|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Allah nazardan saklasın, kaç gündür havalar günlük güneşlik. Sanki Ocak ayında değil örneğin Nisan ayındaymışız gibi paltoları atıp ceketlerle dolaşıyoruz. Çoğu evlerde kaloriferler bile birkaç gündür yakılmıyor. "Bu güzel havalar devam etse" diye düşünürken, radyoda bir spiker Ecevit'in yaptığı açıklamaları okuyor. Ecevit, "Erken seçim ihtimalinin Türkiye'nin gündeminden çıktığını, hükümetin 2004 yılına kadar görevde olduğunu" söylüyor ve sözü "ailecek dostu Bush'lara" getirerek Bush'un kendisine "Zor kararlar almaktasınız. Arjantin zor kararlar almasını bilemedi. Türkiye'ye güven arttıkça yatırımlar da artacaktır" dediğini aktarıyor. Ecevit'in "Bush bana dedi ki" diyerek anlattığı bir sürü "anekdot" var. Ama anlatmadığı çok önemli bir "Bus'un uyarısı" var ve onu nedense pek gündeme getirmiyor. Ecevit. "Bush bana dedi ki, Saddam Hüseyin yönetimi ile ticarette limitler aşılıyor. Iraklılar sizden aldıkları ile bazı askeri kabiliyetlere sahip oluyor" demiyor. Üstelik bu "uyarının" oldukça "sert" bir şekilde yapıldığını da söylemiyor. Neyse bırakalım Ecevit'i gelelim TÜSİAD'ın genel kurulluna. Genel Kurul Çırağan Hotel Kempinski'nin balo salonundaydı. Salona çıktığımda, ekonomist yazar Güngör Uras bir işadamı ile görüşüyordu. "Havalar güzel ama ekonominin havası ne durumda?" diye soran işadamına, ikimiz birden "İyiye giden ne var ki herkes kendisini iyimser bir havaya kaptırdı." açıklamasını yaptık. Sonra da "kayıt dışı ekonomi" gündeme geldi. İşadamı "Akıllı adamlar ekonomilerini kayıt altına aldırmıyorlar" dedi ve bu günlerde ortaya çıkan "dinamizmi" o "akıllı adamlara" borçlu olduğumuz söyledi. O sırada bir işadamı yanındaki gazeteciye "Şu TV kameralarına konuşan kadın, eski İçişleri Bakanı Meral Akşener değil mi?" diye sordu. Sonra da "Yaa! gerçekten o. TÜSİAD ne günlere kaldı. Eskiden başbakanlar gelirdi şimdi "eski bakanlar" geliyor." dedi. O hanım, Meral hanım değildi. Canlı yayın yapan bir TV kanalının bayan spikeri idi. Kamu Bankaları Ortak Yönetim Kurulu Başkanı Vural Akışık, hükümetin kendisini görevden almak üzere hazırlık yaptığının farkında olacak ki, genel kurula katılma yerine "kuliste" işadamları ve gazetecilerle sohbet ediyor, genel kurulun "basına kapalı" bölümünde "Bankaları Kurtarma Yasası" ile ilgili yapacağı açıklamaları aklından geçiriyordu. Salonun bir köşesinde Bülent Eczacıbaşı, hem ekonomideki son durumdan "kaygılı" hem de İlaç Endüstrisi İşverenleri Sendikası Başkanı olarak ilaç fiyatlarında yapılan düzenlemenin ortaya çıkardığı "belirsizlik" nedeniyle en az 5 bin eczanenin kapanmasından endişeliydi. İş- Tim Genel Müdürü Giuseppe Farina, genel kurula, o her zamanki "sempatik" hali ile bir yeni üye olarak katılmıştı. Ekonomimizin "son gözdesi" Coşkun Ulusoy o her zamanki şıklığı ve "hazır cevaplılığıyla" herkesin "gıpta" ile baktığı biriydi. OYAK'ta gösterdiği "üstün başarı" herkesin üzerinde ittifak ettiği bir konuydu. Zeynel Abidin Erdem olmadan bu yıla kadar TÜSİAD nasıl oldu şaşarım. O da bu yıl yeni üye olmuş. Ben daha eski sanıyordum. "Daha önceleri nerelerdeydiniz" şarkısı Zeynel Abidin Erdem için söylense yeridir. Nereye gitse dolduruyor çünkü. İshak Alaton'la kucaklaşırken, ağzımızda "güneşin yakışıklıları seçtiği" sözleri vardı ama ortak dostumuz rahmetli Üzeyir Garih'i unutamadığımız ve ta içimizde "onun yokluğunu" duyduğumuz açıkça belli oluyordu. Eski bankacı ve medya sahibi Erol Aksoy'u göremedim ama bir başka medyacı Zafer Mutlu "yalnız kalmayı" tercih ettiğini gösterir bir şekilde, salonda arka sıralarda bir sıranın başına oturmuş her an çıkmaya hazır bekliyordu. Nitekim salonu en erken terk edenlerden biri oldu. Salonda Ericsson Genel Müdürü Ersin Pamuksüzer'in yanına oturdum. "Nasıl piyasalar açıldı mı?" diye sordum. "Yok" dedi. "Hükümet kolay borçlanmaya başlayınca sanki piyasalar açılıyor sanıldı ama piyasalar hala kapalı" dedi. TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan "siyasi istikrar olmadan ekonomik istikrar olamayacağı" gerçeğinden hareket ederek "ülkemizde bir zihniyet devrimi" yapılmasını istedi. "Mini demokrasi paketinin özgürlükleri daha da kısıtladığını" söyleyen Özilhan "daha demokratik bir ülke isteyen Türk halkının" isteklerine cevap verilmesini özellikle vurguladı.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |