T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Kültür ve ekonominin temeli ailedir

Gösterişten uzak, hayattan kopmadan, kendi dünyasında yaşayan Anadolu kadını ve ailesi, tek parti yönetimi anlayışının getirdiği baskı ve dayatmalara karşı başarıyla mücadele etmesini bildi. Batılı hayat tarzını benimsemeye zorlanan Türk ailesi, başkası olmaktan çıkıp, kendisi olma yolunda çok hızlı bir dönüşüm yaşıyor. Anadolu kadınının üniversitelerle birlikte kamu kurum ve kuruluşlarında yolunun kesilmeye çalışılması, onu geçmişte benzeri görülmedik bir biçimde güçlü ve başarılı kıldı.

Hac sonrası Lübnan'a giden Malcolm X caddelerde yarı Arap, yarı Fransız kadınları görünce, "Bir ülkenin ahlaki durumu açısından güçlülük ya da zayıflık derecesini ölçebilmek için, yalnızca sokaklardaki kadınların giyim ve kuşamlarına, tutumlarına bir bakmanız yeterli olacaktır" yargısına varır. İstanbul'da özellikle genç hanımlara bakıldığında, Türkiye'nin büyük bir toplumsal ve kültürel dönüşümü gerçekleştirmekte olduğu gözlenir.

Bir ülkede kadınların eğitim seviyesini yükseltmeden, o ülkenin ekonomik, siyasal ve kültürel yapısını geliştirmek mümkün değildir. Bunun bilincinde olan "Kadından Topluma Eğitim Grubu", yorulma bilmez Necla Koytak'ın öncülüğünde, "Anadolu Kadını"nın eğitim ve kültür seviyesini artırmak için, onbeş yıldan bu yana ilgiyle izlenen değişik süreli programlar düzenliyor. Programların odak noktasını "annelik", "kişisel gelişim", "ev ekonomisi" ve "hanımlarda girişimcilik" konuları oluşturuyor.

Grup geçen hafta sonu Altunizade Kültür Merkezi'nde "Küreselleşen dünyaya biz ne verebiliriz?" konulu bir panel düzenledi. Toplantıya konuşmacı olarak Prof. Hayreddin Karaman, Doç. Durmuş Hocaoğlu, Doç. Kemal Sayar ve ben katıldım. Paneli Dr. Fatma Karabıyık Barbarosoğlu yönetti. Panelde globalleşme olgusu ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel boyutlarıyla ele alınarak, değişik açılardan sorgulandı.

Globalleşme en genel anlamıyla, dünyadaki gelişmelere ayak uydurarak, ithalatcı bir ülke olmaktan çıkıp ihracatcı bir ülke olmak demektir. Türkiye'nin globalleşen dünyaya birşey verebilmesi için, herşeyden önce ithalatcı bir ekonomik ve kültürel yapıdan, ihracatcı bir ekonomik ve kültürel yapıya geçmesi gerekir. Bunun için de, öncelikle toplumun eğitim ve kültür seviyesi yükseltilerek her yaşta kadın ve erkeğin "üreten el" olması zorunludur.

Türkiye iki yüzyıldan bu yana, bir türlü ithalatcı ülke olmaktan çıkıp, ihracatcı ülke olma konumuna gelemedi. İster ürün, ister hizmet, isterse de bilgi olsun, herşey Batı'dan ithal edildi ve ediliyor. Türkiye'nin hala ihracatı ithalatını karşılamıyor. Her yıl milyarlarca dolar dış ticaret açığı veriyor. Çünkü Türkiye'de kültür gibi, ekonomi de küçümseniyor. Kadın ya da erkek üretim yapan herkes kazanç peşinde koşan açgözlüler olarak görülüyor.

İhracatı ithalatını karşılayan sağlıklı ve dengeli bir toplum olabilmek için, ülkedeki bütün ailelerin tükettiklerinden daha fazla üretmeleri gerekir. Bir aile ya da bir kurum en azından tükettiği kadar üretmezse, toplumunu yoksullaştırır. Varlıklı bir toplum olmada kadın ve erkek ile ev iş bir bütündür. İşsiz aile olmadığı gibi, ailesiz de toplum olmaz. Her alanda güçlü bir ülke olabilmenin yolu, Türkiye'nin Osmanlı yüzyıllarında olduğu gibi, yeniden Avrupa'ya ürün, hizmet ve bilgi ihraç etmeye başlamasıyla açılır.

Globalleşen dünyaya ürün ve hizmetle birlikte bilgi ve hikmet de ihraç etmek isteniyorsa, herkes inananların anneleri olan Hz. Hatice ile Hz. Ayşe'nin yolunu izlemeleridir. Onlardan biri döneminin en büyük eğitimci ve bilgini, diğeri de en büyük ve en dürüst tüccarıydı. Onların izlerinden gidenler, dünyaya ürünleriyle birlikte kültürlerini de ihraç ederler. İhracatta kaliteli ürünler gibi, kaliteli kültüre de, hiçbir gümrükte kimlik sorulmaz.

Bir toplumun "ortak aklı"nın yarısını kadınlar oluşturur. Kadın ve erkeği, ekonomi ve kültür ile hayat ve ölüm gibi, bir bütünün iki yarısı gibi, görmeyen toplumların, globalleşen dünyaya verecekleri hiçbir şey yoktur.


22 Ocak 2003
Çarşamba
 
NAZİF GÜRDOĞAN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat| Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED