T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Baykal'ın eski oyunu...

Tayyip Erdoğan'ın deyişiyle siyasetteki "pastırma yazı" devam ediyor. AKP'ye ve meşruiyetine yönelik sıcak kuşatma, en önemlisi piyasalardan gelen olumlu tepkiler sürüyor.

Ancak bu kuşatmanın biraz da fazlası var...

Nuray Mert, dünkü Radikal'daki yazısında bunu pek güzel anlatmış:

"Söz konusu olan AKP olunca herkes kendisini öğüt veren, yol gösteren, uyaran, akıl veren konumunda görüyor. AKP'ye ilişkin değerlendirmelerde genellikle AKP şunu yapmalı, şundan kaçınmalı, şu hataya düşmemeli gibi cümlelerle başlıyor. Tersini düşünebiliyor musunuz? Yani CHP veya başka bir parti seçimlerden tek parti olarak çıkacak ve herkes ne yapıp yapmaması gerektiği konusunda onu uyaracak, bu düşünülebilir mi?.."

Evet, bu bir vakıadır ve kabul edilemez bir vakıadır.

Bu tablo Türkiye'deki sistemin mantığını ortaya koymakta ve hükümetler üzerindeki devlet vesayetini daha da arttırma, hatta bir partinin mevcudiyetine kadar götürme çabalarına işaret etmektedir.

Nitekim CHP'den, Sezer'den, Yargıtay'dan zamansız, aşırı yüksek ve aşırı müdahil sesler boşuna çıkmıyor. Sanki "iktidarın asıl sahibi biziz, sen bizim koyacağımız kurallar çerçevesinde hareket edeceksin" mesajı hem bu AKP'ye hem kamuoyuna veriliyor.

Aslında niyetlerin su yüzüne çıktığı nokta, hepimizin bildiği Tayyip Erdoğan'ın yasakları ve başbakanlık meselesidir.

Şunu herkes görüyor:

AKP, özellikle liderinin varlığı, temsil gücü ve karizmasıyla tek başına iktidara gelecek denli oy aldı. Bu lider yasaklar yüzünden milletvekili değil ve başbakan olamıyor. Ancak bu liderin meşruiyeti ve başbakan olmasa bile ülke siyasetinde ağırlığı olması kaçınılmaz hale geldi. Üstelik aldığı yasağın anlamsız ve haksız olduğunu 7'den 70'e kabul ediliyor.

Deniyor ki: "Tayyip Erdoğan siyaset yapmalıdır, ama bir kişi için anayasa değişmez, AKP'nin bu değişikliği zorlaması kabul edilemez..."

Elbette...

Ama, AKP'nin meclis çoğunluğunu kullanarak tek başına lideri için böyle bir değişikliğe gideceği iddiası doğru değil ki...

AKP, günlerdir şunu vurguluyor: "Gerilim yaratmayacağız, şartları zorlamayacağız, ülkedeki hassasiyetlerin dışında adım atmayacağız..." İktidar partisinin tek yaptığı şu oldu:

Muhalafet partisi nezdinde ve cumhurbaşkanlığı düzeyinde Erdoğan'a başbakanlık kapısını açacak bir anayasa değişikliği için bir uzlaşma olup olamayacağını araştırmak...

Sorun da işte bu noktada başlıyor. AKP'ye henüz atmadığı bir adıma yönelik muhalefet yapılıyor, dahası AKP'nin ne yapması gerektiği dikte ediliyor. Üstelik sadece bu meseleyle sınırlı olmayan, ileriye dönük genel bir muhalefet ve merkez politikasının ipuçları veriliyor...

Anayasa değişiklikleri konusunda kendisine yönelik bir nabız yoklamasını, mal bulmuş gibi üstüne atlayarak kamuoyu önünde siyasileştiren Baykal'ın amacı açık:

"Meşruiyet krizi yaratma araçları"nı el altında tutarak, "devletin tabuları ve ideolojisini" kendisine zımni bir şekilde payanda yapıp, "Tayyip Erdoğan'ı bir rehine haline çevirerek," AKP'nin atacağı "olumlu adımların mimarı olarak CHP'yi öne sürmek"... AKP'nin "beğenmediği adımlarını ise engelleyen bir adam" olmak... Aslında Baykal her tür aracı kullanarak Türkiye'yi kendisinin yöneteceği mesajını veriyor.

Bu girişimler Türkiye'deki merkezi temsil eden ve açık bir şekilde AKP'yi vesayet altına almaya çalışan adımlardır.

Bu tehlikeli bir oyundur; ama Baykal'ın bildiği tek oyundur...

Ne var ki, bu tür oyunlar tek oyunculu değildir...

Nitekim AKP bu duruma ciddi bir tepki vermiştir. Tayyip Erdoğan'ın "iktidarı kimseyle paylaşmayız, milli iradeye saygısızlık yapılmasın" sözlerini bu çerçevede okumak gerekir. Bu sözler aynı zamanda AKP'nin kendi alanına ve politik önerilerine sahip çıkma iradesi taşıdığının da ilk önemli işaretidir.

Umarız bu "oyun", AKP'yi nasıl bir merkez olacağı ve merkezi nasıl yenileyeceği konusunda iyice kendisine getirir...



13 Kasım 2002
Çarşamba
 
ALİ BAYRAMOĞLU
ALİ BAYRAMOĞLU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan| Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED