15 Temmuz darbe girişiminin başladığı saatlerde FETÖ mensubu darbecilerin en önemli adımlarından biri TRT binasının ele geçirilmesi ve darbeciler tarafından hazırlanan sözde darbe bildirisinin okunmasıydı. TRT'nin ele geçirilmesi ile görevlendirilen isim ise eski Muhafız Alay Komutanı Albay Muhammet Tanju Poshor’du. Poshor'un ismi Balyoz davasına temel oluşturan 1. Ordu Komutanlığı'ndaki seminerin koordinatörü olarak geçiyordu. FETÖ'nün yayın organlarından biri olan Taraf gazetesinin ortaya attığı iddialara dayanak FETÖ'cü savcılar 'Balyoz Davası'nı başlatmış ve 'Balyoz Planı'nda ismi geçen herkes ceza almıştı. Poshor ise dava sürecinde tanık olarak dinlenmiş ancak darbe planına katılmayanların dahi ceza aldığı davada herhangi bir ceza almamıştı.
1. Ordu Komutanlığı'ndaki seminerin koordinatörü
Kumpas soruşturmaları kapsamında yapılan telefon kayıtları incelemesinde, Poshor’un şu an yurtdışında kaçak olarak bulunan FETÖ’cü Tuncay Opçin ile telefon trafiği tespit edildi. Balyoz’un sanıklarından emekli Tuğgeneral Süha Tanyeri, dava dosyasında yer alan ve kendisine ait bloknot defteriyle ilgili, “Bu defter benim seminerde not tuttuğum bloknottur. Yazılar da bana aittir. Bu bloknotu seminer sonunda seminer koordinatörü olan Poshor’a teslim ettim. Poshor, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı döneminde Muhafız Alay Komutanı oldu; halen de kurmay albay olarak bu görevi sürdürüyor. Davaya hiç bulaştırılmadı, sadece tanık olarak dinlenildi. İlginçtir, hükümete karşı darbe planlanıyor, ‘darbe planının koordinatörü’ olan subay Muhafız Alay Komutanı oluyor” demişti.
TRT’ye baskın düzenleyen grubu yöneten eski Muhafız Alay Komutanı Albay Muhammet Tanju Poshor, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2014 katıldığı törende görevi Albay Muhsin Kutsi Barış’a teslim etti. Görev değişiminin ardından Poshor, Kosova’daki NATO birliğinde görevlendirildi. Poshor ve Kutsi Barış, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından, Anayasayı ihlal, yasama organına karşı suç, hükümete karşı suç, silahlı örgüt kurmak veya yönetmek suçları ile tutuklandı.
14 Temmuz’da görev yerinden ayrılarak Türkiye’ye dönen ve TRT baskınını yapan grubu yönettiği ortaya çıkan Poshor ifadesinde şunları söyledi:
FETÖ darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan eski Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Komutanı Kurmay Albay Muhammet Tanju Poshor, ifadesinde kendisine "IŞİD tehdidinden bahsedildiğini, bu inançla hareket ettiği"ni iddia ederek, "TRT'de okunan bildiri Ümit Yarbay'ın elindeydi. İlk paragrafına göz attım. Darbe girişimini de orada anladım." dedi.
Poshor, savcılıkta verdiği ifadede, Kosova'daki NATO birliğindeki görevinden izin aldığını, biletini 1,5 buçuk ay önce ayarladığını, 14 Temmuz'da Ankara'ya geldiğini, uçaktan iner inmez de Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Komutanlığının isteği üzerine köşkteki yerine gittiğini söyledi.
"Eski komutanlar mevcut komutanın isteğini kırmaz"
"Albay rütbesindeki bir kişinin yurt dışında görevliyken izinli olduğu dönemde Ankara'da bir başka göreve çağrılmasının kurallara uygun ve normal olup olmadığı" sorulan Poshor, "Bunu görev olarak değerlendirmemek lazım. Muhafız Alay Komutanlığında mevcut alay komutanı önceki alay komutanlarını kendi komutanı olarak telakki eder. Eski alay komutanları mevcut alay komutanının isteğini kırmazlar genelde. Bu durum TSK'nın kurallarına uygundur" diye konuştu.
"İzmir'de Cumhurbaşkanı Başyaveri Yazıcı ile karşılaştım"
İzninin bu tarihe (darbe girişiminin yapıldığı gün) gelmesinin "tesadüf" olduğunu öne süren Poshor, köşkteki odasına çıkmadan park yerinde Cumhurbaşkanı Başyaveri Ali Yazıcı ve Üsteğmen Arif ile karşılaştığını, alay nöbetçi subayının da orada bulunduğunu belirterek, "Ayaküstü havadan sudan konuştuk. Muhsin Kutsi Barış beni odasına çay içmeye çıkardı. Bu ilk görüşmemizde herhangi bir şeyden şüphelenmedim." dedi.
"Darbe girişimini TRT bildirisine göz atınca anladım"
Darbe girişiminin olduğu tarihte, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Komutanı Muhsin Kutsi Barış'ın kendisine IŞİD tehdidinden bahsettiğini savunan Poshor, şunları söyledi:
"Ben buna inandım, bu inançla hareket ettim. TRT'ye Fatih ve Yusuf uzmanla gittik. Muhsin Kutsi Barış'ın bana ayarladığı kamuflajları giymiştim. Glock marka beylik tabancam ve MP5 marka tabanca vardı. Uzmanlarda da aynı şekilde tabancaları ve MP5 vardı. TRT'deyken ben başlangıçta giriş kapısı civarındaydım. Ümit Gencer Yarbay yukarıya çıkmıştı. Okunan bildiri Ümit Yarbay'ın elindeydi. İlk paragrafına da göz attım. Darbe girişimini de orada anlamıştım. Kendisinin okuyacağını anladım çünkü üzerinde harici elbise vardı. Ben ona 'Sen bildiriyi okuma. Başın belaya girer' dedim. O da 'Genelkurmay'ın emri okuyacağız' dedi. Niye bildiriyi okumaktan vazgeçtiğini, spikere okuttuğunu bilmiyorum. O sırada oradan ayrılmıştım."
TRT'de sözde darbe bildirisini okutan Yarbay Ümit Gençer'in ifadesi: TRT yerleşkesine gittiklerinde tutuklanan Albay Tanju Poshor'un da bulunduğunu belirten Gençer, "O ilk girdi, emniyeti aldı. Ben bildiri odasına gittim. Önce insanlar korktu. Onları rahatlatmaya çalıştım. Yani, 'TSK yönetime el koymuştur. Güvende olunuz. Benim de sizler gibi çoluğum çocuğum var. Bu iş bitince ben de gitmek istiyorum' diye..." ifadelerini kullandı.
Reji odasında yere yatırılıp kelepçelenen kişileri kendisinin kurtardığını söyleyen Poshor, "Daha sonra aşağıya giriş kısmına indim. Orada darbecilere ait helikopterden açılan ateş sırasında şarapnel parçası bana isabet etti, sırtımdan yaralandım. Ekrem Yarbay ayağından yaralandı, bölük komutanı Anıl Binbaşı, yanımdaki Fatih Gazel uzman yaralandı. Topluluk halinde tam ortaya düştü. Bir asker daha bizden daha ağır yaralanmıştı" diye konuştu.
"Sadece MP5'le havaya ateş ettim"
Poshor, şöyle devam etti:
"Sonra Muhafız Alayından Tabip Albay Okan geldi, ambulansla bizi GATA'ya götürdü. GATA'ya varınca silahım belimdeydi. Orada pantolonumu kestiklerinde silahımı aldılar, nöbetçi subaya teslim etmeye çalışıyorlardı, şu an nerede bilmiyorum. Sadece MP5'le sivilleri uzaklaştırmak için havaya ateş ettim. Ambulansa binerken MP5'i benden Yusuf Uzman aldı.
"Albay Barış demek ki darbeci"
Ben kesinlikle cemaatçi değilim, tasvip etmiyorum. Dünya görüşüm onlardan çok farklıdır. Ben sosyal demokrat dünya görüşüne sahibim. Darbe girişimini de önceden haber almadım. Darbe girişiminde tutuklananlar muhtemelen bulundu. Beni çağıran Albay Muhsin Kutsi Barış demek ki darbeci. Rejideki Yarbay hariç diğer TRT'ye gelenlerin hiçbirisinin darbe girişiminden haberlerinin olduğunu zannetmiyorum. Benim yanımdaki uzmanlarımın da bilmediğine eminim."
"Kararda hangi savcının imzası olduğunu bilmiyorum"
Kurmay Albay Muhammet Tanju Poshor, Balyoz seminerine katılmasına karşın yargılanmamasına ilişkin soru üzerine, "Ben 2003 Mart-Nisan aylarında İstanbul'da 1. Ordu Komutanlığındaki plan seminerine katılmıştım. Daha sonra bu seminere katılanlar kamuoyunda 'Balyoz' olarak bilinen davadan yargılandılar. Ben de soruşturmaya dahil edildim. Benim ifadem 2008 ya da 2009 yılında Ankara'da Mustafa isimli bir savcı tarafından alındı" dedi.
Ankara'da yaklaşık 100 kişinin aynı savcıya ifade verdiğini aktaran Poshor, o gruptan kendisi de dahil yaklaşık 50 kişi için takipsizlik kararı verildiğini söyledi. Poshor, "Kararda İstanbul'dan hangi savcının imzasının olduğunu bilmiyorum. Kararın gerekçesinin ne olduğunu da şu an bilmiyorum, arkadaşlarım bana takipsizlik verildiğini söylediler" dedi.
Odasında ‘Hıdrellez duası’ bulundu

Poshor’un darbe girişimi öncesinde görev yaptığı Kosova’daki Barış Gücü Karargâhı’ndaki odasında yapılan aramada ele geçirilen yazılı ve dijital materyallere el konuldu.
Bu belgeler arasında Poshor’un el yazısı ile yazılmış ‘Hıdrellez duası’ olduğu anlaşılan bir kâğıt da yer aldı. Kâğıtta bir ev çizdiği görülen Poshor’un başarı ve makam dileğinde bulunduğu duasının altına bir çukur çizdiği, bunun üzerine “Tayyip ve Ergenekoncuların ölüşü” notunu düştüğü görüldü.



























