|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Hayatı bir çocuk yüreğiyle yaşamak... Ya da olup bitenlere o katışıksız, alabildiğine içten ve bir o kadar pazarlıksız bir zaviyeden bakarak katılmak hayata... Mevcut şartlarıyla zaten çekilmez bir hal alan hayatı bir çocuk yüreğiyle onararak daha yaşanılır kılmak... Ömrünü çocuklara vakfetmiş yüreği çocuk adam Mustafa Ruhi Şirin'in "Hayat Gibi" isimli günlüğündeki satırlar bu düşünceye getiriyor sizi. Bu çocuk yüreğinin özellikle 'deprem zamanları'na ait sıcağı sıcağına tuttuğu günlüklerde şiir dokulu nesirler, gizli gözyaşlarıyla içlendirerek kanatlandırıveriyor sizi... O müthiş sarsıntı ile birlikte yollara düşen, yardıma koşan, didinen bu yürek; bütün o hengamede çocuklar için düşünmeyi hiç bırakmıyor... Çocuk Okuma Evleri projesi, Çocuk Edebiyatı Okulu, Çocuk Hakları Okulu gibi meselelerle birlikte depremin ağrılı çocuklarını eğlendirmek için çırpınışlarını, çırpınışlarına katılan dostları ve birlikte yaptıklarını sıcağı sıcağına günlüklerine aktarmış Mustafa Ruhi Şirin ağabeyimiz... Esere ismini veren ikinci bölüm Hayat Gibi ise Mustafa Ruhi Şirin'in ruh ve düşünce dünyasını daha fazla gösteren bir bölüm. Evet yine depremin acılı çocukları var, evet yine çocuk meseleleri var fakat daha çok Mustafa Ruhi Şirin'in çocuk, sanat, yaptıkları ve yapacaklarıyla dolu günlükler bunlar.
Yaşamayı dünyaya iyi çocuk haberleri armağan etmek gibi birşey olarak yorumlayan Şirin, kitabın son bölümünü ise, 95'de Bosna'ya yaptığı seyahat günlüklerine ayırmış... Yine ağrılı ve acılı çocuklar için koşturuyor. Sebebini ise şöyle veriyor Mustafa ağabey; "Bosna'ya çocuklardan özür dilemek için gideceğim.. Üç yıldır her gün Bosna'yı düşündüm ve yaşadım. Bosna Çocuksuz Kalmasın Mitingi'ni düzenlediğimiz gün, melekler sanki ölen çocukların adlarını yazdı anı defterime." Mustafa Ruhi Şirin'in Bosna'da karşılaştıkları ve yüreğinin dayanamadığı şeyleri yazdığı günlüklerinden sızan gizli gözyaşlarını görmeli okuyucu. Sadece görmeli mi? Hayır! Hem o çocukları hem de Mustafa Ruhi Şirin'i anlamaya çalışmalı. Bunca yıl sessiz sedasız yaptıklarına küçük bir yankı vermek gerek... İz Yayınları / Tel: 0 212 520 72 10
|
|
|
|
|
|
|