|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
AB Dönem Başkanlığı'nı bugün Yunanistan'dan devralan İtalya'nın Başbakanı Silvio Berlusconi, Brüksel'deki AB Komisyonu'nda ve diplomatik çevrelerde "endişe kaynağı" olarak nitelendiriliyor. Komisyonun kulislerinde ve basında, "nasıl bir politika izleyeceği bilinmeyen, sağı solu belli olmayan bir lider" olarak nitelenen Berlusconi'nin kendi ülkesinde geçirdiği "adli sarsıntıların", "Dönem Başkanlığı'na gölge düşüreceği" ileri sürülüyor. "Kendi paçasını kurtarmak için af yasası çıkaran bir başbakanın saygınlığının tartışılacağı" ifade ediliyor. "Dönem Başkanlığı'nı üstlenenler ılımlı olmak durumundalar, oysa Berlusconi'nin böyle bir kişiliği yok" diyen diplomatik kaynaklar, İtalya Başbakanı'nı "fazla ABD yandaşı" olmakla da suçluyorlar.
AB'de bir Amerikalı
Berlusconi'ye yönelik eleştiriler arasında, "Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat ile görüşmeyi reddetmek'', "AB Komisyonu Başkanı Romano Prodi ile çatışma içinde olmak'', "Rusya, Ukrayna ve İsrail'in uzun vadede AB üyesi olabileceğini savunmak", "ülkesindeki iç politikaya yönelik göz boyama hedefli hamleler hazırlamak", "aşırı sağla işbirliğini sürdürmek" gibi unsurlar da bulunuyor. "Dış politikada ABD çizgisini izleyen ve AB'li ortaklarını dikkate almayan" Berlusconi ile Komisyon Başkanı İtalyan Prodi arasında "boks müsabakasının" şiddetleneceği belirtiliyor.
Araplar'a karşı, Türkiye'ye sempatik
Berlusconi, 11 Eylül'den sonra Belçika'nın Dönem Başkanlığı sırasında, Arap ülkeleriyle diyalog arayışları artırılırken, "Batı medeniyetlerinin üstünlüğünden" söz ederek tepki toplamıştı. Türk kaynaklar, İtalya'nın, "Türkiye'nin AB'ye katılımına desteği sürdüreceğini" umuyor ve yıl sonunda AB Komisyonu tarafından yayımlanacak İlerleme Raporu'nun olumlu olması halinde, İtalyan Dönem Başkanlığı sonunda yapılacak zirvede Türkiye'ye yönelik "güçlü bir mesaj" beklentisinden söz ediyorlar.
|
|
|
|
|
|
|