T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Varyag'ın güvertesinde olmak zor bir iştir!..

Acaba Varyag nerede şimdi?

"Varyag"ı unuttunuz mu?

Hani Çin'lilerin satın aldığı, hurda halindeki eski Sovyet uçak gemisi vardı.. Çekiciler eşliğinde, geçen yıl bizim Boğazlar'dan geçerken, ödümüz patlamıştı..

300 metreyi aşan boyu ile, devasa bir kitleydi bu yüzen demir-çelik yığını..

Ve motoru yoktu..

Çektiğiniz yere gidiyordu..

Halatları koparsa, nereye çarpıp, kime ne zarar vereceği kestirilemiyordu..

Hatırladınız değil mi "Varyag"ı?..

Çanakkale'yi geçip, Ege'ye açıldı.. Sonra bir fırtınada halatlarını koparttı.. Güç bela, bir Yunan adasına bağlandı..

Acaba şimdi nerede?

Süveyş'i geçti mi?

Hind Okyanusu'nda mı?

Acaba Çin'de bağlanacağı limana mı önce Varyag girecek, yoksa Türkiye Avrupa Birliği'ne mi önce girecek?

Acaba Varyag menziline varmasın diye, halatları kesen veya çekicilerin motorlarını bozan, "milli güçler" var mı?

Varyag'ın güvertesinde olmak, ne zor bir yaşam tarzı..

Motoru da yok, dümeni de yok..

Herşey, "dış dinamikler"e bağlı..

İticiler ve çekiciler, teknenin hantallığının üzerinde güçlü ise, onların istediği yönde ve rotada ilerliyor Varyag..

Ama bir iri dalga, bir zorlu akıntı, Varyag'ı da, çekicileri de, kaderin rotasına atıyor..

Yine de, güvertede birileri "Biz ne istersek o olur.. Rotayı biz çizeriz" diyorlar..

Kimi kaptan, kimi çarkçı, kimi rota-mühendisi rolünde..

Başka birileri de, dümeni olmayan kaptan köşkünün çevresinde, sözde kaptanlara alkış tutuyor..

-Bu gemiye motor gerekmez!..

-Bu gemi dümensiz de gider!..

-Biz halimizden memnunuz.. Bu gemi böyle kalmalı!..

-Varyag'ı onarmak, motor takmak, boyamak, Varyag'ın ulusal kimliğini bozar!..

-Varyag'ı onarmak isteyenler, Varyag'ı parçalayıp, hurda haline getirmek isteyen bölücülerdir!..

Dümensiz kaptan köşkünün çevresindeki birileri, böyle sloganlar atıyor.

Varyag'dakilerden bazıları, çekicilerdeki kaptanlarla, tayfalarla konuşunca, diğerleri bir ağızdan bağrışıyorlar..

-Aramızda, gemi hainleri var.. Bunlar dış güçlerle temasta..

Varyag bir fırtınada su alıyor.. Batma tehlikesi geçiriyor..

Hemen çekicilerden pompalar gönderiliyor.. Gemi batmaktan kurtarılıyor..

O sırada "dış güçler bizi parçalamak istiyor" diye bağırıp, çağıranlar, sessiz, sapsarı, "Kurtarılış"ı izliyorlar..

Çıtları çıkmıyor..

Ama sular boşaltılınca, yine bağrışmaya başlıyorlar..

-Aramızda hainler var.. Suları boşaltan yabancı teknisyenlerle, bazıları temasa geçti!..

Sahi.. Varyag nerede acaba?

Kıbrıs Rumları Avrupa Birliği'ne girmeden, Varyag Çin'de bağlanacağı limana girebilecek mi?

Ya çekicilerin personeli, Varyag'ın güvertesindekilerin huysuzluklarından bıkarlar ve halatları kesip atarlarsa?..

Varyag, öyle hurda halinde kalsa, sonunda batar mı?..

ŞAKA

"Ak"ım derken..

Çok kararlı bir toplumuz..

Geçen yıla kadar, bütün partiler "Bize başkanlık sistemi gerek" diyorlardı..

Dün, Partilerarası Uzlaşma Komisyonu, Cumhurbaşkanı'nın yetkilerinin ve süresinin kısılması konusunda uzlaştı..

Bakarsınız "idam cezası kalksın" derken, Ceza Kanunu'na, "kazığa oturtmak", "kol-bacak kesmek" gibi cezalar da eklenir..

Kararlı olmak kolay değildir..

TÜRKİYE

Bir Kemal Sunal klasiği!..

Sizler de kabul edin ki, sosyo-politik yaşamımız, bir Kemal Sunal filminden farksız..

Şanssızlığımız, bu filmin seyircisi değil, oyuncusu olmamızdan ileri geliyor..

"Dışarı"dan, Türkiye'yi izleyenler, amma da gülüyordur..

Hele Yunanlılar, katıla katıla gülüyordur..

Bırakın Yunanistan'ın 1945-50 arasında "iç savaş"la geçen perişan yıllarını..

1970'leri hatırlayın..

"Albaylar Cuntası" yüzünden, Yunanistan Batı tarafından izole edilmiş.. Baba Papandreu ev hapsinde, Karamanlis Paris'te sürgünde..

Ve Atina'da Yoannides, Kıbrıs'ta Samson, bir de Enosisci darbe planlıyorlar..

Türkiye Kıbrıs'a müdahale ediyor.. Yunanistan demokrasiye dönüyor..

O zaman da Bülent Ecevit başbakandı.. Şimdi de Başbakan..

Ama şimdi Yunanistan, 1980'den beri Avrupa Birliği'nde.. Üstelik "Euro"ya geçti Yunanistan bu yıl..

Türkiye ise, Avrupa Birliği'ne resmî aday olma cabası içinde..

En geç 2004'te ise, Kıbrıs Rumları Avrupa Birliği'ne üye olacak..

Siz olsanız, Türkiye'ye Yunanistan'dan bakıp, gülmez misiniz?

Başroldeki bir Kemal Sunal'lı filmin başbakanlığında, Ecevit iyi oynamıyor mu?


2 Mart 2002
Cumartesi
 
MEHMET BARLAS


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED