T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Savaş ertelenebilir

TBMM, gündeme dün alınması beklenen Bakanlar Kurulu tezkeresini, Ak Parti Grubu'nun talebiyle, cumartesi günü yapılacak olağanüstü toplantıya erteledi. Politikacılar 'eksik iradeli' görünmekten hoşlanmazlar; bu sebeple, Ak Parti yönetimi de, ertelemeyi, parti-içi istişarelerin henüz sonuçlanmamasına bağlama eğiliminde... Oysa, erteleme kararında, belli ki, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in etkisi büyük...

Cumhurbaşkanı Sezer, önceki akşam, TBMM Başkanı Bülent Arınç'ı çağırarak kaygılarını onunla paylaştı; bu yetmedi, dün de, Meclis toplantısından hemen önce, sözcüsü aracılığıyla, uyarısını milletvekillerine iletti... Ak Parti yönetimi, iki kanaldan ulaşan mesajlara kulak verip, tezkereyi görüşmeyi, bugün yapılacak Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasına ertelemeyi yeğlemiş olmalı...

Bu doğru bir tavır; Cumhurbaşkanı Sezer'in kaygısı çok yerinde.

Kaygı, başka ülkelere savaş açmayı ve Türkiye topraklarına yabancı asker kabul edip yurtdışına asker göndermeyi düzenleyen anayasanın 92. maddesinden kaynaklanıyor. O maddeye göre, Türkiye'nin bir savaşa taraf olması, ancak "Uluslararası hukukun meşru gördüğü hallerde" mümkün. Bakanlar Kurulu'nun, yetki talebi için Meclis'e başvururken, bu 'kısıtlamaya' dikkat etmesi gerekmeyebilir; ancak bu konularda son sözün sahibi olan TBMM üyelerinin, 'anayasa ihlâli' iddialarına mahal vermek istemiyorlarsa, anayasada öngörülen sınırlar içinde davranmaları şarttır...

Anayasadaki kısıtlama bazılarına tuhaf geliyor. Pek çok kişi, askerî dönemlerin, ciddi konularda son kararı siyasî otoriteye bırakmak istememesi tercihine yoruyor o maddeyi. Oysa, niyet bu olsaydı, 'savaş ve asker gönderme' kararları TBMM'nin değil MGK'nın yetki alanına sokulurdu. Öngörülen kısıtlamada başka bir mülâhaza rol oynamış olmalı... Acaba ne olabilir o mülâhaza?

Türkiye, Cumhuriyet döneminde, sınırları ötesindeki ihtilâflara karışmama ilkesini benimsemiş bir ülke. "Yurtta sulh, cihanda sulh" o ilkenin sloganlaşmış halidir... İlke, Türkiye'yi, pekâlâ taraf olabilecekken İkinci Dünya Savaşı'nın dışında tutmuş, 1974'teki Kıbrıs müdahalesi dışında yurtdışına asker göndermede titiz davranmaya sürüklemişti. 1982 Anayasası'nı kaleme alanlar, o ilke yüzünden, savaş ve asker gönderme kararlarını kısıtlamakta bir beis görmemişlerdir...

Garip olan şu: Benzer durumlarda adının sıkça gündeme gelmesine alıştığımız "Yurtta sulh, cihanda sulh" sözünün sahibi Mustafa Kemal Atatürk, palas pandıras savaşa doğru yol aldığımız halde, şu sıralarda kimselerce hatırlanmıyor. Sloganlaştırılan sözü tartışma alanına taşıyana pek rastlanmıyor... Türkiye, 'savaştan uzak durma' ilkesi üzerine kurulu bir cumhuriyet değil sanki; sözü bir anlam taşıyan nicelerimiz, herhalde 'savaş' ihtimalini zihinlerden uzaklaştırır düşüncesiyle, vaktiyle dillerinden düşürmedikleri sloganı unutmuş görünüyor...

Burada bir noktaya daha dikkat çekmekte yarar var: Bugünküne çok yakın bir durumu yaşadığımız Körfez Krizi'nde, hem "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesi daha fazla duyuluyordu, hem de yapılan yanlışlıklara karşı çıkanlar olabiliyordu. Gerçi Turgut Özal'ın cevap verebilecek durumda olduğu günlerde hiç gündeme gelmemişti; ama vefatından sonra da olsa, bir-iki önemli şahsiyet, "Biz kendisine itiraz etmiştik" diye açıklama yaptı. 1991 ile 2003 arasında Türkiye'nin duyarlılıkları yönünden fazla bir fark yok; buna karşılık, "Bizim olmayan savaşta ne işimiz var?" diye soran bir sorumlu çıkmıyor. Oysa, Körfez Krizi'nde, dönemin Genelkurmay Başkanı, dönemin Cumhurbaşkanı ile ihtilâfa düşerek istifa etmişti...

Ne oldu da, Türkiye, "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesini unuttu? Ne oldu da, savaş, karşı çıkılacak bir yıkım olmaktan çıktı?

Cumhurbaşkanı Sezer'in uyarısı yerindedir. Milletvekilleri, anayasanın 'uluslararası meşruiyet' ilkesinin BM Güvenlik Konseyi kararıyla yerine getirileceği görüşüyle, BM'den o karar çıkana kadar, tezkereyi görüşmeyi ertelemelidir...


28 Şubat 2003
Cuma
 
FEHMİ KORU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED