T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Godo'yu beklerken….

Şu husus herhalde pek tartışma konusu yapılamaz: Yeni Oluşumcular'ın amacı ne olursa olsun, gerek etrafına topladıkları amaçsız, yeni parti arayan ve yeniden seçilmek için heveslenen, düne kadar Ecevit'in sadık askerleri olan milletvekilleri açısından gerek yürüttükleri operasyon açısından ciddi bir "yöntem ve etik sorunları" var.

Ecevit'in DSP'den istifa eden milletvekillerine ilişkin olarak şu sözlerine kim ne diyebilir:

"Partiyle hiç sorunu olmayan kimseler bile ayrıldılar. Giden arkadaşlarımızın DSP'den düşünsel ayrılıkları nedir? Yeni Oluşum'un çekmeye çalıştığı milletvekillerine sunduğu bir proje yok. Cem'e şunu sormak istedim. Acaba DSP gerçekten söylediği gibi, daha önce değil bugün söylediği gibi kimliğinden uzaklaştı mı? DSP çatısı altındayken böyle bir iddiası yoktu, aynı partide çalışırken. Ve kendisiyle birlikte ayrılanların da böyle bir iddiaları yok…"

Bu köşeyi takip edenler bilirler…

Bülent Ecevit ve başında olduğu hükümete hiçbir zaman sıcak bakmadım; onların siyasi alanın daralmasının, devletin siyaset üzerindeki tahakkümünün, 28 Şubat'ın sonuçlarının ürettiği tepkisel oy krizinin meyvalarını gördüm. Ecevit'in sağlık durumunu dikkate alarak siyasi bir geçişi sağlamak koşuluyla siyasetten çekilmesi gerektiğini savundum.

Ama tüm bunlar, Ecevit'in yukarıdaki tespitlerine katılmamı engellemiyor.

Ne bunlar, ne Derviş, Cem gibi ciddi isimlerin varlığı hükümetin bu şekilde zorlanma ve devrilme girişimini hoşgörmemi sağlamıyor. Bu yönüyle Yeni Oluşum hareketi siyasetin önünü açmaktan çok önünü tıkayan, siyaset-toplum, siyaset-meşruiyet ilişkisini dolaylı olarak bir nitelik taşıyor. Yeni Oluşum hareketi sadece üç mimarı tarafından tasarlanan, hükümete ilişkin eylem programı olan, siyasi bir projeye sahip olan bir girişim olsaydı, kendisini ifade etmesiyle birlikte mevcut siyasi dengelere alternatifler üretecek kadar hesaplı olsaydı; tartışmalar başka bir noktada olabilirdi.

Oysa biz sadece, durmaksızın Godo'yu beklemiyoruz; onu bıkıp usanmadan yaratmaya çalışıyoruz…

Evet, ortada daha önce de söylediğimiz gibi Orient Ekspres Cinayeti'ne benzer çok failli bir hadise, bir darbe var.

Merkez medyanın hali ortada tek tornadan çıkmış yazılar ve yorumlarla, amaçlı haberlerle siyaseti yeniden dizayn etmeye çalışıyor. İlk hedefine ulaştıktan sonra şimdi ikincisini zorluyor.

Bazı haberlerden anlaşıldığı üzere bazı askerler doğrudan bu operasyonu teşvik edenler arasında yer alıyor.

Yönlendirilen bir piyasanın, büyük sermaye gruplarının tutumu ve baskıları da ortada…

28 Şubat nasıl kendisine destek veren sol kesimi hallaç pamuğu gibi attıysa, ilkeleri rafa kaldırıp çıkarların öne alınmasına vesile olduysa, Yeni Oluşum meselesi de liberalleri aynı şekilde parçalayacak gibi görünüyor.

Demokratik siyaset tüm farklıkların ortadan kalktığı, verili bir doğrunun akılcı bir yöntemle ve profesyonelce akılcı kişiler tarafından uygulandığı bir mekanizma değildir. Demokratik siyaset tek hedefe kilitlenen, milli takımvari iktidar kompozisyonları içeren bir oyun da değildir. Demokratik siyaset toplumu sadece varsayım olarak ele alıp devlet gücüyle işleyen bir yapı hiç değildir.

Yeni Oluşum hareketi ise gerek onu oluşturan milletvekili kalabalığıyla, gerek onu besleyen kumpas kanallarıyla şu anda tam olarak budur.

Kimse bu hareketi desteklemek için toplum adına seçim sonuçlarını varsayarak yorum yapmamalı. Bunu yapmak ya cahillik olur ya da kötü niyet taşımak…

Oysa bugün siyasi resim ortada:

Yeni Oluşum girişimi hükümeti deviremedi. Sadece yönünün olumsuz değişmesine, katılaşmasına katkıda bulundu. Yaptığı tek şey erken seçim sürecini hızlandırmak oldu ki, o da zaten yoldaydı.

Yeni Oluşum'un gücünü tartışmaya, sosyal demokrasi yorumları yapmaya gelince. Bunun için biraz beklemek gerek…

Çünkü henüz ortada yorumlanacak tek bir sözleri bile yok.



14 Temmuz 2002
Pazar
 
ALİ BAYRAMOĞLU
ALİ BAYRAMOĞLU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED