AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

E K O N O M İ
IMF, Vakıfbank'ı istemedi biz verdik

Önceki hükümet döneminde IMF'nin isteği olmamasına rağmen, Hazine bürokratları tarafından niyet mektubunda özelleştirme kapsamına alınan Vakıflar Bankası'nın özelleştirilmesi için kanun bile yok.

Türkiye'nin ekonomik krizden çıkmak için IMF'ye sarıldığı 3 yıl önce hazine bürokratları tarafından özelleştirileceği belirtilerek IMF'ye verilen niyet mektubuna dahil edilen Vakıflar Bankası şimdi niyet mektubundan çıkamıyor.

Dünya Bankası'nın ve IMF'nin bankanın satılması konusunda bir diretmesi olmadığını ifade eden Türkiye Vakıflar Bankası Genel Müdürü Ahmet Kaçar, "İkili toplantılarda bize söyledikleri şu: ''Niye bize vakıfbank'ın özelleştirilmesini verdiklerini anlamış değiliz." Geçmişte Hazine bürokratları, Dünya Bankası'na bir söz vermeleri gerekiyor, demişler ki Vakıfbank'ı özelleştireceğiz. Böylece, Vakıfbank'ın özelleştirilmesi niyet mektuplarına girmeye başladı. Banka zaten özel bir banka. Bunun neyini özelleştirecekler, bilmiyorum."

Kanunu bile yok

Kaçar, "Zamanında niyet mektuplarına girdiği için kimse geri adım atamıyor. Bugün bankanın özelleştirilmesi için bir kanun bile yok. Zamanında çıkarılan kanunun süresi doldu. Özelleştirme kamu malları içindir. Vakıfbank bir devlet bankası değildir" diye konuştu.

500 trilyon kar

Kaçar, Vakıfbank'ın 2003 yılı sonunda 500 trilyon lira kar açıklayacağını belirterek, bunun içinde hiç bir manipülasyonun olmadığını söyledi. Kaçar, "Bu yıl içinde 131 milyon dolarlık otel sattık. Bunun tamamının sermaye artışında kullandık. Bunlar kar olarak bilançoları yansıyacak" dedi.

Kaçar, Vakıfbank'ın 2004 yılından itibaren, ortaklarını kar dağıtmaya da başlayacağını söyledi. Kaçar, 213 trilyon liralık BDDK kağıtlarının da önümüzdeki yıl geri ödeneceğini bildirdi.

Ziraat, Halk ve Vakıfbank ayrı birer markadır

Vakıfbank'ın diğer kamu bankaları ile birleştirilmesine ilişkin tartışmalara da tepki gösteren Kaçar, bunun Mercedes ile Audi'yi birleştirmek ile aynı olduğunu öne sürdü. Kaçar, "Önce Ziraat ile Halkbank'ı birleştirsinler. Bunu niye denemiyorlar? Ziraat, Halk ve Vakıfbank ayrı birer markadır. Mercedes ile Audi'yi ya da Renault ile TOFAŞ'ı birleştirdiğimizde daha iyi bir otomobil markası çıkar mı, çıkmaz. Onun için, bankaların markası da ayrıdır. Markaları ayrı ayrı değerlendirmek gerekir" dedi. Kaçar, Ziraat ve Halk Bankası'nı rakip olarak görmediklerini belirterek, kendilerini rakip olarak, Akbank, İş Bankası ve Garanti Bankası'nı gördüklerini söyledi.

Dört batık bankacıdan tahsilat sağladık

Vakıfbank'ın sorunlu kredileri konusunda da bilgi veren Kaçar, toplam 940 trilyon liralık sorunlu kredisi bulunduğunu, bunların 250 trilyon lirasını yeniden yapılandırdıklarını, geri kalanı içinde karşılık ayırdıklarını söyledi. Batık krediler için özel tahsilat birimi kurduklarını ifade eden Kaçar, bu birim sayesinde bütün kredi borçlularından tahsilat sağladıklarını, bunların içinde kendi bankasını batırmış dört patronun da bulunduğunu vurguladı. Aydın Doğan Grubu'na kullandırılan kredilerle ilgili tartışmaları da değerlendiren Kaçar, "Doğan Grubuyla ilgili çok şey söylendi. Vakıfbank'ı Aydın Doğan'a peşkeş çekiyorlar dediler. Biz bunu yapmış olsaydık 10 milyon euroluk krediyi erken ödemezlerdi" dedi.

  • HÜSEYİN ÖZAY ANKARA



  • 29 Aralık 2003
    Pazartesi
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED