karşı başlattığı küresel savaş, Afganistan'dan sonra İslam coğrafyasının enerji kaynakları bakımından zengin bölgelerine, bu kaynakları dünya pazarlarına ulaştıracak koridorlara ve enerji pazarını kontrol etmek için askeri açıdan önemli bölgelerine doğru hızla genişlerken, diğer taraftan, dünya genelinde Müslümanlar'a karşı korkunç bir düşmanlığı da körüklüyor. İslam coğrafyasının bir çok bölgesindeki etnik ve din eksenli çatışmaları yeniden alevlendiriyor. Bugüne kadar binlerce insanın hayatını kaybettiği Hindu-Müslüman çatışmaları yeniden başladı ve bir kaç günde yüzlerce insan hayatını kaybetti.

Din kavgalarına elli yılda yüzbinlerce kurban veren Hindistan kaynıyor. Hinduların düzenlediği son saldırılarda Müslümanlara ait yüzlerce ev, işyeri ve otomobil kundaklandı. Çatışmalar giderek yayılıyor. İnsanlar uykularında ateşe veriliyor. Doğu Timor'un Endonezya'dan koparılmasından sonra ülke genelinde kendini gösteren, Baharat Adaları gibi bölgelerde katliamlara dönüşen Müslüman-Hristiyan ve Müslüman-yerli çatışmaları tekrar patlamak üzere. Yine Nijerya özelinde orta Afrika'daki Müslüman-Hristiyan çatışmaları tırmanıyor. ABD'nin küresel savaşı sadece İslamcı grupları dünya genelinde tasfiye etmekle kalmıyor, Müslümanlar'la hesabı olan herkesi harekete geçiriyor ve İslam dünyası kanlı çatışmalara doğru sürükleniyor.

Afganistan'dan sonra Filipinler'e yönelen, ardından Kenya'ya asker gönderen, Çeçenler'e karşı Gürcistan'a asker yığmaya başlayan ve son olarak Yemen'e asker gönderme kararı alan Amerika'nın, küresel savaşını hala antiterör savaşı olarak değerlendiren 'saf'lar var mı bilemiyorum ancak antiterör savaşı adı altında büyük bir istila ve hegemonya savaşı yürütüldüğü bir gerçek. "ABD-İngiliz-İsrail üçgeni", "taşeronları"nın desteği ile 21 yüzyılda yeni bir dünyanın temellerini atıyor.

Gizli harita ve operasyon bölgeleri

ABD Başkan Yarndımcısı Dick Cheney'nin Washington'ın yeni enerji politikasını belirleyen Enerji Görev Gücü'nün başkanı olarak petrol şirketleriyle Beyaz Saray'da yaptığı altı görüşmenin içeriği, Enron skandalını soruşturan yetkili mercilerin talebine rağmen "Ulusal güvenlik" gerekçesiyle açıklanmıyor, gizli tutuluyor. Bu toplantılarda dünyanın enerji kaynakları açısından "altı bölge"ye ayrıldığını ve bu bölgelerde kararlı bir "temizlik harekatı"na girişileceğini daha önce yazmıştım. Sözkonusu bölgeler: 1- Cezayir, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Katar ve genel olarak Ortadoğu. 2- Hazar bölgesi, Hindistan ve Güney Asya pazarı. 3- Nijerya, Nijerya bağlantılı Nijer Deltası, Batı Afrika Boru hattı. 4- Açe. Borneo adası ve Burma. 5- Çad ve Kamerun boru hattı. 6- Brezilya ve Venezuella. Afganistan'dan sonraki askeri hareketliliğin bu merkezler ekseninde geliştiğini görmeyen var mı?

Afganistan'da, Filipinler'de, Gürcistan'da veya Kenya'da aynı yöntem kullanıldı. Terörle savaş gerekçesiyle önce ABD askerlerinin öncü grubu bu bölgelere geliyor, hazırlıklarını yapıyor, ardından ABD askerleri geliyor ve saldırılar başlıyor. Afganistan saldırısıyla Orta Asya'yı kontrol altına alan, Türk cumhuriyetleri üzerinde tam denetim kuran ve Rusya'nın inisiyatifini yok eden ABD, Gürcistan'a indirdiği askerlerle başlatacağı Çeçen operasyonu ile de Kafkaslar'ı tam denetim altına alıyor. Filipinler'de Müslümanlar'a karşı başlatılan saldırı, önümüzdeki günlerde Açe ve Borneo adasına doğru yayılacak. Kenya'ya gönderilen 3 bin (bilinen) Amerikan askeri, Orta Afrika'da başlatılacak operasyonların ilk adımı. Yemen'e asker gönderme kararı alan ABD, yakında Irak, Suriye, Lübnan ve Filistin'i etkisine alacak geniş bir Ortadoğu müdahalesinin hazırlıklarını yapıyor.

Bugüne kadar "İslamcı terörizm" gerekçesiyle bu hegemonya savaşına destek veren, oluşan "sisli hava"nın yardımıyla Müslümanlar'la sorunlarını kökünden çözme fırsatçılığına tenezzül eden veya sessiz kalan güçler, ABD'nin son ataklarıyla nasıl bir tuzağa düştüklerini yavaş yavaş idrak etmeye başladılar. Washington'ın El Kaide ve Taliban gerekçesiyle Afganistan'a savaş açtığı dönemde ABD-Rusya yakınlaşmasına vurgular yapan ve bunu tarihi bir olay olarak niteleyenler nerede? Afganistan harekatıyla Rusya'yı Orta Asya'dan silen ABD, Gürcistan'a yerleşmekle de Moskova'nın Kafkaslardaki etkisini tarihe gömüyor. Norveç'ten başlayıp Rusya'ya komşu bazı Avrupa ülkelerinden geçen, Türkiye üzerinden Gürcistan ve Orta Asya Türk cumhuriyetlerine ulaşan yeni bir hat oluşturan ABD, Rusya'yı çepeçevre kuşatmış durumda.

Karabağ Ermenilere verilecek

21 Şubat'ta iki askeri kargo uçağıyla özel güçler ve lojistik destek güçlerinden oluşan 40 Amerikan askeri İncirlik Üssü'nden alınıp Gürcistan'a götürüldü. Bazı kaynaklar bu ülkede altı yüz Amerikan askerinin bulunduğunu, yakında Pankisi Vadisi'ne sığınan Çeçen mücahitlere karşı hava saldırılarının başlayacağını belirtiyorlar.

Amerika için büyük bir stratejik zafer, Rusya için ise tarihi bir hezimet olan operasyonun amacı basit: ABD ordusu Hazar'dan Batı'ya yönelecek boru hatlarının geçeceği bölgelerde üsleniyor. Bu, Hazar enerji kaynaklarının yoğun olarak batıya akacağına, Rusya ve Çin'in bypass edildiğine işaret ediyor. Gürcistan'daki üsler, ABD'nin Irak ve Ortadoğu'ya yönelik operasyonları için Türkiye dışında bir başka hareket noktası olacak.

Gürcistan'da başlayan süreç Ermenistan'la devam edecek. Bir ABD askeri heyeti bu amaçla Ermenistan'a gitti. Yakında, Erivan üzerindeki Rus nüfuzunun önemli ölçüde zayıflatıldığına, Ermenistan'ın "Rusya kamburu"ndan kurtulma isteğine şahit olacağız. Ermeni işgali altındaki Karabağ "çok önemli derecede boru hattı güzergahı" olarak belirlendi. Dolayısıyla Azeri-Ermeni sorununda bu yaz aylarında radikal değişiklikler olacak. Muhtemelen Karabağ Eremilere bırakılacak, Ermeniler işgal ettikleri diğer bölgelerden çekilecek.

"Amerika-İngiliz-İsrail üçgeni"nin küresel hegemonya savaşı Rusya, Çin, Avrupa (kıta Avrupası) ve Müslüman toplumların aleyhine gelişiyor. Bütün uluslararası değer yargılarını yerlebir eden bu üçlü, "taşeronları" ile birlikte dünyayı inanılmaz bir tek boyutluluğa, acımasızlığa, adaletsizliğe, hukuksuzluğa ve kaosa doğru sürüklüyor. Müslümanlar'ın kurban olarak seçildiği açgözlü sömürge harekatı, İslam coğrafyasında ve İslami aydınlanma üzerinde çok büyük tahribata neden olacak. Ancak Kuzey Afrika'dan, Ortadoğu'dan veya Güneydoğu Asya'dan yükselecek yeni İslami dalga apayrı ve güclü bir bilinçlenmeyi beraberinde getirerek bu tahribatı önleyebilir.


2 Mart 2002
Cumartesi
 
İBRAHİM KARAGÜL


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED