|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
kaçak!..
RÖPORTAJ: ALİ AKEL Kürdistan İslami Birlik Partisi Genel Sekreteri Muhammed Salahaddin Bahauddin, Kuzey Irak'ta, KDP lideri Mesut Barzani ve KYB lideri Celal Talabani'nden sonra üçüncü büyük güce sahip bir isim. Bahauddin, Kuzey Iraklı bir Kürt lider olarak, bölgedeki gelişmeleri tabii olarak yakından takip ediyor. Ancak, dünyanın küresel bir köye dönüştüğünün farkına erken varan bir grubun lideri olduğu için Bahauddin, dünyadaki gelişmeleri de yakından izliyor. Bahauddin'e göre, Kuzey Irak'taki mevcut yapı "kaçak devlet" gibi. Bahauddin, çözüm önerilerini sıralarken, Kürtler'in, "sanal bağımsız Kürt devleti" hayali kurmak yerine somut gerçeklerle uğraştığını ve olmazı talep etmediklerini belirtiyor. Mesut Barzani ile Celal Talabani'nin 4 Ekim'de, parlamentoyu altı yıl sonra açmaları büyük yankı yaptı. Bu toplantı gerçekten de çok önemli bir toplantı mıydı? Parlamentonun toplanması her şeyden önce Kürdistan Yurtseverler Birliği ile Kürdistan Demokrat Partisi arasında barışa doğru atılan bir adım olduğunu için önemliydi. Her iki taraf, 17 Eylül 1998 tarihinde Washington'da imzaladıkları Washington Anlaşması'nın maddelerini hayata geçirmek üzere Erbil'de biraraya geldiler. Bana göre, bu toplantıyı anlamlı kılan en önemli unsur, Barzani ile Talabani'nin parlamentoyu toplama karardır. Çünkü Talabani, parlamentonun meşruiyetini kaybettiğini söylüyor ve bunu tanımıyordu. ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell'ın toplantıya tebrik telgraf göndermesi, Danielle Mitterrand'ın yanısıra dünya medyasının toplantıya katılması olayı daha da güncel hale getirdi. Bu toplantıya siz katıldınız mı? Hayır, ben şahsen orada bulunmadım. Parlamento toplantısına üyeler hariç kimse çağrılmadı. Ancak kutlama toplantılarına herkes gibi biz de katıldık. Bölgede çok sayıda parti var. Hepsinin çağrılması durumunda hoş olmayan bir tartışmanın olmasından çekindiler sanırım. Kendilerine sitem edildi ve çok eleştirildiler. Gelişmelerden memnun musunuz? Kürtler'in 'söz birliği' yaptığı söylenebilir mi? Parlamentonun biraraya gelmiş olması barış için önemli bir adımdı. Ama tam anlamıyla bir barış sağlandığını söylemek mümkün değil. İdarenin düzenlenmesi, hükümetin birlikte nasıl çalışacağı, uyumun nasıl sağlanacağı, seçimlerin ne zaman yapılacağı konularında bir netlik yok. KDP'nin, KYB'nin bölgesinde, KYB'nin de KDP'nin bölgesinde bürolar açması gerekiyordu. Bunlar yapılabilmiş değil. Barışın tesis edilebilmesi için bunlar atılması gereken önemli adımlar. Ama umutluyuz. Barzani ve Talabani, amaçlarının bağımsız bir Kürt devleti kurmak olmadığını söylediler. Talabani "getirin Kur'an'a el basayım" dedi. Nedir işin aslı? Toplantıda, federasyonun söyleminin altının özellikle çizilmesinin bir nedeni var. Bu, Türkiye ile KDP arasındaki sıkıntıdan kaynaklanıyordu. Türkiye, bu bölgede bağımsız bir devlet kurulması halinde müdahale etmek hakkını kendinde görüyor. Bunun için toplantıda denildi ki bizim projemiz bağımsız bir devlet projesi değil bir federasyon projesidir. Gerçekten de şu anda bölgenin konumu bağımsız bir Kürt devletine değil, federal bir yapıya elverişlidir. Kuzey Irak, farklı özelliklere sahiptir. Bunu başkente (Bağdat'a) anayasal çerçevede, federal bir yapıda bağlamak lazım. Kuzey Irak, bugünkü mevcut yapısıyla kaçak bir devlet gibidir. Hem Türkiye'nin hem de İran'ın müdahalesine açık bir yapı arzediyor. Sorunu çözmek gerekiyor. Bunun için en uygun model de federal yapıdır. Federasyon ile birlikte bölge hem meşru bir zemine oturmuş olacak hem de Irak'ın toprak bütünlüğü sağlanmış olacaktır. Amerika, 11 Eylül olaylarından sonra "küresel etkinlik" savaşımını artırdı. ABD'nin Kürt politikasını nasıl görüyorsunuz? Amerika'nın bu küresel savaşında tabiî ki tüm dünya ülkeleri etkileniyor. Bu savaşta, hem siyasi hem de coğrafi birtakım değişikliklerin olması söz konusu. Bu küresel savaşta Kürtler'in durumu ne? İki şey var. Birincisi; arzu edilen, ikincisi ise gerçekler. Kürtler'in bağımsız bir devlet olmak istemeleri doğal bir şeydir, ancak işin reel tarafına baktığımız zaman, bu mümkün görünmemektedir. Kürtler, komşu Türkler, Araplar ve Farslar'la birlikte yaşama arzusundadır. Sorunların çözümünü ayrılıkta değil bütünleşmekte görüyorlar. Kürtler'in sorunlarının, şiddet ortamından uzak, sevgi ve kardeşlik bağlamında çözülmesi lazım. Şiddet ve savaşı öngören çözümler, bölge üzerinde gözleri olan üçüncü tarafları sevindirir. Amerikalılar'la, İngilizler'le hareket etmede Kürtler'in hiçbir suçu yok mu yani? Niçin bir Amerikalı, bir İngiliz veya bir başkası gelip Kürtler'in durumu ile ilgileniyor? Kürtler'in halklarını elde etmesi için çalışıyor? Bunu asıl yapması gerekenler Türkler, Araplar ve Farslar'dır. Kürtler onlarla hareket ediyorlarsa bunu mecbur oldukları için yapıyorlar. Birlikten ve bütünlükten söz ediyorsunuz. Bu çerçevede bir formül geliştirilemez mi? Herkesin muhasebesini yapması gerekiyor. Varlığımızı bir başka milletin yokluğunda aramamamız lazım. Türkiye'de çok başarılı geçen bir seçim yapıldı. Temennimiz, yeni hükümetin konuyu yeniden gözden geçirmesidir. Türkiye birçok yönüyle bölgeye örnek olabilir. Türkiye, bölgeyle yakından ilgilenmelidir. Oradaki siyasi gruplara öncülük yapmalıdır. KERKÜK MERKEZE BAĞLI KALACAK Federal Kürt bölgesinin başkenti olarak Kerkük gösteriliyor. Neden Erbil, Süleymaniye değil de Kerkük? Barzani ile Talabani'ni bir şeyi ispatlamaya çalışıyorlar. Bazıları Kerkük Türkmen'dir, bazıları Arap-'tır, bazıları da Kürt'tür diyor. Onlar, Kerkük'ün Kürdistan'ın bir bölgesi olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. Kerkük Kürt müdür? Evet. Tarihi, coğrafi olarak baktığımız zaman Kürdistan'ın bir bölgesidir. 1957 yılında yapılan sayımda Kerkük'te en fazla nüfusa sahip olanlar Kürtler'di. Kerkük'ün Türkçe bir kelime dolayısıyla Türk olduğu söyleniyor... Bu çok normal. İsmi Türkçe olan birçok yer var. Köy Sancak, Kuştepe, Karadağ ve benzeri birçok yeri saymak mümkün. Bir söz vardır; ölümü gösterip sıtmaya razı etmek diye. Kerkük'ün başkent olarak gösterilmesinin nedeni budur. Böyle denilerek Erbil'in rahat bırakılması sağlanmak istiyor. Kerkük ne Kürtler'in ne de Türkmenler'in olacaktır. Kerkük, merkeze bağlı kalacaktır. Çünkü Kerkük demek petrol demektir. Amerika aksine izin vermez. Saddam bu kez gidecek Irak tasarısı, BM'den geçti. Amerika'nın Irak operasyonunu bahara ertelediği, hatta hiç yapmayabileceği de yazıldı, çizildi. Bu mümkün mü? Dışişleri Bakanı Colin Powell, silahsızlanmanın sağlanması durumunda saldırıya gerek kalmayacağını açıklamıştı. Ancak, kanaatime göre plan bu değildir. Plan, Irak'ın tüm yapısını değiştirmeye yönelik bir plandır. Silahsızlandırmanın yanısıra Irak'ın yapısında yeni bir düzenlemeye gitmek, özgürlük, demokrasiyi, tesis etmek, seçimleri yapmak, diğer halkların haklarını tanımak gibi konular var. Nereye kadar gideceğini zamanla göreceğiz. Amerika'nın Saddam'ı göndermekte kararlı olduğunu söyleyebilir miyiz? Öyle görünüyor. BM Güvenlik Konseyi'nde çıkarılan tasarı, Saddam'ın yerine getiremeyeceği şartları içeriyor. Bunu gerekçe yapıp, Irak'a saldırının meşru zeminini hazırlayacak. Peki Saddam sonrası Irak'ta nasıl bir yapı olacak. Irak'ın ikiye hatta üçe bölüneceğini dair tezler var? Bunların çoğu çeşitli araştırma kuruluşlarının ortaya attığı iddialar. Saddam sonrası öngörülen değişim, Irak'ın toprak bütünlüğü çerçevesinde olacaktır. Iraklı muhalif gruplar da zaten bunun üzerinde duruyor. Geniş tabanlı, çoğunluklu, birleşik, demokratik ve parlamenter sisteme dayalı bir değişim olacaktır. Bu yönde yapılmış olan resmi bir açıklama yoktur ama öngörülen budur. Dışişleri eski Bakanı İsmail Cem, Filistin'deki Arap-İsrail savaşına benzer bir Kürt-Arap savaşından söz etti. Böyle bir ihtimal söz konusu mu? Hayır, böyle bir tehlike söz konusu değildir. Tam tersine Amerika'nın ve bölgedeki diğer ülkelerin endişesi bir Kürt-Arap savaşı değil, Araplar arasında baş gösterebilecek olan bir Sünni-Şii savaşıdır. Çünkü 1991'de böyle bir tehlike ortaya çıktı, Güney'de Şiiler ayaklandı. Amerika'nın 1991'de Saddam iktidarına son vermemesinin bir nedeni de budur. Amerika, Saddam'ın gitmesi durumunda bir iç çatışmanın ortaya çıkmasından ve Irak'ın Şiilerin denetimine geçmek suretiyle kontrollerinden çıkmasından endişe etti. Şu anda bölge ülkeleri de dahil böyle bir çatışmanın olmaması için yoğun çaba harcıyor.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Ramazan| Arşiv Bilişim| Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |