|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Tv son tahlilde...
MUSTAFA NİZAMOĞLU
Sizin televizyona çok da sıcak bakmadığınızı biliyordum. Dizilerde oynamaya başladınız. Tiyatro bitti mi? Devam ediyor ancak bir yıldır salonsuzluk yüzünden tiyatro yapamıyorum. Televizyona hâlâ iyi bakmıyorum. TV popülerdir çünkü. Popüler olduğu için de seviyesizdir. Neden bu kadar küçük görüyorsunuz televizyonu? Sanatçının amacı daha çok insana ulaşmak değil midir? Küçük görüyor veya kınıyor değilim. Yerine koyuyorum. Sonuçta ben de o işi yapıyorum. Ancak daha çok insana hitap eden şey seviyesizdir. Seviyesiz olmak zorundadır. Bu, dünyanın her yerinde böyledir ama Türkiye'de biraz daha vahşi boyutlarda. TV, teknik olarak elit olmaya müsait bir yer değildir. Son tahlilde tiyatro diyorsunuz yani... Tiyatro ilk tahlilde diyorum. TV son tahlilde. Hayat Bilgisi, 'böyle eğitim, böyle öğretmen olmaz' tarzında eleştiriler aldı. Bu eleştirileri neye bağlıyorsunuz? Genellemeye ve eğitimsizliğe bağlıyorum. Eğitim ve öğretmenler tabii ki dizideki gibi değil. Sanat abartıdır. Bir şeyi anlatmak için biraz abartır. Üslubu budur çünkü. Türkiye, genellemeler ülkesi. Bir doktoru kötü gösterdiğiniz zaman tabipler odası bildiri yayınlıyor. Kapıcıyı gösterdiğinizde kapıcılar, ayağa kalkıyor. Halbuki gösterilen karakter bir terkip. O öğretmenin, bu öğretmenin, şu öğretmenin her birinden biraz alıp da birleştirdiğiniz zaman böyle bir şey ortaya çıkıyor. Cumhur Hoca'yı çok iyi canlandırıyorsunuz. Tanıdığınız bir tip mi? Evet, o çevreden geldiğim için bu adamı çok iyi tanıyorum. Söylediğim lafların çoğu bana ait. Veya ben bir laf söylüyorum, Gani Müjde onu başka bir şekle sokuyor. Herkes tarafından tanınmak nasıl bir duygu? Tanınmak güzel tabiî ama herkesin ölçüsü yok ki. Mesela bu halkın en çok zulmettiği insan Kemal Sunal'dır. İnsanların ona nasıl davrandığını görseydiniz ağlardınız. Sabahın altısında Levent'te açık havada Postacı filmini çekiyorduk. Hava yağmurlu ve soğuk. Arabasında ısınmaya çalışıyor. Adamın biri geliyor ve 'Bir eşşeoğlu eşşek desene' diye sırnaşıyor. Git kardeşim deyince de, 'Tabiî, meşhur oldun değil mi' filan diye söylenmeye başlıyor. Fazlasıyla rahatsız ediyorlar. Bir de seni tanımıyorlar ki, dizideki bir isimle, bir espriyle laf atıyor. Hoş bir şey değil. Kızıl bayrak, yeşil sancak Dizi dışında neler yapıyorsunuz? Uzun zamandır yazmakta olduğum bir kitap var. Onu bitirmeye çalışıyorum. Daha önceki kitaplarım dergi ve gazetelerdeki yazılarımın derlemesiydi. Bu, yazdığım ilk kitap olacak. Kendi hayat hikayemi yazıyorum. Adı da Kızıl Bayrak Yeşil Sancak. İlginç bir kitap olacağa benziyor. İsmi gibi sert bir şey olmayacak. Türkiye'de tiyatro sahnelerine kızıl bayrak da çıktı, yeşil sancak da. Ama ne devrim oldu ne inkilâp. Tiyatroyla olmaz bu işler. Sanatın, televizyonun, siyasi mücadelenin alanları vardır. Türkiye'de her şey ilginç yürüyor. Tiyatrodan, bir partinin yapması gereken şeyler bekleniyor. Kendi maceramdan hareketle bu tür konulara değinen bir kitap olacak.
|
|
|
|
|
|
|
|