AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
İhanet, onur ve entellektüeller..

Bundan 25 yıl önce, yani 17 Eylül 1978'de Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat İsrail Başbakanı Menahim Begin ile masaya oturarak ünlü Camp David Anlaşması'nı imzaladı.

Anlaşma gereği İsrail artık Mısırlılar için bir düşman değildi ve İsrail bayrağı Kahire'de Nil kenarında açılan İsrail Elçiliği'nde dalgalanacaktı.

Nasıl olsa o bayraktaki mavi çizgilerden biri Nil nehrini, diğeri ise Fırat'ı gösteriyordu!!

Sedat'ın bu ihanetinin bedelini başta Filistin olmak üzere Arap halkları çok ağır ödedi ve ödemektedirler.. Camp David sonrasında dengeleri kendi lehine çeviren İsrail-Amerikan ikilisi inanılmayacak kadar stratejik avantajlar sağladı..

Bu avantajları anlatmak için sayfalarca yazmak gerekir.

Ancak bilinmeli ki; bölgedeki tüm süreç ve olayları Camp David'e bağlayabiliriz..

Örneğin Irak'ın Eylül 1979'da İran'a saldırması, Saddam'ın Kuveyt'i işgal etmesi ve son olarak Amerika'nın Irak'ı ele geçirmesi..

Ama en önemlisi Filistin halkına karşı işlenen cinayetler..

Camp David sonrasında İsrail, Ürdün Kralı Hüseyin ile benzer bir anlaşma imzalayarak bu ülkedeki Filisinliler'i sıkıştırmaya başladı. Şaron 19 Eylül 1982'de Sabra, Şatilla katlimlarını gerçekleştirerek Lübnan'ı işgal etti.

Camp David'ten bu yana geçen 25 yıllık süre içinde Filistin halkı inanılmayacak kadar acı çekti..

Sedat kendi ve tüm Arap ve Müslüman halklara karşı işlediği büyük suçun ve ihanetin bedelini 3 yıl sonra canı ile ödedi..

'Radikal İslamcılar' Mısır ordusunun İsrailliler'i yendiği 6 Ekim 1974 savaşının 7. yıldönümü törenlerinde Sedat'ı öldürdüler..

Aynı 'Radikal İslamcılar' şimdi Sedat'ın yarattığı dengesizliğin giderilmesi için Filistin topraklarında mücadele ediyorlar..

Hem de Sabra ve Şatilla katliamlarının sorumlusu Şaron'a karşı..

İki cephe ülkesi Mısır ve Ürdün'ü bertaraf etmenin rahatlığı ile bundan 3 yıl önce Harem-i Şerif'i kirletmeye kalkışan Şaron Filistin halkının direnişi ile karşılaşıyor..

28 Eylül 2000 İNTİFADA'sı 4.yılına giriyor..

Filistin halkı tüm Arap ihanetlerine, uluslararası vurdumduymazlığa ve Batı'nın klasik sahtekarlığına karşın direniyor.. Hiç kimse radikal veya radikalsız tüm Filistin halkının onurlu direnişini yok edemeyecektir.

1948'de Amerikalılar tarafından kurdurtulan ve dünyanın dört bir yanından getirilen Yahudiler'le doldurulan bu devlet inanılmayacak askeri üstünlüğüne, Sedat ve benzerlerinin ihanetlerine rağmen 55 yıldır Filistin halkını yenememiştir.

İsrail, tarihinde ilk kez yenilginin ve korkunun ne olduğunu anlamaya başladı..

İNTİFADA'nın İsrail'e maliyetine bir bakalım..

900 civarında ölü ve 4 binden fazla yaralı..

'En üstün biziz ve bizi hiç kimse yenemz kompleksi' ile övünen İsrailliler ilk kez korkunun ne olduğunu anladılar.. Bugün İsrailliler, neredeyse bebekleri bile 'özel koruma ' tutma gereğini hisediyorlar.

2000 yılında tarihin en iyi ekonomik verileri ile karşılaşan İsrail, 2001, 2002 ve 2003 yıllarında inanılmayacak kadar kötü koşullarla karşı karşıya kaldı.

2000 yılında % 6,5 olan ulusal kalkınma ve gelişme oranı, şu anda ekside..

İNTİFADA'dan dolayı, İsrail ekonomisinin zararı 25 milyar doları aştı. İşsizlik % 11 civarında ve İsrail son iki yılda 4 milyon turist kaybetti. İsrail'e gelen turist sayısında % 47 azalma oldu.. Bu ise İsrail için çok önemliydi..

Çünkü İsrail'e gelen turistlerin büyük bölümü başka ülkelerde yaşayan Yahudiler veya İsrail'e sempati duyan diğer ülkelerin vatandaşları idi..

Yahudiler İsrail'de karşılaştıkları olumlu görüntülerin ve ajitasyona yönelik propagandanın etkisiyle, İsrail'e göç etme kararı alıyorlardı.. Diğerleri ise bulundukları ülkelerde İsrail propagandası yapıyorlardı..

İşte İNTİFADA'nın önemi burada bir kez daha önem kazanıyordu..

İsrail'e artık ne Yahudi ne de başka inasanlar geliyor..

Böylece İsrail her iki alanda zarara uğruyordu..

Gelen Yahudiler azaldığına göre, İsrail'in propagandası Yahudiler'in bulunduğu ülkelerde yapılamıyor.

Yani yeni Yahudiler İsrail'e artık gelmiyor..

Az sayıda gelen Yahudi turistler de İNTİFADA'dan dolayı kötü izlenimlerle dönüyorlar ve böylece bulundukları ülkelerdeki Yahudiler'e 'İsrail'e gidin' propagandası yapamıyorlar.

Tabiî fanatik siyonistler hariç..

İşte bu nedenle İsrail, tarihinde ik kez yeni bir olgu ile karşı karşıya kalıyor.. İsrail'den göç edenler.. Yani kaçanlar..

Geçen hafta yapılan bir yoklamada yaşları 25-44 arasındaki İsrailliler'in % 27'si İsrail'den göç etmek istediklerini söyledi..

Yine son üç yılda İsrail'den değişik bahanelerle kaçanların sayısı 250 bini aşıyor..

Bu ise siyonist ideolojinin iflası demektir..

Yani Şaron gibi siyonistler, Büyük İsrail Devleti'ni kuramayacaklar.. Çünkü dünyanın dört bir yanında yaşamakta olan Yahudiler artık İsrail'e gelmiyor ve daha önce gelenler de kaçmanın yollarını arıyor..

Hepsi son İNTİFADA'nın sayesinde..

Yani Filistin halkının mücadelesi hedeflerine varıyor..

Elbette bu mücadelede Filistin halkı da çok ağır kayıplar verdi..

Çoğunluğu çocuk olan binlerce Filistinli öldürüldü, kat kat fazlası yaralandı.. Filistin halkı çok zor ve acı günler yaşadı ve yaşamaktadır..

Ama şehit düşen ile yaşayan tüm Filistinliler onurlu ve gururlu..

Tıpkı onların aydın yüzlü evlatları Edward Said gibi..

Bakın son yazılarından birisinde ne diyor:

'Amerikalı liderlerin ve onların entellektüellerinin anlamakta zorlandıkları, tarihin kara tahta gibi bir anda silinemeyeceğidir..

Onlar hâlâ, kavanozdaki fıstıkları sallayarak yerlerini değiştirir gibi Ortadoğu'nun haritasını değiştirebileceklerini zannediyorlar!

Tarihi, insanlar yazar. Bir ülkenin, bir bölgenin tarihi yeniden yazılmaz ve yaşanmış olan da olmamış farzedilmez. Seçimle işbaşına gelmemiş küçük bir grup Amerikalı yetkilinin, bilimadamı kimliklerine ihanet eden oryantalistlerin (Bernard Lewis, Samuel Huntington ve Francis Fukuyama ve benzerleri) aceleci gerekçelendirmelerine dayanarak, harap haldeki bir 3. dünya diktatörlüğüne karşı açtıkları emperyalist savaş, tarihin gelmiş geçmiş en büyük entellektüel facilarından biridir'

Nur içinde yatsın, Filistin halkının nur yüzlü ve onurlu entellektüeli!!

Utansın artık o sahte, halk düşmanı ve emperyalistlerin borsalarında gün gelip alıcı bile bulamayacak o satılık, sahte ve kopyacı entellektüeller!!


29 Eylül 2003
Pazartesi
 
Dr. HÜSNÜ MAHALLİ


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED