|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Maksat muhabbet değil
Ertuğrul Erkişi, tek kanallı yıllardan beri Türk Sanat Müziği programlarında görmeye alıştığımız yaşlı icracılarının aksine genç bir yüz. Özel TV'lerde tek sanat müziği programı olan Muhabbet Bağı'nda, kendine has yorumu, beyefendiliği ve temiz yüzüyle dikkat çekiyor. Hayalleri, yıllarca Türk Müziği'ne uzak kalmış gençlere TSM'yi tanıtmak ve sevdirebilmek. Programı yapmaktaki en büyük amacı da buymuş zaten. Yıllardır TSM'yi radyo ve TV'lerde icra edenlerin hep belli bir yaşın üzerinde insanlar olması onu rahatsız etmiş. Babasının Türk Müziği'ne olan ilgisi nedeniyle çocuk yaşlarda müzik yolculuğunun içinde bulmuş kendini Ertuğrul Erkişi. "Bizim evde radyo sustuğu zaman babam başlardı. Babam başladığı zaman radyo susardı" diyor. Evin dört erkek çocuğundan en büyükleri olan Ertuğrul etkilenmiş önce Türk Müziği'nden. Sonra da Gazi, Süleyman, Fatih... Ve dördü de devlet konservatuarından mezun olmuş. Hem icracı hem akademisyen Hemen her müzisyen gibi Erkişi de, ortaokul korosunda başlamış şarkı söylemeye. Lise 1. sınıfta babasının teşvikiyle Bursa Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı'na kaydını yaptırmış ve 3 sene buraya devam etmiş. Lise bitince İzmir Ege Üniversitesi Devlet Türk Müziği Konservatuarı'na girmiş ve 1999'da buradan mezun olmuş. Ancak sadece eser icra eden biri olmak istemediğinden, kariyer yapmak ve Türk Müziği hakkında daha kapsamlı bilgi edinebilmek için Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Müziği Bölümü'nde de 3 yıl yüksek lisans yapmış. Tezini bir Türk Müziği makamı üzerine hazırlamış ve Osmanlıca arşivlerden 12 eseri Türkçe'ye çevirerek bu makamdaki eser sayısının 12'den 24'e çıkmasına vesile olmuş. Bu arada TRT İzmir Radyosu'nda stajyer ses sanatçısı olarak çalışmış. Repertuarının zenginliğini de 7- 8 yıl boyunca burada ezberlediği şarkılara borçlu olduğunu söylüyor. Yüksek lisans yaptığı sırada hocalık da yapan Erkişi'ye STV'den program teklifi gelmiş. Muhabbet Bağı serüveni böylece başlamış. Tür Müziği seviyedir Genç müzisyen, programa ve kendisine gösterilen ilgiden memnun. Türk Müziği'ni dinleyenlerin sanıldığı kadar az olmadığı görüşünde Erkişi. Türk Müziği'nin sözlerinin belli bir seviyeyi tutturmuş olduğunu, bazı eserleri anlayabilmek için insanın kendini birazcık geliştirmiş olması gerektiğini söylemesine rağmen, 'Türk Müziği'ni dinleyen elittir' yaklaşımına katılmıyor. Buna da en yakın örnek olarak babasını veriyor: "Benim babam köyde doğup büyümüş ortaokul mezunu bir adamdı ama Türk Müziği'ni severek okurdu" Erkişi'nin iki yıldır devam eden programı Muhabbet Bağı, yaz tatili nedeniyle banttan yayınlanıyor. Ancak yeni sezonda yenilenen formatıyla çok daha canlı bir şekilde tekrar ekranda olacak. İcracılığının yanında besteci yönü de olan Ertuğrul Erkişi, şu aralar kendi bestelerini de değerlendireceği, önümüzdeki aylarda çıkacak yeni albümünün hazırlıkları içinde. Canlı yayın taktikleri "Canlı yayında telefonla bağlanan izleyici bir istekte bulunduğunda şarkıyı hatırlayamama gibi durumlar olmuyor mu?" sorusunu gülerek cevaplıyor Erkişi: "Böyle zor anlar yaşadığımız oluyor. Yıldırım Bekçi'yi konuk ettiğim bir programda Huysuz Virjin (Seyfi Dursunoğlu) bağlandı programa ve 'Feryat ki feryadıma imdat edecek yok' adlı şarkıyı istedi. Şarkıyı hatırladım ama bölüm farklılıkları, makam geçkileri çok olan bir eser. Bu nedenle münasip bir dille durumu geçiştirdim.Telefonla bağlanan bir izleyici Selahattin Pınar'dan bir eser okumamı istemişti. Pınar, Türk müziğinde çok zor şarkıları besteleyen birisi olarak bilinir. Bir eyvah çektim içimden. 'Aşkınla sürünsem, yine aşkınla delirsem' diye bir şarkı var onu istedi. Çok zor bir eser. Başladım, ama yarıya gelmeden espri yaparak kestim ve efendim bu kadar yeter, malum, üstadın bir şarkısı iki şarkı yerine geçer, biz de bir şarkılık kısmını okuduk dedim. Bu konudaki taktiği de Mustafa Keser'den aldım. Canlı yayında zorda kalındığında ne yapılması gerektiği konusunda Keser'in bana yardımları olmuştur." MUSTAFA NİZAMOĞLU İSTANBUL
|
|
|
|
|
|
|
|