|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Türkiye'nin son 20 yıldan beri terör ile başı dertte. Hoş daha önce de başı dertteydi. 1984 yılına kadar özellikle diplomatlarımıza yönelik Ermeni terörüyle de ülkemizin başı dertteydi. Ermeni terörünün sona erdiği yıl başka bir örgütlü terörün başlaması da oldukça dikkat çekicidir. Ancak son terörün 20 yıllık sonuçları gözönünde bulundurulduğunda, bu sorunun çözüme kavuşturulmasında önceliğinin bulunduğu takdir edilecektir. 30 bin insanın hayatına malolan, bölgeyi kalkındırabilecek ekonomik kaynağı yiyip bitiren ve hâlâ ülkenin en önemli sorunu olma özelliğini taşıyan teröre bir şekilde dur demek gerekiyor. Bunun için terörün sebeplerini, teröre bulaşanların gerekçelerini gözönünde bulundurmak gerekiyor. Devletin terörü bitirmek için atılması gereken her türlü adımı atması gerekiyor. Terör nedeniyle masum olduğu halde mağdur edilmiş insanlarla, eline silah almış, cana kıymış, namusa kastetmiş canileri aynı kefeye koymaması gerekir. Binlerce silahlı insanı yönlendirip binlerce cana kıyanlarla, eyleme katılmamış ama bir şekilde kâh kandırılarak, kâh baskılarla dağa çıkmış insanları bir tutmamak gerekir. Terörü bitirmek için dağa çıktığına pişmanlık duymuş insanları yeniden topluma kazandırmanın yollarını zorlamak gerekir. Bu insanların topluma kazandırılmamalarının topluma zarar verecek sonuçlar doğuracağını kabul etmek gerekir. İşte İçişleri Bakanlığı önderliğinde hazırlanan, "Topluma Kazandırma" zaman zaman da "Eve Dönüş" olarak adlandırılan yeni yasa tasarısı bu bakımdan çok büyük bir önemi haizdir. İnsanlar işsizlikten, açlıktan, bilgi azlığından ve başka sebeplerden dolayı dağa çıkmış, her hangi bir eyleme katılmamış, yaptığı işin yanlış olduğunu anlamış, eve dönmeyi kafasına koymuş ama terör örgütünün yaftasını taşıdığı için dönememiş ya da dönemeyen binlerce gence devlet bu yasa ile şefkat elini uzatmalı uzatmaktadır. Yasa tasarısında lider kadrolarla önceki yasal düzenlemelerden yararlanıp kurtulan, kurtulduktan sonra tekrar dağa çıkanlar haricinde, terör örgütü bünyesinde bulunup eyleme katılmayanların tamamının evlerine dönüşlerine imkan tanınmaktadır. Kimi nedenlerle yataklık yaptığı için terörist damgasını yemiş olanlara da devlet şefkat elini uzatmakta ve o insanların topluma kazandırılması sağlanmaktadır. Öte yandan eylemlere katılmış olanlar için de cezalarından bir miktar indirim yapılarak topluma kazandırılmaları hedeflenmektedir ki bu itibarla yasa af yasası kapsamına girmemektedir. Mesela idamla yargılanacak bir şahsa 9 yıl hapis cezası verilmesi gibi suç işleyenin cezasız kalmaması esası korunmuş ve ince dengeler de gözetilmiştir. Öte yandan eve dönüş konusunda adil davranabilmek ve bütün terör örgütleri mensuplarını topluma kazandırabilmek için genel bir ifade kullanılmış, örgüt mensubu olarak -hangi örgüte mensup olursa olsun, sol, sağ ve diğerleri- aranırken teslim olan herkesin bu yasadan yararlanabileceği bir düzenleme yapılmıştır.. Hükümetin terör sorununu çözebilmek için attığı bu adım elbette ki bütün takdirlerin üzerindedir. Ancak bir yanda teröristleri topluma kazanma politikası takip edilirken, öte yandan hâlâ düşüncesinden dolayı insanlar mahkum olmaya devam ederse, kılık kıyafetinden dolayı okulundan uzaklaştırılan, işinden olan insanlar toplumun dışına itilmeye devam ederse bu uygulama eksik bir uygulama olur. Hem terör mağdurları hem de olağanüstü dönemlerde sudan bahanelerle mağdur edilenler topluma kazandırılmalıdır. Teröre bir kez bulaşmış insana devlet şefkat elini bir kez uzatıyorsa, hukuksuz uygulamalarla mağdur edilenlere bin kez daha fazla uzatmalıdır!
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |