T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

K Ü L T Ü R
Mecburiyetten polisiye yazarı oldum

Türk polisiye romanına mecburi bir başlangıç yapan Osman Aysu, sürekli ithal kahramanları okumak zorunda kalışına isyan etmiş ve sorumluluk sahibi bir Türk vatandaşı olarak el atmış "suç edebiyatı"na.

  • SEVDA ALKAN
    Kendisini Mike Hammer ve Philip Marlowe kitaplarıyla büyümüş, 'yerli polisiye romana hasret bir kuşağın temsilcisi' olarak görüyor yazar Osman Aysu. Sürekli ithal kahramanları okumak zorunda kaldığından dolayı 1990'ların başlarında bir gün iyice dellenmiş ve sorumluluk sahibi bir Türk vatandaşı olarak "suç edebiyatı"na el atmaya karar vermiş. Karar veriş o veriş, ardından da Türk polisiye romanının ilk ciddi örnekleri ardı ardına kaplamış kitapçı raflarını...

    Polisiye yokluğuna isyan ettim'

    Kendisini yazmaya teşvik eden en temel sebebin Türkiye'de polisiye roman türünde gözlenen bu geri kalmışlık olduğunun altını çizerek belirten Aysu, artık adliye koridorlarından çekilmiş olmakla birlikte, geçmişte işini coşkuyla yapan oldukça iddialı bir avukat olduğunu da gururla kaydetmekte. Ünlü yazar, savunma kürsününü terkedip suç dünyasının karanlık dehlizlerine dalış öyküsünü ise şöyle aktarıyor bizlere:

    "70 milyon nüfusu olan böylesine dinamik bir ülkede son yıllara dek bir tane bile polisiye roman yazarı çıkmadı. Polisiye roman okumayı sevenler bu türün Batılı ustalarının tercüme kitaplarına mahkumdu. Çünkü piyasada yerli kitap yoktu. 1989 yılında dış dünyadan elimi ayağımı çekip eve kapandım ve inadına yazmaya başladım. Küçük çalışma odamda ardarda beş altı polisiye roman kaleme aldım. Eşim ilk önce neyle uğraştığımı farkedemedi. Epey bir zaman sonra 'Kuzum sen ne yazıp duruyorsun böyle her gün?' diye sordu. Ben de gülerek, 'Polisiye roman yazıyorum' dedim. Kitaplarımdan birinin taslağını okudu. Ardından da o kitabı mutlaka bastırmam gerektiğini söyledi."

    Hayal gücün yoksa yaklaşma

    İyi bir polisiye roman yazarı olmak için herşeyden önce zengin bir hayal gücü gerektiğini vurgulayan Aysu, kitaplarını zihninde kurgularken en çok akıcılığı ön planda tuttuğunu belirtiyor. Derin karakter analizlerinden ziyade akıcılığa prim veren polisiye türünü daha çok sevdiğini söyleyen Aysu "Benim stilim de buna yakındır. Bir okuru romana bağlayabilmek için hızlı bir tempo ve akıcılık gerekir. Bunu yakalayamazsan, hele de bu hız çağında okur kitaptan çok çabuk sıkılır. Benim romanlarımı okuyanlar öteki sayfada ne olacak diye merakla çevirebilmeli" diyor. Sezgileri sayesinde bazı büyük toplumsal olayları adeta Türkiye'nin geleceğini okumuşçasına çok önceden yazdığını söyleyen Aysu, buna örnek olarak da Susurluk kazasının bir başka görünümü olarak tanımladığı "Cellat" adlı kitabını gösteriyor. Ona göre, "yaşadığı çağın olaylarını dikkatle gözlemleyen her insan, çevresinde neler olup bittiğini ve yakın gelecekte neler olacağını kolaylıkla kestirebilir."

    Popüler polisiyenin Anadolu topraklarındaki duayeni Aysu, şimdilerde Türkiye'nin sıcak gündeminden sıyrılıp daha çok psikolojik boyutu olan inceden inceye hesaplanmış suçlar ve onları işleyen karmaşık ruhlu suçlulara merak sarmış durumda. Yani kendisinin "birinci kategori" dediği türde eserler vermenin hazırlığını yapıyor.

    Sözün özü, Türk edebiyatındaki detektif Mike Hammer ve yazarı Mickey Spillane'e ilişkin tarihsel eksiklik bir nebze giderildi gibi. Şimdi sıra, daha sofistike bir çizgideki türlerin, sözgelimi yamyam doktor Hannibal Lecter ve yazarı Thomas Harris'in yokluğunu telafi etmede!

    AKLI GAZETECİLİKTE KALMIŞ!

    "Benden sonra çıkan çok usta kalemler oldu tabii, ama bu işin hiç olmazsa bir düzen içinde öncülüğünü yapan kişi olmanın şerefi bana aittir" diyen Osman Aysu roman yazmaktan daha çok zevk aldığını farkedince avukatlığı bırakıp kendini tümüyle romancılığa adamış. Bir de hayatı boyunca kavuşamadığı bir gençlik aşkı var ki o da; gazetecilik. Çok istemesine rağmen gazeteci olamayan Aysu "Muhabirlik, yazarlığın bir tür ön hazırlığıdır" diyor ve özellikle genç gazetecilere yol gösteriyor. Aysu'ya göre özellikle polis muhabirleri, iyi gözlem yapabilirlerse ileride iyi bir polisiye yazarı olabilirler.

  •  
    '..yazmasam çıldıracaktım'
    Yazmak kaçınılmazdı onun için; yazmasaydı çıldıracaktı. Yazdı Sait Faik ve şimdi Sermer Çifter Kütüphanesi Sergi Salonu'nda ziyaretçilerine hayatını ve tabiat sevgisini anlatıyor.
    !f İstanbul yola koyuldu
    AFM Sinemaları ve Kolektif Prodüksiyon'un birlikte düzenlediği, !f İstanbul 2. AFM Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, David Cronenberg'in Spider / Örümcek adlı filminin gösterilmesiyle başladı. Gecede konuşan AFM Genel Müdürü Mehmet Altıoklar, biletlerin yarısının şimdiden satıldığını belirterek, destek verenlere teşekkür etti. 26 Ocak'a dek sürecek olan ve gösterimleri AFM Beyoğlu Fitaş'ta yapılacak olan festival boyunca 40 film gösterilecek.
    'Âşık'lara bugün bayram!
    'Âşık'lar, 37'ncisi Konya Alaaddin Keykubat Salonu'nda yapılan Âşıklar Bayramı'nda buluştu. Konya Büyükşehir Belediyesi ile Konya Kültür ve Turizm Derneği'nin ortaklaşa düzenlediği ve Türkiye'nin değişik yörelerinden 30 âşığın katıldığı organizasyona halk yoğun ilgi gösterdi. Âşıklar Bayramı, âşıkların atışmaları ve hediyeleşmeleri ile bugün sona erecek.
    33 yıl süren bir ömür: Hale Asaf
    Eczacıbaşı Sanal Müzesi, küratörlüğünü Mimar Sinan Üniversitesi öğrencisi Burcu Pelvanoğlu'nun yaptığı 'Hale Asaf Retrospektif Sergisi' ile sanatseverlerle buluşuyor. Asaf üzerine bir master tezi hazırlayan Pelvanoğlu'nun www.sanalmuze.org adresinde açılan sergisi, sanatseverleri Hale Asaf'ın 33 yıl süren trajik yaşam ve sanat öyküsü içinde hüzünlü bir yolculuğa çıkaracak.
    Ortadoğu çağrıya geliyor
    Ünlü düşünür ve mutasavvıf Mevlana'yı ABD, Uzakdoğu ve Avrupa ülkelerine göre Ortadoğulu turistlerin daha fazla ziyaret ettiği ortaya çıktı. 2002 yılında 71 bin 13 olarak belirlenen yabancı turist sayısı içinde Ortadoğu'dan gelenlerin sayısında artış olduğu gözlendi. İstatistiklere göre geçen yıl İran'dan 1.782, Birleşik Arap Emirlikleri'nden 2.034, Suudi Arabistan'dan 724 turistin Konya'ya geldiği belirtildi.
    19 Ocak 2003
    Pazar
     
    Künye
    Temsilcilikler
    ReklamTarifesi
    AboneFormu
    MesajFormu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Röportaj | Karikatür

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED