YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 

 

Merkezi MGK ve MHP kriterlerine çekmek!..

MHP değişiyor ve merkeze yaklaşıyor!..

Nasıl?

Bıyıklar kesilecek... Ayakkabılar boyanacak, sarmısak yenmeyecek... Beyaz çorap giyilmeyecek...

Herkesin önünde adam dövülmeyecek...

Bu sonuncuyu biz ekledik.

Çünkü böyle bir talimat olmadığı için, liderin emirlerine karşı gelenlerin, bakan dahil kim olursa olsun herkesin içinde tartaklanmasına devam ediliyor da ondan...

MHP dışından ve daha çok 28 Şubat (28 Şubat'ı artık savunan kaldı mı, demeyin hala var) cenahından bazı gazeteciler, tutturmuşlar, "MHP değişiyor ve merkeze yaklaşıyor" diye...

Çünkü onlara göre en ideal duruş, (neye göre olduğunu da bir türlü açıklamıyorlar) merkezdir. Memlekete istikrar merkezde durmakla gelebilir. Merkez demek ılımlılıktır, siyasi istikrardır, ekonomik dengedir... ( Neye göre?)

MHP de diyor ki: "Ben değişmedim, değişmeye de niyetim yok."

Arkasından ekliyor, değiştiğini zanneden merkezcilere karşı:

"312'nin değiştirilmesine karşıyım, Terörle Mücadele Yasası'nın değiştirilmesine karşıyım, ifade özgürlüğüne karşıyım, örgütlenme özgürlüğüne karşıyım, inanç özgürlüğüne karşıyım, ülke içindeki farklılıkların kabul edilmesine karşıyım, insan haklarına dayalı bir düzen kurulmasına karşıyım, Kürtçe TV ve radyo yayınına hepten karşıyım, AB'ye de karşıyım ama, bunu açıkça söylemek pek hoş kaçmıyor. 'Kayıtsız şartsız AB'ye girilmesine' karşıyım."

"Hayır" diyorlar, MHP'yi bir merkez partisi olarak görmek isteyenler...

"MHP böyle söylüyor ama, bu eski tabanını kaybetmemek içindir; MHP de merkeze yaklaştıkça bu tür değişiklikleri kabul edecektir."

Yani tek başına iktidar olabilmek için bunları farklı söyleme yoluna girecektir. Devlet gibi konuşacaktır.

Buna karşılık MHP'liler, açıkça ve alenen "yok böyle bir şey" diyorlar...

Nitekim dün, çeşitli sözcüleri değişik TV kanallarına çıkarak genel başkanlarının görüşlerini açıkladılar.

"312. maddeden mahkum olanlar için affa karşıyız. Erbakan Hoca'yı severiz ama devlete karşı geldi, çeksin cezasını..."

Bir diğeri, başka bir kanalda, Bahçeli'nin grupta yaptığı konuşmadan da alıntılarla, 'Kürtler için herhangi bir şeyin yapılamayacağını, onların Türkçe öğrenmelerinden başka çare olmadığını' söyledi.

"Kopenhag Kriterleri ve Avrupa Normları bizi ilgilendirmiyor" dedi... "Ülkeninin bölünmez bütünlüğünün herşeyden önemli olduğunu" ifade etti.

Bu görüşler size acaba neyi çağrıştırmış olabilir?

Merkeze doğru yaklaşan, yani ılımlılaşan bir partinin görüşlerini mi, yoksa geçenlerde varlığı Genelkurmay tarafından da kabul edilen ve adına Andıç denilen belgenin genel çerçevesini mi?

Bizim 'merkezci'ler, merkezin iyi birşey olduğunu ve MHP'nin de merkeze yaklaşmasının Türkiye açısından olumlu olacağını söylerlerken neyi amaçlıyor olabilirler?

Ülke içindeki değişik yaklaşımların, inanç sistemlerinin, kültür farkılıklarının, özelliklerini ve yerelliklerini muhafaza ederek birarada olabilecekleri bir özgürlük, anlayış, müsamaha ve mutabakat ortamının oluşmasını mı istiyorlar?

Yoksa, bu farklılıkların hep birarada mütalaa edildiği, birbirini erittiği, birbirine karıştırıldığı ve içiçe geçirildiği bir asimilasyon sürecini mi?

Hangisi merkez? Türkiye'nin esas meselesi bana göre bu...

Türkiye 77 senedir, hatta daha da fazla bir zamandır bu ikinci görüşe uygun politikalarla yönetiliyor. Bu politikanın savunulduğu yere merkez deniliyor.

Ama olmuyor. İnsanları bir kazanda kaynatamıyorsunuz. Asimile edemiyorsunuz. Farkılıkları bastıramıyorsunuz, kimliklerin ortaya çıkmasını illelebet yasaklayamıyorsunuz.

İnsanların ana dillerinde konuşmalarını engelleyemiyorsunuz. İnanç sistemlerini değiştiremiyorsunuz.

Hele hele bundan sonra, bu iletişim çağında, bütün dünyada bu alanda yaşanan sürekli değişimler izlenirken, insanlara bu tür baskıları daha fazla uygulamanız mümkün olamaz...

Adına ne koyarsanız koyun.

Merkez, deyin, Andıç deyin, MHP deyin, MGK deyin, güvenlik politikaları deyin, baskı deyin, zulüm deyin, 312 deyin, ne derseniz deyin, sökmez...

Onun için, bu 'merkezcil' kalemşorlara diyeceğim şu:

Sizin merkez dediğiniz, farklılıkların ve değişimin kabul edilmediği, Türkiye'yi daha da geriye götürecek bir noktadır. Orada ne özgürlük ne refah ne de çağdaş dünya vardır.

Sizin önerdiğiniz ve MHP'nin de yaklaştığını söyleyip sevindiğiniz merkezin kriterleri, MHP'nin kriterleri, MGK'nın kriterleri ve Andıç kriterleridir.

Oysa Türiye insanının yaklaşmak istediği AB merkezinin kriterleri, insan hakları ve hukukun üstünlüğüne dayalı bir demokrasi ve liberal özgürlüklerdir.

Merkez, farklılıkların kabul edildiği ve kendini farklı hisseden herkesin kendi farklılıklarını, özelliklerini koruyarak diğerleriyle gönül rızasıyla birarada durdukları yerin adıdır.

MHP ve MGK, böyle bir noktaya gelebilirse ne mutlu Türkiye'ye...


16 KASIM 2000


Kağıda basmak için tıklayın.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...