T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Tuzak

Kıbrıs konulu tartışmaların gündeme taşıdığı 'tuzak' sözcüğü, aslında, başörtüsü odaklı gelişmelere daha fazla yakışıyor. Konu, vaktiyle siyasete de girmiş Org. Turgut Sunalp'in dilimize kazandırdığı bir deyimle, tam bir 'kulampara sarması' görünümünde.

Tartışmanın çıktığı olaya biraz yakından bakalım: TBMM başkanı Bülent Arınç, kendisine vekâlet edeceği Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'i uğurlama ve karşılama törenlerine başörtülü eşini de yanında götürdü. Cumhurbaşkanı Sezer'in ilk önce olumsuz tepki vermediği olayda, bazıları, 'Cumhurbaşkanlığı' ile 'başörtüsü'nü birbirine yakıştıramadı; basit bir tören görüntüsü bu yüzden bir mini-bunalıma dönüşüverdi. "Hayırlı olsun" ziyaretine çıkan komutanların TBMM başkanıyla sadece birkaç dakika geçirmeleri de o mini-bunalımla ilgili yorumlanıyor.

TBMM başkanı Arınç, protokole göre 'eşiyle birlikte' katılması gereken törenlere yalnız gitseydi ne olurdu? Şimdiden sonra bir şey olacağını sanmıyoruz, ama ilk törene yalnız katılsaydı, gazeteler, büyük ihtimalle, 'eşli uğurlama' ertesi görüntüleri andırır biçimde çıkacaklardı. Törene katılmayan 'başörtülü eş', o zaman da, ülke çapında bir 'sorun' hatta 'bunalım' haline dönüşebilecekti.

Gitseniz de gitmeseniz de fark etmiyor; 'başörtüsü' her durumda bir sorun. Konuya 'tuzak' görüntüsü katan da zaten bu.

Üniversite ve yüksek okullarda okuma hakkı kazanmış 'başörtülü' genç kızların çilelerini sona erdirme konusu da 'protokolde başörtüsü' tartışmasının gündeme taşıdığı 'tuzak' görüntüsünden pek farklı değil. Temel hak ve özgürlüklere özel önem veren her iktidarın ilk yapması gereken icraatlardan biri yasakçı uygulamaları kaldırıp eğitim özgürlüğünün bütünüyle yaşanmasına imkân sağlamak olmalı. Ancak, bugünün Türkiye'sinde bunu yapmak hiç de kolay değil. Hükümetin atacağı her adım bubi tuzaklarının birer birer patlamasıyla sonuçlanabilir.

Yasama organı, dünyanın her yerinde olduğu gibi bizde de, çok geniş yetkilere sahip. İngiliz Parlamentosu için, "Kadını erkek, erkeği kadın yapmak dışında her konuda yetkilidir" denir; bizim Meclis de, anayasanın bir maddesi dışında her konuda köklü değişiklikler gerçekleştirebilir. Bunun tek istisnası 'başörtüsü' konusu... 1990 yılında, Turgut Özal'ın girişimiyle YÖK Yasası'na eklenen geçici bir maddeyle, yüksek öğretim kurumlarında kılık-kıyafet serbest bırakılmıştı. O yasa maddesi halen yürürlükte; ancak yasak, o gün bugündür, bütün şiddetiyle uygulanıyor...

Askeri yönetim dönemi başbakanı Bülent Ulusu'nun imzasını taşıyan 'kılık-kıyafet yönetmeliği' bugün de yürürlükte. Anayasanın, "Kendisini yasama organı yerine koyup karar veremez" diye yetkisini sınırladığı Anayasa Mahkemesi, kararlarıyla, 'başörtüsü' konusunda son sözün sahibi oldu. YÖK, yasaya değil, yönetmelik ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyuyor. Bu yüzden, başörtüsü konusunda atılacak adımın sahipleri bu lâbirentlerde kaybolup gitmeye mahkum.

İşin vahametini daha da artıran, yasayı bir kenara iterek oluşturulmuş olan mevzuatın yargıda bulduğu hüsn-ü kabuldür. Türk Ceza Yasası'nın 312. maddesiyle ilgili dâvâlarda son yasa değişikliklerinin sağladığı kolaylıktan yararlanamayanlar, genellikle, 'başörtüsü' odaklı sözler ve yazıların sahipleri oluyor. Başörtüsünü savunmak, Meclis çatısı altında bile yapılmış olsa, savunan milletvekilini siyasi yasaklı kılabiliyor; o tür sözler yüzünden bugüne kadar iki parti kapatıldı. Yargıtay'ın dün gazetelere yansıyan kararı, başörtüsü konusunda esas kilidin 'yargı' olduğunu bir kez daha gösterdi.

Bu gerçekler ortadayken, yeni iktidarın 'başörtüsü ile sınanması' biraz aklı zorlayan bir tutum. Bu dönem sorumluluk taşıyanların, ilk iş olarak 'başörtüsü' konusunu gündeme taşıyacak davranışlar sergilemeleri de yanlış... Akılsız dost veya hâin düşmanların çekmek istediği bu tuzağa düşülmemeli...

Deneyim bu gibi ortamlar için gerekli.


1 Aralık 2002
Pazar
 
FEHMİ KORU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan| Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED