Rusya’nın Kudüs politikası bağımsız mı?

Rusya’nın Kudüs politikasında Rus Yahudileri ve Rus Ortodokslarının hakları yanında Rusya Müslümanlarının tepkisini de dikkate aldığı görülüyor. Rusya’nın Kudüs politikası Türkiye ile birlikte fakat Türkiye’den bağımsızdır. Bu iki ülke Suriye’de olduğu gibi Kudüs’te de ortak çıkar doğrultusunda güç birliği yapabilir.

İsrail bir yol kazası değildir Batı’nın kendisidir!

İsrail’in 14 Mayıs 1948'de resmen devletleşmesi, öncesi ve sonrasıyla tüm yaşananlar dini inançlar ile politik gereksinimlerin eklemlendiği karmaşık bir yapılanmayı önümüze getiriyor. Bir taraftan Yahudi inancıyla motive edilen Vadedilmiş Topraklar arzusu diğer taraftan Medeniyetler Çatışması, Tarihin Sonu tartışmalarıyla görünürleşen İslam karşıtlığı veya İslam’ın bir anlam kaynağı, bir değer sistemi olarak alternatif olma potansiyelini devre dışı bırakma siyaseti kimi ayrılıkları barındırsa d...

Kudüs’e seyahat seferberliği

Bağnazca sürdürdüğümüz yanılsamalar

Kudüs bizim neyimiz olur?

Trump’ın Kudüs'le imtihanı

New York’lu yap-satçı işadamı Trump’ın hesaplayamadığı; Ortadoğu’daki Arap çarşısındaki (sûk) züccaciye dükkanına giren Boz Ayı’nın verebileceği zararın yanısıra kendi alacağı hasardır. Bu açıdan Trump’ın bu hamlesi Barzani’nin referandum kartına oldukça benzemektedir ki, Barzani kazanma şansı çok düşük bir kumar oynayarak bağımsız olayım derken biyolojik olarak hayatiyetini devam ettiren siyasi bir mevtaya dönüşmüş durumda.

Taşeron müjdesi ve kapsamı

Uzun süredir tartışılan ve taşeron işçilerinde büyük beklentilere neden olan mesele nihayet çözüme kavuşacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan 5 Aralık 2017’deki AK Parti Grup toplantısında tarihi bir açıklama yaparak 850 bin taşeron işçisinin kamu işçisi yapılacağını açıkladı. Üstelik daha önce gündeme gelen “özel sözleşmeli personel” olarak değil “belirsiz süreli iş sözleşmeli” kamu işçisi olacağını söyledi. Bu açıdan beklenenin ötesinde bir adım atıldı.

Ortadoğu savaşın eşiğinde

Rockefeller destekli ABD dış politikası çöktü

Rockefeller Ailesi’nin varlığının bir kısmını Rothschild Ailesi’ne satması ve küresel zenginliğe ulaştığı petrol sektöründen çekildiğini açıklaması, Rothschild ile büyük bir pazarlık içinde olan Trump’ın yönetime geçmesi, Rockefeller’ın Suudi Arabistan’da kurduğu Aramco’nun Trump döneminde New York borsasında hisse satmaya hazırlanması gibi gelişmeler gerçekten Rockefeller destekli ABD politikalarının çöktüğünü ve Rothschild destekli yeni politikaların başladığını mı göstermektedir?

Zihinsel engelleri aşmak

Biz Müslümanlara sunulan ontolojik ve epistemolojik düzenin sınırlarının aşılabileceğine ilişkin inancımızı kaybettiğimiz için, farklı bir seçeneğin, farklı bir yöntemin, farklı bir düzenin mümkün olabileceğini düşünmüyoruz, akletmiyoruz. Kendi bilgi sistemini ve dünya görüşünü özgürleştiremeyen bir kültürün ve toplumun, hiçbir şekilde özgürlüklerden söz edemeyeceği bilinmeli ve hatırlanmalıdır.

DAEŞ sonrası Irak ve Suriye

Çin dünyayı yönetmeyi planlıyor

Soçi fotoğrafı,bir telefon ve Pentagon açıklaması

Ankara bir süredir günün koşullarına göre sürekli gözden geçirip yenilediği bir denge siyaseti izliyor. Bu Soğuk Savaş dönemi denge siyasetinden farklı olarak oldukça aktif bir denge siyaseti; öyle ki Ankara’nın daima kendi aleyhine ve lehine sahada oluşacak güç politikalarını izleyerek gerekirse ön-alıcı gerekirse oyun-bozucu yeni politikaları sahada ve masada hayata geçirmesini gerekli kılıyor. Bu bağlamda Türkiye’nin realizmin altın kurallarına geri döndüğünü de söyleyebiliriz.

Kemal KılıçdaroğluKüreselcilerin Türk siyasetinde açtığı kaos hesabı!

28 Şubat darbesine alkış tutan CHP (DSP) o süreçte doğrudan dışarı çıkan 150 milyar doların dolaylı komisyoncusudur. Daha dün odundan ağaçtan bahanelerle Gezi Parkı’nda eylem başlatan ve sokaklarda kanlı fener alayları düzenleyerek bu milletin milyarlarca dolarına mal olan Kemalli CHP, küreselcilerin açtığı bir kaos hesabıdır.

Başarısız lider Angela Merkel

Merkel 2005’den bu yana Avrupa Birliği içerisinde ve Almanya’da hep güçlü lider profili çizdi. Azınlık hükümeti şansölyesi olarak siyasi felç dönemine girecektir. Almanya’nın Avrupa içerisindeki etkinliğini zayıflatacak, Almanya içerisinde kamplaşmaları derinleştirecektir. Merkel erken seçimi, azınlık hükümetine tercih edecektir. Erken seçim kararı alındığı takdirde bunun 2018 Mart veya Nisan ayında olabileceği söz konusu.

Zimbabve’de flu darbe

37 yıllık iktidarına veda eden Rober Mugabe’nın geçtiğimiz Salı günü istifa ettiğini duyurmasıyla darbe süreci tamamlandı. Zimbabve ordusu tarihinde ilk kez darbe yapmayı öğrenmiş oldu böylece. Bu nedenle bundan sonraki siyasi süreçler bu gerçeğin gölgesinde şekillemek zorunda. Mugabe’ye yöneltilen askeri baskının bundan sonraki siyasi aktörlere de her an yöneltilebileceği gerçeği ayenbeyan ortada durmaktadır.

Sorunlarımız edilgenliğimizle ilgilidir

Trump döneminde Çin-ABD ilişkileri

Xi Jinping ‘Çin Rüyası’nı’ gerçekleştirirken küreselleşmeyle entegre politikalar güderken, Trump “Amerika’nın Tekrar Muhteşem” olmasını sağlayabilmek için korumacı politikalar takip etmektedir. Dolayısıyla bu önemli çıkış noktası, Çin-ABD ilişkilerinin önümüzdeki dönemde temel belirleyicisi olacaktır.

Ratko Mladic hastalığı Avrupa’ya bulaşıyor

Batılı liderler, işlenen kitlesel suçları durdurmak için zamanında harekete geçmeyerek dünyadaki herkese diğer insanları öldürmekte, tehlikeli ve aşırı milliyetçi fikirleri desteklemekte bir sorun yok mesajı verdiler. Soykırım yapmakta bir sorun yok çünkü dünya, bu yaşananlar sadece kabile insanları arasında gerçekleşen bölgesel ufak bir çatışmaymış gibi davranacak; faşist olmakta sorun yok, sadece başka bir şekilde nitelendirsen olur, mesajı verdiler.

Türkiye-Batı ittifakının sonu mu?

Türkiye, 100 yıl önce çaresiz olmadığı gibi bugün de çaresiz değildir. Dünyada yeniden oluşmaya başlayan güç eksenleri ve dengeleri içerisinde Türkiye yerini alacaktır. Türkiye belki hemen bu konuda radikal bir adım atmayıp, diğer eksenlerle ilişkilerini güçlendirme yoluna gitmiştir. Türkiye, geçmişte de Rusya ile iyi ilişkiler geliştirip Batı’yı dengelemiştir. Bugün de yapılacak olan budur.

Mölln faciası 25 yıldır dinmeyen acı

Yıldız ve Arslan aileleri başlarına gelecekten habersiz daha iyi bir iş ve gelecek umudu ile tutmuştu Almanya‘nın yolunu. Kim bilebilirdi ki yabancılık hissetmedikleri tek yer olan huzurlu yuvalarına da o hain ellerin uzanacağını.

Çin’in yüksek hızlı diplomasisi

Yumuşak güç stratejisini en iyi kullanan ülke olarak bilinen Çin, 2000 sonrasında 102 ülkede 370 milyar dolar değerinde demiryolu araçları satışı yaptı ve tren ihaleleri üstlendi. Şimdi, Tek Yol Tek Kuşak ve İpekyolu projeleriyle Asya-Avrupa güzergâhında yer alan 60 ülkeyi onbinlerce kilometre uzunluğında uluslararası demir ağlarla örüyor.

Güvenlik sorunu olarak NATO

Dünyanın mevcut müesses nizamı her geçen gün iddiasını kaybediyor ve başka bir dünyanın mümkün olduğuna inananlar, tezlerini daha güçlü şekilde dile getiriyor. Müesses dünya düzeninin iflas eden politikasından biri de Somali’ydi. Ülkeyi enkaza dönüştüren politikaların ardında Türkiye’nin güvenlik ve kalkınmayı dengeleyen politikaları örnek bir vaka olarak gözümüzün önünde duruyor.

Birlikte olamamak, yok olmaya mahkûm olmaktır

Hakikat bilincini kaybettiğimiz günden bu yana, küresel bir kasırganın tam ortasında, bir o yana, bir bu yana savruluyor, sürükleniyoruz. Bu konum, İslami anlamda tanımlanması mümkün olmayan bir konumdur. İslam dünyası toplumları kendi içlerinde paradigmatik-zihinsel bir fosilleşmeye maruz kaldıkları günden bu yana, modern-seküler yapıları, gerçekliği, aşılmaz bir ufuk olarak görüyor.

Soçi’de üçlüzirvenin anlamı

Suudi Arabistan’ı içerden okumak

Yedi Sudeyri prensinden biri olan Kral Salman’ın, oğlu Muhammed bin Salman’ı “Veliaht Prens” olarak atamasıyla ülke tarihinde bir ilk gerçekleşti ve yönetimin bundan sonra kardeşten kardeşe değil, babadan oğula geçeceği ve bu geçişin de Sudeyri’ler arasında olacağı kesinleşmiş oldu.

ABD ve kimlik çatışmalarının jeopolitiği

Son günlerde Batılı basın, Birleşmiş Milletlerin raporlarına göre dünya genelinde 8.000 etno-kültürel grup olduğu ve çok yakın bir zamanda yeni bağımsızlık hareketlerinin ortaya çıkmasının muhtemel göründüğünü ısrarla gündeme getirmektedir. Yüzyıldır yürütülen Amerikan senaryonun parçaları olarak, Belize, Tayvan, Kaşmir, Tibet, Abhazya, Somali gibi Dünya’nın farklı bölgelerinde yeni kimlik oluşumlarının ve çatışmalarının sırayla hayata geçirileceği öngörüsünde bulunmak için özel bir bilgi ve yet...

Yanlış umutları biriktiriyoruz

Zihinsel bir yıkıma maruz kalan bir bünye, maruz kaldığı mitolojik dilin egemenliğiyle, tahakkümüyle hesaplaşma ihtiyacı duymadığı için, bu dilin bir parçası haline geliyor. Bu yüzdendir ki, bugün, sömürgeci icadı yapılar üzerinde temellendirilen dar bölge milliyetçiliklerini aşma iradesi gösteren bir vizyon oluşturamıyor; insanlar, toplumlar ve kültürler arası iletişimi imkansız kılan çıkarların, bağnazlıkların ve narsizmlerin dilini aşamıyoruz.

Hizbullah Suud’a boyun eğmez

Tasfiyeler Riyad’ı bilinmezliğe sürüklüyor

Suudi Arabistan’da kraliyet ailesinin bir dalında bu kadar güç toplanması, ülke hükümetine yeni bir dinamik kazandırırken, cesur reformları daha olası kılsa da riski de artırıyor. Son yaşanan gelişmeler, ailenin diğer dallarını dışladı ve ilk defa güvenliklerini tehdit etti. Dolayısıyla Veliaht Prens, kendisine engel olmamaları için güçlerini düşürse de kendisine pek çok düşman edindi. Kolektif liderlik, çok daha kişisel bir yönetimle yer değiştirdi. Bu aynı zamanda hükümetin performansından Vel...

Riskin adı Elon Musk

Güney Afrika doğumlu, Amerikalı girişimci, mucit ve dolar milyarderi Elon Musk’ın 46 yıllık yaşamının sırrı “risk” kelimesinde gizli. Kendi vizyonun ve stratejisini çizen bir lider olarak Musk için risk dürtüsü başarısının en önemli etmeni. O hiçbir zaman sıfırdan başlama konusunda çekimser değil. Onun için korkutucu olan yerinde saymak esas olan ise başarı. Musk, insanlığa fayda getirecek, gelişimine yardımcı olacak keşiflerde bulunmayı başarı sayıyor.

Orta Avrupa’da yükselen radikal sağ

Çekya, Macaristan, Polonya ve Slovenya’daki son dönem seçimler değerlendirildiğinde; radikal sağ partilerin giderek artan bir oranda bu ülkelerin siyaset sahnesinde yer aldığı sonucuna varılmaktadır. Şüphesiz, Avrupa genelinde beliren yerleşik politik düzene karşı geliştirilen eğilimin yansımaları burada mevcuttur. Söz konusu ülkelerde önceki yönetimlerden beklentilerin karşılanmamış olmasının radikal sağa kayma noktasında önemli bir etken olduğu söylenebilir.

+

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
Yenisafak.com bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.