|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
İlk röportajını Yeni Şafak'a
veren Çevre Bakanı İmdat Sütlüoğlu, 'Çevre Bakanlığı sanayiciye engel olmayacak" dedi.
Rize Ardeşenli Çevre Bakanı İmdat Sütlüoğlu, sürpriz görevlendirmeyle karşılaşan bakanlardan biri. Ardeşen Belediye Başkanlığı sırasında çevreyle ilgili konularla yakından ilgilendiğini belirten Sütlüoğlu, Meteoroloji'nin de bağlandığı bakanlığını tanımakla ve Ankara'ya yerleşmekle meşgul. Sütlüoğlu'nun dört çocuğu var; fakat ikisi İstanbul'da biri de yurtdışında okuyan üç çocuğuyla bakanlık görevinden bu yana yüzyüze görüşme imkanı bulamamış. Karadenizli Bakan Sütlüoğlu'nun geçmiş hükümetler dönemine ilişkin en çok yakındığı konu ise Karadeniz Sahil Otoyolu projesi. Sütlüoğlu, 3,5 milyon yılda oluşan sahil şeridinin 3,5 yılda mahvedildiğini belirtirken, Çevre Bakanlığı yetkililerinin ve sivil kuruluşların zamanında siyasi nedenlerle buna karşı çıkmadığını belirtiyor.
Çevre Bakanı olacağınızı biliyor muydunuz? Bakanlık sürpriz oldu. Çevre Bakanlığı beklentim yoktu. Ama yabancı olduğum bir konu değil. -Daha önce çevre alanında çalıştınız mı yoksa çevreyle ilişkiniz bakanlıkla birlikte mi başladı? İki dönem Ardeşen Belediye Başkanlığım sırasında çevreyle ilgili çalışmalarım oldu. Biliyorsunuz dünyanın tabiat olarak en güzel yerlerinden biri olan Fırtına Vadisi Ardeşen'de. Bu nedenle çevre yakından ilgilendiğim konulardan biriydi. -Bakanlık'ta nelerle karşılaştınız? Şimdi de bakanlığı tanıma çalışmalarım sürüyor. Avrupa Birliği ülkelerinde çevreye çok önem veriliyor. Bizde çok önem verildiği söylenemez. Bütçesi çok küçük. Bu açıdan AB ülkeleriyle karşılaştırılamaz bile. Çevreyle ilgili konularda AB müktesebatına uyumun sağlanmasıyla birlikte batıdaki standartları yakalayabileceğimizi düşünüyorum. Uyum yasa tasarıları daha önce hazırlanmış ancak çıkarılamamış. Biz bunları aciliyetlerine göre sıraya koyduk. - Yasal çalışmaların dışında yeni projeleriniz var mı? Şimdiye kadar Karadeniz'in genel olarak kirlenmesini önleyecek bir proje yapılmamış. Belediyeler atıklarını denize döküyor. Bunu önleyecek bir projemiz var. - Karadenizli bir bakan olarak sadece Karadeniz'le ilgili projeler üzerinde mi çalışacaksınız? Diğer denizlerle ilgili çeşitli çalışmalar yapılmış, ancak Karadeniz ihmal edilmiş. Meteorolojide de aynı durum geçerli. Karadeniz tabii afetlerin en fazla olduğu yerlerden biri. Afetlere yönelik önceden uyarı sistemleri sadece batı bölgeleri için uygulanıyor. Bu konuya da acil olarak el atacağız. "Önce halk çevreci olmalı" - Çevreyle ilgili en önemli sorun sanıyorum bilinç eksikliği. Bu konuda ne yapmayı düşünüyorsunuz? Hekimlikte, bir koruyucu hekimlik var bir de tedaviye yönelik. Çevreyi de önce korumak lazım. Bunun için de her kademedeki insanları eğitmek gerekiyor. Medyaya bu konuda büyük rol düşüyor. Ben zaten göreve başlar başlamaz medya temsilcilerine bir yazı yazarak destek istedim. Önce halkın çevreci olması gerekiyor. Yaygın tabiriyle herkes evinin önünü temizlerse, her yer temiz olur. Batı ülkelerine gidiyoruz, çok temiz bir çevreyle karşılaşıyoruz. Burda ise öyle değil. Bu belediyelerin daha az çalışmasından değil, çevrenin çok kirletilmesinden kaynaklanıyor. Belediye topluyor, süpürüyor, arkasından herkes yine çöpleri sokağa atıyor. - Sadece bireysel olarak çevreyi kirletenler değil, bir de kurumlar, fabrikalar var. Bu tür yerler yeterince denetlenebiliyor mu? Fabrikalar yatırım ve işletme maliyetinden kaçmak için gerekli önlemleri almıyor. Bunları 81 ildeki müdürlüklerimizle denetlemeye çalışıyoruz. Ancak bakanlık henüz yeterince teknik elemanla donatılmış değil. Daha çok çevreye duyarlı şahıslar haber veriyor ve bunun üzerine ilgili birimler harekete geçiyor. Belediyelerin verdiği zarar ise maddi imkansızlıklardan kaynaklanıyor. Belediyeler arıtma tesisi yapıyor ancak yüklü elektrik faturalarını ödeyemedikleri için çalıştırmıyorlar. Bu tür tesislere elektrik konusunda destek olunması gerekiyor. Ben bunu gündeme getireceğim. - Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporlarıyla ilgili önemli sorunlar var sanıyorum... Çevreyi etkileyebilecek her türlü işletme için ÇED raporu alınması gerekiyor. Fakat ÇED raporları bir işkenceye dönüşmüş durumda. Raporlar o kadar uzun sürede veriliyor ki, çevreyi korumak adına insanlar yatırımdan caydırılıyor. ÇED raporlarının en kısa sürede verilmesi için bir çalışma başlatacağım. Çünkü bir an önce yatırımların artması ve işsizliğin giderilmesi lazım. Çevre Bakanlığı, sanayinin önünde engel olmayacak, takoz olmayacak. Sanayi ve ticaret erbabına destek olacağız. - Bu söyledikleriniz, ÇED raporlarıyla ilgili bir esneklik anlamına mı geliyor? ÇED raporları alınacak ama bu süreç kısaltılacak. Bürokratik işlemler azaltılacak. "Kıyılarımızı mahvettiler" - ÇED raporlarının amacına uygun kullanıldığını düşünüyor musunuz? Amacına uygun kullanıldı, objektif olundu diyemem. Mesela Karadeniz'de kıyı şeridi boydan boya tahrip edildi. Çevre Bakanlığı da buna sesini çıkarmadı. Yanlışı yapan devlet kurumuysa buna da karşı çıkmak gerekiyor. 3,5 milyon yılda oluşan bir kıyı şeridini 3,5 yılda mahvettiler. Brifinglerde yöneticilere sordum 'neden karşı çıkmadınız' diye. Siyasi nedenlerle dediler. Ben belediye başkanlığım dönemimde buna karşı çıktım. Fakat derdimizi sivil kuruluşlara bile anlatamadık. Sivil kuruluşlara da sordum, "Karadeniz boydan boya yok oluyor bunu nasıl seyredersiniz" diye. Maalesef onlar da bu konuda duyarlı davranmadılar. Bu uygulamayı yapanları gelecek nesiller ve tarih affetmeyecek. Doğa katilleri olarak tarihe geçecekler. - Karadeniz Sahil Yolu için hala yapılabilecek bir şey var mı? Çok az bir bölümü kaldı. En azından kalan yerleri koruyacağız. - AK Parti olarak sizin de 15 bin kilometre duble yol vaadiniz var? Aynı duyarlılığı burda da gösterecek misiniz? - Yol tabii ki yapılacaktır. Bu duyarlılığı diğer bakan arkadaşlarımın da göstereceğine inanıyorum. Sağa sola, çevreye zarar vermeden bunu yapmak mümkündür. Karadeniz'de de mümkündü ama yapılmadı.
"İlk hedef uluslararası fonlara ulaşmak" -Çevre konusunda acil yapılması gerekenler nedir? Acil olarak yapılması gerekenler, Çevre Kanunu, Hayvan Hakları Kanunu ve Avrupa Çevre Ajansı'na üyeliği sağlayacak kanunun çıkarılması. Bunları çıkarırsak uluslararası fonlara ulaşma imkanımız olacak. Çünkü şu anda Çevre Bakanlığı'nın bütçeden aldığı pay onbinde 3 gibi çok düşük bir rakam. Bu bütçe ile devasa sorunları çözmemiz mümkün değil. AB'ye bu konudaki duyarlılığımızı göstermemiz ve mutlaka uluslararası fonlara ulaşmamız lazım. - Çevre kirliliği açısından belediyelerin konumunu belirttiniz. Bundan sonra belediyelerle ilişkileriniz nasıl olacak? Bakanlar şimdiye kadar kendi partilerinden olan belediyelere yardım ettiler, diğerlerine etmediler. Biz son hükümet döneminde hangi belediyeye ne kadar yardım yapılmış, hangilerine yapılmamış bunun listesini çıkardık. Daha önce mağdur edilen belediyelerden başlayarak bu konuda adaleti sağlayacağız. Ondan sonra da bize projelerini getiren belediyeleri eşit olarak destekleyeceğiz. - Sık sık gündeme gelen fakat yasası bir türlü çıkarılamayan hayvan hakları konusunda ne yapacaksınız?
Bu konuda da batı standartlarına ulaşmamız gerekiyor. Belediyelere hayvan barınakları yapmadıkları için yükleniliyor. Çalışanlarının maaşını ödeyemeyen belediye bunu da yapamıyor doğal olarak. Hayvan haklarıyla ilgili yasa çıkarıldığı zaman konuyla ilgili AB fonlarından istifade edeceğiz. Böylece belediyelerle işbirliği halinde hayvan barınma yerleri yapılacak.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Ramazan| Arşiv Bilişim| Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |