|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Avrupa Birliği Komisyonu'nun ticaretten sorumlu temsilcisi Pascal Lamy, AB Kopenhag zirvesinin, tarihi Yalta Konferansı'nın rövanşı olduğunu söyledi. Lamy, Fransa`da yayınlanan Le Figaro gazetesine verdiği demeçte, AB'ye üye ülke sayısının 25'e çıkmasını tarihi bir gelişme olarak niteleyerek, bu zirvenin bir anlamda, 2. Dünya Savaşı'nın sonunda Yalta'da düzenlenen konferansın rövanşı olduğunu ifade etti. Lamy, Türkiye'nin AB üyeliğiyle ilgili tartışmanın geç başladığını belirterek, "Türkiye tartışması daha öncesi başlaması gerekirdi" dedi. Pascal Lamy, Türkiye'ye 1999 yılında adaylık satütüsü verildiğinde bu konunun AB üyeleri tarafından daha fazla tartışılması gerektiğini savundu. AB Komisyonu'nun Türkiye ile ilgili raporunu hazırlamadan önce uzun süre düşündüğünü belirten Lamy, kriterler yerine getirilmediği gerekçesiyle Ankara ile tam üyelik müzakerelerinin başlayamayacağını ileri sürdü. Lamy, bununla birlikte Türkiye ile diyaloğun sürdürülmesi gerektiğini savundu. Bush bu işe karışmasın Fransa Sanayi Bakanı Nicole Fontaine, dün akşam Devlet Başkanı Jacques Chirac'tan Türkiye'nin AB üyeliği için destek isteyen ABD Başkanı George Bush'un, Avrupa'nın kararına karışmaya hakkı olmadığını söyledi. Bir Fransız radyosunda bu sabah konuşan Fontaine, Bush'un Türkiye lehinde girişimde bulunmasına itiraz etti ve "Avrupalıların alacağı karara müdahil olmak Amerikan başkanının işi değil" dedi. Bush, AB dönem başkanı Danimarka'nın Başbakanı Anders Fogh Rasmussen'i telefonla arayarak, Kopenhag doruğunda Türkiye'ye 'olumlu ve güçlü bir mesaj' verilmesini istedi. Rasmussen, Bush'un kendisiyle görüşmede, stratejik çıkarlar gereği AB'nin Türkiye'ye önemli bir destek vermesini istediğini söyledi. Bush, Türkiye'nin AB üyeliğine destek için Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ı da telefonla aradı. Bush'un Chirac'tan, Türkiye'ye Kopenhag'da tarih verilmesini istediğini belirtti. Rusmussen boyun eğmedi Danimarka basını, Başbakan Anders Fogh Rasmussen'in "ABD Başkanı Bush'un talebi karşısında boyun eğmediği" yorumunu yaptılar.
ABD'nin, AB'nin içişlerine karışmasının tepkiyle karşılandığı ifade edilen yorumlarda, Rasmussen'in Bush'a, "Türkiye kriterleri yerine getirmeden tam üyelik müzakereleri başlayamaz" dediği ön plana çıkarıldı ve Danimarka Başbakanı'nın ABD'ye bu konuda karşı çıktığı ifade edildi. Muhalefetteki Sosyal Demokratlar da ABD Başkanı George Bush'un Rasmussen'i telefonla aramasını eleştirdiler. n KOPENHAG
|
|
|
|
|
|
|