|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bu yıl Ramazan ekranında İsmail Nacarları, Zekeriya Beyazları, Yaşar Nuri Öztürkleri neredeyse hiç göremedik. Oysa, İslamın temel inanç ve kavramlarının kavga-dövüşlü açık oturumlarda "zoraki reformizm deneyleri"ne tabi tutulmasına ne de çok alışmıştı gözlerimiz! Yoksa, 28 Şubat'ın tetikleyip kışkırttığı kimi toplumsal paranoyalar artık yavaş yavaş tarihe mi karışıyor? İnsanın asıl şimdi "nerde o eski Ramazanlar" diyesi geliyor. Hatırlasanıza, dün gibi. Türk halkının cefakar anası Ayşe Özgün, yanına Prof. Öztürk'ü almış, adeta bir "İslam Jan D'arc'ı" edasında ekrandan ışık saçıyor: "Hocam, Kur'an'daki bu mesajın anlamı nedir?" Aslında, Özgün'e "İslam Jan D'arc'ı" benzetmesi pek de isabetli olmadı. Çünkü, o daha çok, ABD'li talk-show'cu Oprah Winfrey'i örnek alır. Winfrey'in de "sorunları çözmek" gibi bir derdi yoktur, "tartışma olsun da taştan olsun" ekolünün temsilcisidir O... Neyse konuyu dağıtmayalım, Özgün'ün feryadı üzerine "çıplak uyarıcı" bizleri yeniden uyarmaya başlıyor. Ancak, bunu yaparken bir şartı var: Kendisine, O'nun görüşlerine ters gelen herhangi bir soru sormayacaksınız! Derken zaplıyorsunuz, öte tarafta "Ateş Hattı" var. Reha yine "türbe yeşili" bir konu seçmiş, konuklarına gaz veriyor. Zekeriya Beyaz ve İsmail Nacar da mahalle kahvesinde siyaset muhabbeti yapan iki ihtiyar üslubuyla bağrışmaktalar: "Hadi oradan, hadi bakayım ikile, hadiiii!" Yine zap. Geçtiğiniz kanalda bir başka "efsane isim", Cemal Kutay konuşuyor. Mevzusu ağır. "İslam'da Türkçe ibadetin ve Türkçe ezan okumanın elzem olduğundan" dem vuruyor üstad. Oruç farz mıdır? Cuma namazında bir kadın bir erkeğin tam önünde secdeye giderse, kötülük bunun neresindedir? Adak olarak horoz ve devekuşu da kesilir mi? İbadet Türkçe yapılır mı? Dahası, bizzat ibadetin kendisi illa da şart mıdır? Çalışmak, mesela bir şarkıcı için gazinoda şarkı söylemek de bir çeşit ibadet sayılmaz mı? Oruç farz mı? Sünnet olmak çok mu şart? Olmasak olmaz mı? "Benim kalbim temiz" sendromu nedir? Otel odasında porno film izlemek imanı zedeler mi? Yeryüzüne Hz. Peygamber haricinde hiç iyi huylu bir Arap gelmiş midir, yoksa bir Türk zaten bütün dünyaya bedel midir? Ne tür bir tür sakal daha çağdaştır, ne tür değildir? Başörtülü öğrenciler hangi dış mihrakların maşasıdır? Uzmanlar non-stop konuşuyor, tartışıyor, bağrışıyor. Ortam o kadar bulanık ki, bunlardan hangilerinin tartışılan konuda "gerçekten yapıcı sonuçlara ulaşmak" gibi bir derdi var anlamak mümkün değil. Kesin olan tek şey şu: Birileri, "Ne kadar bulamaç yaparsak, o kadar çok rating getirir!" diyerek keyifle avuçlarını sıvazlıyor. "Şifreciler" var ama... Son üç-dört yıldır bu görüntülere alışmıştık. Ancak, bu Ramazan'da ne olduysa oldu, yukarıda andığımız türden tartışmalar bir anda bıçak gibi kesiliverdi. Şimdilerde, varsa yoksa "şifreciler" revaçta. Fakat, kutsal metinlerden sayılar türetip duran bu genç adamlar, ekran tecrübesizlikleriyle o yaşlı kurtların bizlere verdiği keyfin henüz uzağındalar. Doğrusu ya, pek kesmedi bizi bu yeni akım... Şaka bir yana, toplum hayatımızda ve TV ekranında bir dönemin kapıları artık kapanıyor galiba. Buna Ak Parti ile gelen yeni rüzgar mı yol açtı bilemiyoruz. Ancak, bunun hayra vesile olacağı ve "değerler sistemi allak bullak edilmiş olan" Türk halkına kendine gelebilmesi için yarar sağlayacağı kesin...
|
|
|
|
|
|
|
|