AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
6 5 7 ' L İ L E R   A İ L E S İ

28 Aralık'ta Göreve Başlayan Memurun Yıllık İzni

28/12/2004 tarihinde göreve başladım. Benim 2006 tarihinde yıllık iznim 20 gün mü yoksa 40 gün mü olur?

657 sayılı Kanunun Yıllık İzni düzenleyen 102'nci maddesinde; "Devlet memurlarının yıllık izin süresi, hizmeti 1 yıldan on yıla kadar (On yıl dahil) olanlar için yirmi gün, hizmeti on yıldan fazla olanlar için 30 gündür. Zorunlu hallerde bu sürelere gidiş ve dönüş için en çok ikişer gün eklenebilir." hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm çerçevesinde, aday memur olarak göreve başlayanlar bir sene görev yaptıktan sonra yıllık izne hak kazanmaktadır. Aday memurlar, bir yıllık hizmet sürelerini tamamladıklarında içinde bulunulan yıla ait yıllık izin haklarını kullanabilecekleri gibi bir sonraki yıl içinde birleştirerek de kullanabilmeleri mümkündür. Örneğin, 01.06.2002 tarihinde göreve başlayan bir memur 01.06.2003 tarihinde 20 gün yıllık izne hak kazanacaktır. Yine, 29.12.2002 tarihinde göreve başlayan bir memur, 29.12.2003 tarihinde 20 günlük izne hak kazanacaktır. Buna göre sizin 2006 yılında toplam 40 gün izin hakkınız olacaktır.


399'a Tabi KİT Personelinin Soruları

Bir KİT'te 399 sayılı KHK tabi mühendis olarak çalışmaktayım. Vardiyalı olarak çalışmaktayım. Kurumumuzun aynı nitelikteki başka bir biriminde aynı pozisyondaki meslektaşlarım hafta da bir gün vardiya çalışıp diğer günler gündüz gelebiliyorlar..Aynı şartları kendi işletmemden isteyebilir miyim. Ayrıca bulunduğumuz ilçe sosyal ve ekonomik olarak çok olumsuz şartlara sahip. Bu ilçeye 50 km mesafedeki aynı ilin başka bir ilçesine taşınıp işe oradan gelip gitmemde bir sakınca var mı?

Vardiya konusunda idarenin takdir hakkı bulunup bu konuda herhangi bir şey yapılması mümkün değildir.

399 sayılı KHK'nın Uygulamanın İzlenmesini düzenleyen 58'inci maddesinde 399'da hüküm bulunmayan hallerde Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınmak kaydıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili hükümlerinin uygulanması mümkündür.

657 sayılı Kanunun İkamet mecburiyetini düzenleyen Ek 20'nci maddesinde ise "Devlet memurlarının görev yaptıkları kurum ve hizmet birimlerinin bulunduğu yerleşme merkezlerinde (mücavir alanları dahil belediye ve köy hudutları içerisinde) ikamet etmeleri esastır. Devlet memurlarının görevini aksatmamak kayıt ve şartıyla birinci fıkrada belirlenen hudutlar dışında ikamet etmelerine mensup oldukları kurumun yetkili amirince izin verilebilir. Devlet memurları, ikamet ettikleri il hudutlarını tatillerde ancak yetkili amirin izniyle terkedebilirler." hükmü yer almaktadır. Bu hükümler çerçevesinde Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınmak kaydıyla yetkili amirinizin izniyle başka bir ilçeye taşınarak işe gidip gelmeniz mümkündür.


Belediyedeki Müdür, MEB'e Müdür Olarak Geçebilir mi?

Belediyede çalışıyorum. Asaleten müdürüm. Yatay geçişle MEB'e geçebilir miyim?

"Milli Eğitim Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme Yönetmeliği"nin Naklen Atamayı düzenleyen 23'üncü maddesinde; "Diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personelden bu Yönetmelikte belirtilen unvanları elde etmiş olanlar, aynı unvanla veya istekleri halinde hiyerarşik kademe bakımından daha alt bir göreve, bu Yönetmelik hükümlerine bağlı kalınmaksızın genel hükümlere göre naklen atanabilirler." hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm çerçevesinde MEB deki müdürlük kadrolarına kurumlar arası muvafakat yoluyla naklen atanmanız mümkündür.


Öğretmenin SSK'lı Eşi Bağ-Kur'a Geçerse Sorun Olur mu?

Ben öğretmenim. Eşimin sigortalı olması nedeniyle, mecburi hizmetimi tamamlamadan eş durumundan tayin oldum. Eşim o zaman sigortalı olarak çalışıyordu. Ama şu an Bağ-Kur'lu. Milli eğitime eşimin çalıştığına dair beyan verirken Bağ-Kur'lu olduğunu bildirsem sorun olur mu?

Özre Bağlı Yer Değiştirmeleri düzenleyen 14'üncü maddesinde eş durumu özrü, "Öğretmenin bu özür durumundan yer değiştirme isteğinde bulunabilmesi için eşinin, herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna bağlı olarak çalıştığının, emekliye ayrıldığının ya da şehit olduğunun belgelendirilmesi" şeklinde tanımlanmıştır. Yine aynı yönetmelikte, özüre dayalı yer değiştirme suretiyle atamaları yapılanlardan zorunlu çalışma yükümlülüğü bulunanların, özürlerinin devam ettiğini her yıl yer değiştirme suretiyle atama döneminde belgelendirmesi istenilmiştir. Eş durumu özründen tayin yapılabilmesi için önemli olan husus eşin, herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna bağlı olarak çalıştığının belgelendirilmesidir. Eşinizin şuan Bağ-Kur'lu olmasının bir mahzuru olmadığı kanaatindeyiz.



Atama ve Nakiller Durdurulmadı

25 Eylül 2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan genelgede, açıktan atamalar ve naklen atamalar yeniden düzenlenmiştir. Söz konusu bu genelge 2005/8 sayılı Başbakanlık genelgesinin düzenlediği hususları ele almaktadır. Ancak, buna rağmen bu genelge ile 2005/8 sayılı Başbakanlık genelgesi yürürlükten kaldırılmamıştır. Bunun unutulduğunu tahmin ediyoruz.

Yeni yayımlanan bu genelgenin ardından çok sayıda mail almaya başladık. Bize iletilen maillere göre, taşrada yöneticiler, açıktan ve naklen atamaların durdurulduğunu belirtmekteymiş.

Bu nedenle genelgenin hangi hususları düzenlediğini tek tek ele almak gerekmektedir. Genelge açıktan ve naklen atamaları 5 ana başlık altında incelemiştir.

1/a- Durdurulan naklen atamalar: 29 Mart 2005 tarihinde yürürlüğe giren 2005/8 sayılı genelgede, akademik personelin 657 sayılı Kanuna tabi memur çalıştıran kamu kurum ve kuruluşlarına geçişlerine sınır getirmişti. Ancak, getirilen bu sınırla ilgili olarak Danıştay yürürlüğü durdurma kararı vermişti. Bu karara göre artık akademik personelin diğer kamu kurum ve kuruluşlarına geçişlerinde Devlet Personel Başkanlığı, Maliye Bakanlığı ve başbakanlıktan izin alınması gerekmiyordu. Ancak, bu durum fazla devam etmemiştir. Yayımlanan bu yeni genelge ile şu hüküm getirilmiştir. "1. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli cetvellerde yer alan kamu kurum ve kuruluşlarında, diğer personel mevzuatına tabi olarak çalışan personelin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi kadro ve görevlere nakli yoluyla yapılacak atama işlemleri 31/12/2005 tarihine kadar durdurulmuştur.

Ancak; kamu hizmetlerinde aksamaya meydan verilmemesi amacıyla zorunlu hallerde yapılacak atamalar için atanma gerekçeleri belirtilmesi kaydıyla Başbakanlıktan izin alınacaktır."

Genelgenin bir numaralı bu hükmü özellikle akademik personelin naklini önlemeye amaçlıdır. Buna göre 31/12/2005 tarihine kadar "Doçent ve profesör kadrolarında görev yapanların diğer kamu kurum ve kuruluşlarına yapılacak atanmaları" hariç bu tür geçişler durdurulmuştur.

1/b-Naklen atamalar aynen devam edecek: Yukarıda tam metnini verdiğimiz hüküm gereğince sadece "diğer personel kanunlarına tabi olarak çalışanların", memur kadrolarına geçişleri 31/12/2005 tarihine kadar durdurulmuştur. Genelge'nin birinci maddesindeki "diğer personel kanunları ibaresi" çok önemli olup bu ibare memurları kapsamamaktadır. Bu ibare temel alarak üniversite akademik personelini hedef almaktadır. Hülasa memurların bir belediyeden bir kamu kurumuna, bir kamu kurumundan başka bir kamu kurumuna geçişlerinde herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır. Nakillere ilişkin daha önceki değerlendirmelerimiz aynen devam etmektedir.

2- Araştırma görevlisi kadrosuna atama yapılırken yine izin alınacak

25 Eylül 2005 tarihinde yayımlanan genelgede konuya ilişkin olarak şu hüküm yer almaktadır: "2. 5018 sayılı Kanuna ekli (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılacak her türlü açıktan atama işlemi için Devlet Personel Başkanlığı ve Başbakanlıktan izin alınacaktır."

Danıştay'ın kararı ile akademik personel kadrolarına yapılacak atamalarda gereken Başbakanlık izni kaldırılmıştı. Ancak bu yeni genelge ile izin müessesesi yeniden geri gelmiştir. Genelgenin yer vermiş olduğumuz bu hükmünde geçen "II, III ve IV sayılı cetvellerde yer alan kurumlar arasında", üniversiteler de yer almaktadır. Bu hüküm ile Doçent ve Profesör kadroları dışındaki akademik unvanlı kadrolara yapılacak atamalarda Devlet Personel Başkanlığından ve Başbakanlıktan izin almak gerekmektedir.

3- Özerk kurumlara naklen geçişlerde eski sisteme devam:

Bu konuda genelgede yer alan hüküm şu şekildedir: "3. 5018 sayılı Kanuna ekli (III) sayılı cetvelde yer alan Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlara diğer kamu kurum ve kuruluşlarından naklen geçiş işlemlerinde (mesleğe yarışma ve yeterlik sınavıyla girilen görevler hariç), personelin çalıştığı kurum veya kuruluş tarafından Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığından izin alınmasını müteakip muvafakat işleminin tamamlanması için Başbakanlıktan izin alınacaktır."

Bu hüküm eski genelgedeki hükmün bir tekrarıdır. Örnek verecek olursak, Milli Eğitim Bakanlığındaki bir memurun BDDK'ye geçebilmesi için MEB'in Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığından izin aldıktan sonra muvafakat işleminin tamamlanması için Başbakanlıktan izin alması gerekmektedir.

4- İstisnai kadrolara yapılacak atamalar ve istifa sonrası dönüşlerde izin alınacak: Bu konuda genelgede yer alan hüküm şu şekildedir: "4. Tüm kamu kurum ve kuruluşlarında 657 sayılı Kanunun 59 ve 92'nci maddelerine göre yapılacak atama işlemleri için Devlet Personel Başkanlığı ve Başbakanlıktan izin alınacaktır."

59'uncu madde istisnai kadrolara yapılacak atamaları, 92. madde ise istifa sonrası dönüşleri düzenlemektedir. Her iki madde hükmü çerçevesinde yapılacak atamalarda eskiden olduğu gibi Devlet Personel Başkanlığı ve Başbakanlıktan ilgili kamu kurumlarınca izin alınması gerekmektedir.

5-Atama talepleri hangi kıstaslar çerçevesinde değerlendirilecek: Bu konuda genelgede ayrıntılı bir açıklama yapılmıştır. Genelgenin beş nolu bölümünde izin vermesi gereken kurumların, gelen talepleri, hangi kıstaslar çerçevesinde değerlendireceği şu şekilde açıklanmıştır.

"a)Kamu kurum ve kuruluşlarının izin taleplerinde, kurumun ihtiyacı, ataması gerçekleştirilecek personelin nitelikleri ve kurumsal verimliliğe katkısı göz önünde bulundurulacaktır.

b) Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığınca, kendilerine intikal eden izin talepleri, kamu personeline ilişkin genel düzenlemelerle birlikte, ilgilinin atanacağı kurumun teşkilat yapısı ile görev alanı, naklen atanacak personelin halen çalıştığı kurumda yürüttüğü görevler ve öğrenim durumu dikkate alınarak, kamu personel sisteminin sağlıklı bir şekilde işlemesi açısından titiz bir şekilde değerlendirilecektir."

Yukarıdaki beş maddeyi özetleyecek olursak, bu genelgenin Mart ayında yürürlüğe giren ve bu genelgenin yürürlüğe girmesi nedeniyle zımnen ortadan kalkan 2005/8 sayılı genelgeden önemli bir farkı bulunmaktadır. Önceki genelgede yani 2005/8 sayılı genelgede, akademik personelin naklen atanmasında izin alınması gerekiyordu. Bu genelgede ise profesör ve doçentler hariç diğer akademik unvanlı kadrolarda yer alanların memur kadrolarına atanması 31/12/2005 tarihine kadar durdurulmuştur.



Hazırlayan: Ahmet Ünlü
(memurlar.net editörü)

Faks: (0312) 472 68 80

1 Ekim 2005
Cumartesi
 
HAZIRLAYAN: Ahmet Ünlü


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi
Dünya | Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon
Ramazan | Arşiv | Bilişim | Dizi
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED