T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R

Raftaki yasa

Yürürlükte olan Kara Avcılığı Kanunumuz 66 yaşındadır. Antika gibi görünse de, çağdaştır. Çünki içindeki bir madde Orman Bakanının başkanlığında merkezi bir av komisyonunu (MAK) yeni kararlar almak üzere her yıl bir araya getirir.

Ama gelin görün ki, bir diğer madde tüm dünya ülkelerinin koruma altına aldığı, dünyanın en yavaş ve doğada serbest yaşayan belki de en masum ve sevimli sürüngeni olan kara kaplumbağalarının her gün avını (Md.2/I/C) serbest bırakmıştır.

Her halde ülkemizde yasanın tasarlandığı yıllarda dağlar, bayırlar ve yollar kaplumbağalardan geçilmez olsa gerek. Bu günkü kargalar gibi.

MAK'ın aslında yasal yaptırım gücünün olmadığı ise yargıtay içtihatlarından biliniyor. Buna rağmen güncelliğini yitiren, kargaşa yaratan bu yasa, yıllardır yeniden tasarlanır ve tasarlanır.. Fakat kadük kalır, rafa kaldırılır.

Şimdi duyuyoruz ki, 58. hükümet 21. yasama döneminde raftaki yasayı Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonuna sunuyor. Aman statükoyu koruyanların oldu bittisine gelmemek lazım.

Bu tasarının hazırlanmasında emeği geçenlerden biri olarak, Orman Bakanı Sn. Osman Pepe'nin, Müsteşar Sn. Nuri Uslu'nun, Komisyon Başkanı AKP Yozgat Milletvekili Sn. İlyas Arslan ve Başkan Vekili AKP Adana Milletvekili Vahit Kirişçi'nin olduğu gibi, diğer değerli komisyon üyelerinin de dikkatini çekmek isterim. Değişikliğe uğratılan bu tasarı bir kaç noktada kesinlikle revize edilmelidir.

Şayet bilinçli sivil toplumun positif enerjisinden ileriye dönük yararlanılmak isteniyorsa, her yıl toplanacak MAK'ın oluşumunda avcı sivil toplumu ve bürokratlar arasındaki asil üyelerin eşit sayıda olmasına özen gösterilmelidir. CIC (Uluslararası Av ve Yaban Hayatı Koruma Konseyi)'nin 57. dönemin grup başkan vekillerine ayrı ayrı gönderdikleri tavsiyelere AB ölçekleri ve standardı açısından uyulmalıdır. Bu yasada;

-Yetkili bakanlığın Türkiye'nin 9 bölgesinde yerleşik avcı sivil toplumu ile işbirliğine ve bu amaçla örgütlenmesinin, eğitiminin teşvikine,

-Cezai müeyyidelerde Orman Kanuna atıfta bulunmayıp, kendi özüne uygun caydırıcı hükümler getirmeye,

-Ve özellikle geleceğin mirascıları için, avcılardan toplanan paraların tekrar yaban hayatına geri dönmesi ile ilgili mal sahibinin de (!) taahhütlerine yer verilmelidir..


11 Ocak 2003
Cumartesi
 
MAHMUT KULEİN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat| Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED