T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
"Demokrasi ileri gidecektir"

Herhangi bir kişinin ağzından böyle bir söz işitseniz, onun "demokrasi ileri gidecektir" dediğini duysanız, aklınıza ne gelir?

Ben bu cümleyi gazetelerde okuduğumda ilkin hiç bir şey düşünemedim. Çünkü ilkin "demokrasi ne ki, ileri gitsin?" biçiminde bir fikrin üstünde yoğunlaşmaya çalışmıştım. Demokrasi deve miydi, yoksa kuş muydu, yoksa devekuşu muydu da, onun ileri gitmesinden bahsedilebiliyordu? Demokrasi tren miydi, yoksa otomobil miydi de, onun ileri gitmesi bahis konusu edilebiliyordu? Sonra acaba burada kullanılan "ileri" ve "ileri gitmek" kelimeleri acaba hangi zihinsel karmaşanın sembolü olarak dışa vuruyordu? "Demokrasi ileri gidecektir" diye bir cümle kuran birisi onun nerede durduğunu tahayyül ediyor olmalıydı ki, ona daha ilerde duran bir hedef öngörüyordu? Yoksa demokrasi ile tren birbirine mi karıştırılıyordu?

Platon'a bakarsanız, demokrasinin bir ileri safhasını tiranlık oluşturuyor. Aslında Platon'un demokrasi anlayışı özgürlük ve eşitlik ırasıyla bağlantılı bir kavram olarak düşünüldüğü için modern demokrasi anlayışıyla örtüşmektedir. Fakat filozofa göre, demokrasi aynı zamanda sırf bu özelliği yüzünden demagojinin ve diktatörlüğün de habercisi sayılmaktadır. Fakat "demokrasi ileri gidecektir" cümlesini kuran kişinin bu cümleyi Platon'un bu fikirlerini aklına getirerek söylediğini sanmıyorum. Eğer o kişi bütün bunları düşünebilecek bir zihinsel donanıma mazhar olsaydı zaten böyle bir cümle kurmanın abes olduğunu bilecekti. Öyleyse böyle bir cümle kuran kişi ne demek istiyordu, ne demek istemiş olabilirdi?

Demek ki, böyle bir cümleyle karşılaştığımız zaman, bu cümlenin manasını anlayabilmek için cümlede kullanılan kavramlara bakarak bir milim olsun "ileriye gidebilmenin" imkanı bulunamıyor. Çünkü sadece abesle iştigal edilmiş ve bu cümleyi kullanan kişiyle aynı fikrî platformu paylaşmak gibi bir talihsizliğe uğranılmış oluyor.

Ama biz istiyoruz ki, gene de "demokrasi ileri gidecektir" cümlesine bir anlam yükleyelim! Eğer bu arzumuzda ısrarlı olacaksak çıkış yolunu böyle bir cümleyi tahlil ederek değil, fakat böyle bir cümleyi kuran kişinin fikrî ve kişilik yapısını öğrenmeye çalışarak bulabiliriz.

İnsanları cümle kurmaya sevkeden muharrik güç onların kafalarında taşıdıkları meseleler ve fikirlerdir. Eğer insanın kafasında bir mesele ve bir fikir yoksa, fakat buna rağmen kendini konuşmak zorunda hissediyor ve illa bir şeyler söylemek istiyorsa, o zaman o kişi ya "demokrasi ileri gidecektir" gibisinden bir cümle kurmaya heveslenir ya da diyelim ki gittiği bir konserde orkestra ve koroya bakarak: "Bunlar bir ülkenin çağdaşlığının işaretidir" der. Fakat çağdaşlığın neyi işaret ettiği sorulsa, böyle bir sorunun cevabını demagojiye müracaat etmeden istihsal etmenin imkanı bulunmaz.

Bu tür cümleler kendi meselesine hakim olamayanların veya zaten bir meselesi olmayanların daima kenardan dolanarak puan kazanma açıkgözlüğünü ortaya koymaktan başka bir işe yaramıyor. Böyle cümlelerin bütün anlamını da sahiplerinin şahsında bu noktada aramak gerekiyor. Yoksa onların anlamı üzerinde ciddi biçimde düşünmeye kalkışmak abesle iştigal olur, o kadar.


11 Nisan 2002
Perşembe
 
RASİM ÖZDENÖREN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED