|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kabadayı geçinen bir adam yolda giderken ensesinden birden bire bir tokatın şakladığını hisseder. Bunu yapan küstaha haddini bildirmek için mukabele etmek üzere başını çevirince tokatı vuranın dev gibi bir pehlivan olduğunu görür görmez yelkenleri suya iner. Yüzyüze geldiklerine göre bir şey de söylemek lazım. Kabadayı sorar: -Bana bak ahbab ciddi mi vurdun, şaka mı? Dev gibi adamdan: -Ciddi ne olacak? Cevabını alınca: -Ha... Şöyle söyle... Yoksa şakaya hiç tahammülüm yoktur! deyip uzaklaşır.
Asıl adı
-Senin babanın adı ne yavrum? -Babamın çok adı var efendim: Büyükannem "Ahmet" diyor. Orhan ve kardeşi "Enişte" diyorlar. Hakan "Dayı" diyor, ben "Baba" diyorum, hizmetçi "Beyefendi" diyor." Amca" ve "Ağabey" diyenleri duydum, asıl adı hangisidir bilmiyorum efendim. Tarife
İskoçyalının biri bir doktora muayene olmaya gitmişti... Doktorun kapısında şöyle yazıyordu: "Birinci vizite: 50 milyon lira. İkinci vizite: 25 milyon lira.." İskoçyalı kapıyı açıp, içeriye daldı: -Merhaba doktor bey! Ben yine geldim... Muzip bilmeceler
İçi kıl, dışı gül?
Sarıdır safran gibi, okunur Kur'an gibi?
Üstü çimen biçilir, altı çeşme içilir?
DUVAR YAZILARI
K ulak misafiri umduğunu değil, bulduğunu dinler.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |